Bugun...

Serbest çalışma ekonomisi hacmini arttırıyor

Klasik mesai saatlerine bağlı kalarak çalışmak istemeyen yeni kuşak beyaz yakalılar, tüm dünyada serbest çalışma sistemine geçerek kurumları dönüştürmeye zorluyor.
facebook-paylas
 Tarih: 13-04-2018 14:45:29

Serbest çalışma ekonomisi hacmini arttırıyor

 

Klasik mesai saatlerine bağlı kalarak çalışmak istemeyen yeni kuşak beyaz yakalılar, tüm dünyada serbest çalışma sistemine geçerek kurumları dönüştürmeye zorluyor. İş’te Gelecek Konferansı’nda serbest çalışan küresel iş gücünün iki yıl içinde yüzde 20 artarak, pazarın yarısına hakim olacağına dikkat çekildi.

 

Serbest ve uzaktan çalışma ekonomisi tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yükseliş dönemine girdi. İş’te Gelecek Konferansı’nda konuşan “Serbest Çalışma Ekonomisi: Daha İyi Çalışma Rehberi” kitabının yazarı Diane Mulcahy, küresel iş gücünün yüzde 30’a varan kısmının serbest çalışma ekonomisinin bir parçası olduğunu ve bu rakamın 2020’de yüzde 50’lere yükselmesini beklediklerini kaydetti. Crossover Türkiye Operasyonlarından Sorumlu Müdürü Mine Dedekoca ise “Bugün dünyada 162 milyon, Türkiye’de ise 8.5 milyon kişi serbest çalışıyor. Şirketlerin ve bireylerin uzaktan çalışmaya olan ilgileri her geçen gün artıyor” diye konuştu.

Start-IST ve Capital Events ortaklığında, Crossover ve Levent Kolektif House sponsorluğunda düzenlenen İş’te Gelecek Konferansı’nda, teknolojiyle değişen dünya düzeninde iş hayatındaki devrim uzmanlar tarafından değerlendirilirken, eğitim sisteminin çalışma sistemlerine uyumu, yeni trendler ve ofisin değişimi gibi çok sayıda kavram masaya yatırıldı. Etkinliğe video konferans aracılığıyla katılan Gig Economy (Serbest Çalışma Ekonomisi): Daha İyi Çalışma Rehberi kitabının yazarı Diane Mulcahy, “Küresel iş gücünde yüzde 30 payı bulunan serbest çalışanlar, 2020 yılında yüzde 50 pay sahibi olacak. Çok büyük bir hızla büyüyen bir ekonomi bu… Serbest çalışanların yüzde 75’i bunu isteyerek tercih ediyor. Artık insanlar hayatlarının kontrolünü ellerine almak, nerede, kiminle, nasıl bir ücrete çalışacaklarına karar vermek istiyorlar” dedi. Sürekli çalışanların serbest hayata geçmeleri için taktikler de veren Mulcahy, çalışanların 6 aylık bir çıkış stratejisi oluşturarak geleceklerini planlayabileceklerini söyledi.

Türkiye’de 8.5 milyon kişi serbest çalışıyor

Etkinlikte, Teknoloji ile Evrilen Çalışma Hayatı Panelinin moderasyonunu gerçekleştiren ve geliştirdiği uzaktan çalışma modeliyle dünya çapındaki kalifiye işgücünü küresel şirketlerle buluşturan Crossover Türkiye Operasyonlarından Sorumlu Müdürü Mine Dedekoca da iş hayatında yeni neslin daha aktif olmaya başlamasının ve teknolojinin etkisinin hayatın tüm alanlarını dönüştürdüğüne dikkat çekti. Dedekoca, “Dünyada 162 milyon, Türkiye’de ise 8.5 milyon kişi serbest çalışıyor. Şirketlerin ve bireylerin uzaktan çalışmaya olan ilgileri her geçen gün artıyor. Bu aslında tarihsel bir dönüşümün de işareti. Endüstri devrimiyle birlikte evlerden koparılıp servislerle ofislere, fabrikalara götürüldük. Şimdi ise insan özüne dönüşün yolunu arıyor” dedi. Crossover Kalite Ürün Direktörü Matt Mehmet Sarıçiçek ise  yeni iş düzeninin sadece yarı zamanlı, freelance veya proje  bazlı çalışmak anlamına gelmediğini vurguladı ve Crossover gibi şirketler sayesinde tam zamanlı işler de daha esnek ve global hale geleceğinin altını çizdi.  

Cisco 277 milyon dolar tasarruf sağladı

Panel katılımcılarından, Cisco İşbirliğinden Sorumlu Satış Yöneticisi Pınar Yıldız Budakoğlu da 3 ana sorunun iş hayatını şekillendirdiğine dikkat çekerek, “Bugün artık en önemli konu mobilite... Bir işi gerçekleştirirken birden fazla kurumla bir araya gelmeniz gerekiyor ve süreklilik için teknolojik imkanları kullanmak durumundasınız. Cisco globalde 239 tane ofisini kapattı ve bu sayede yılda 277 milyon dolarlık bir tasarruf sağladı. Birçok kurum henüz uzaktan çalışmaya adapte olamadı. Bunun en büyük engellerinden biri kültür” diye konuştu.

Eğitim 4.0 devri başladı

Konferans kapsamındaki panelde bir araya gelen Prof Dr. Erhan Erkut ve Tink Okullarının Kurucusu Zeynep Dereli de iş hayatında değişimin eğitim sistemine yansıması konusunda görüşlerini dile getirdiler.  Eğitim 4.0’ın yürürlükte olduğunu kaydeden Erkut, “Eğitim sisteminin dönüşmesi gerekiyor. Türkiye’de 1 milyondan fazla öğretmen, 200’ün üzerinde üniversite var. Eğitim 4.0 için akıllı yaratıcıların geliştirilmesi gerekiyor. Çünkü torunlarınız okula gitmeyecek” dedi. Zeynep Dereli de eğitimin geleceğe yönelik çok fütüristik bir iş olduğunu belirleterek, “Türkiye’de henüz e-learning’i entegre edip kullanan kurum yok. Önce öğretmenleri inandırmamız gerekiyor. Eğitimde bireyselleşmeye gidilmesi gerekiyor” diye konuştu.

PWC İnsan Yönetimi ve Organizasyon Danışmanlığı Direktörü Mert Emcan da gelecekte  muhasebecilik, call center operatörlüğü, doktorluk, cerrahlık, avukatlık gibi birçok mesleğin yapay zeka ile dönüşeceğini veya tamamen ortadan kalkacağını belirterek, devletlerin istihdam politikalarını gözden geçirmesi gerektiğini kaydetti.

  Editör: Ceren Demir
  Kaynak: Ekometre

  DİĞER Diğer Haberleri
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
GAZETEMİZ
  HABER ARŞİVİ
  HAVA DURUMU
  HABER ARA
  NAMAZ VAKİTLERİ