Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      0
      % 7,22
      BIST
    • DOLAR
      3,88
      % -0,09
      Dolar
    • EURO
      4,58
      % -0,17
      Euro
    • ALTIN
      156,68
      % 0,14
      Altın


Fahrettin Gülener


Facebookta Paylaş









Çocuklarımız beceriksiz doğmaz!
Tarih: 31-08-2017 21:17:00 Güncelleme: 31-08-2017 21:17:00


Yüce takdir böyle bir kaderi yazmamıştır. Yani; insanoğlu tam donanımlı yaratılmış bir şeref ile dünyaya gelir. (münferit arızalar konumuzun dışındadır.) Çocuk kaşığı tutup kendini beslemeye başladığı 2,5 yaşından itibaren ilk becerisini ortaya koymuş olmaktadır. Çünkü kendini besleme içgüdüsü ile yeni bir karakteri canlandırmaktadır.

Bu çocuk hareketlendikçe bir objeyi eliyle tutup istem dışı hareketler yoluyla savurur, atar, kırar vs.. Finlandiya, Japonya, Almanya vb. ülkelerde her türlü iş ve el takımlarının  ahşaptan kopya edilmiş olanı çocuğun eline verilir. Benzeşim yoluyla ileride kullanacağı el aletlerini çok erken dönemde tutmuş ve tanımış olur. Bu dönemden sonra bu aletlerin ne işe yarayacağını gerçekleriyle uygulayıp görmek ister. Bu örnek ülkelerde 4 yaşındaki çocuğun önüne değişik şekillerde ahşap parçaları konulur. Küçük boy gerçek çekiç verilir. Tek tek eline çivi verilerek çakması istenir. Parmağına vursada o çocuk illâ ki çiviyi çakacaktır. Bu birinci başarı aşıldığında; iki ahşabın birbirine çivi ile çakılarak birleştirilmesi öğretilir. Ustalık becerisinin ilk ürünü ortaya böylece çıkar.

Sonrasında çocuk 4-5 yaşlarını aşarken söz konusu ahşapları testere ile kesmeye yönlendirilir. Ölçüsel becerinin ilk adımı olarakda, aynı boyda çift sayıda parçalar çocuğun kendisi tarafından kesilerek geometrik düzende çivili birleştirmeye yönlendirilir… Sonrasında bükebileceği tel ile basit şekiller yaptırılır. Pense, kerpeten, yan keski, kargaburun dediğimiz el takımları ile tanıştırılır. 4-6 yaş arasında bu ve benzeri işler yapılırken birçok şekillendirme eylemleri bellekte yerini sessizce almıştır bile.. Bütün bunlar olurken tel, teneke, karton, ahşap, çekiç ve diğer takımlar beraberinde minik bahçeli ev, çit, hayaldeki gereçler ve sosyal hayatta gördüklerini kendi elleri, kafası ve kalbiyle yapmaya özendirilir.

Beceriksiz! Diye çocuklarına bağıran anne ve babalar acaba çocuklarına hangi beceriyi öğrettiklerini hatırlamak isterler mi? Yatağını kendisi toplayan çocuk, ayakkabısı kendisi boyayan çocuk, pantolonunu kendisi ütüleyen çocuk, kahvaltısını kendisi yapan çocuk vs. vs.. Bu saydıklarım bu toplumların kültürel yaşam biçimi içerisinde mutlaka yer alır ve ileriye dönük “kendine yardım” felsefesinin temelini oluşturacak olan kadim davranışların vazgeçilmezliğini, belleğine hayat boyu çıkmayacak şekilde yerleştirir! Peki; bunlar yapılmadan yaşayanların geleceği nasıl olur? Böyle bir sorunun cevabı zor değildir! Etrafımıza bakalım, kendimize dönelim; hazırcılık ve hampacılık hastalığı içerisinde olduğumuzu çok net bir şekilde ama acı acı görürüz mutlak!

Üretemeyen toplumlar; üretenlerin aklına, fikrine, malına ve güdülenmesine muhtaç kalırlar. Japonya ve Kore’de bir gram yeraltı madeni yoktur. Arazisinin %17’si içinde 148 milyon insan yaşar. Ekilebilir alan %15 civarındadır. Gerisi Dağlık ve kayalıktır! Dünya genelinde gemilerle getirdiği hurda malzemelerinin 112 gün sonra hatasız otomobil olarak dünyaya satılması, nasıl bir başarıdır? Her Japon çocuğu 5 yaşından itibaren sabah 07.00 den akşam 17.00 ye kadar yaz kış demeden 5-7 yaş grubu erken beceri eğitimini alacağı okuluna kendi çabalarıyla gider. Özel servis sistemi yoktur. Minik sırt çantasıyla sabahın yedisinde otobüse bineceği kendi numarasının yazıldığı mahalle durağında yerini alır. Abiler ve ablalar sadece uzaktan gözlemleme yaparlar. Sabah kahvaltısı okulda yapılır. 12 kişilik mini sınıflarda hergün sırayla bir çocuk çayı kaynatır ve arkadaşlarına servis eder. Öğlen yemeğindeki davranış biçimi aynıdır. Öğlen yemeği sonrasında iki saat uyku muhakkak yaptırılır. Okul doktorunun kontrolü altındaki bu çocukların hepsi bilim ve üretim adına and içerek işe başlarlar!! Bunu anlayabilen her yaştaki dostlarım hemen çocuklarını, torunlarını veya çevresindeki (4-6) (7-12) yaş grubunu beceri eğitimlerinin saydığım şekilleriyle tanıştırsınlar. Dünyada kendi topraklarında 46 çeşit madeni var olan tek ülkeyiz!! Bu kafayı değiştirelim, bu günden başlayalım ve inançla çevreye seslenerek “ERKEN BECERİ EĞİTİMİNİ” evlerde, bahçede, toprakta, sokakta ve her yerde uygulayalım…!

 

 





YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
FOTO GALERİ
  • Porsche kompakt SUV Macan
    resim yok
  • EGD Ödül Töreni 2017
    EGD Ödül Töreni 2017
  • Atatürk
    Atatürk
  • Fantastik
    Fantastik
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • Bebişler
    Bebişler
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Osmanlı
    Osmanlı
VİDEO GALERİ
YUKARI