kocaeli escort izmit escort escort izmit istanbul escort

Bahis analiz

Vdcasino

betpas mariobet 1xbet

relaxbahis relaxbahis relaxbahis relaxbahis

betgram betgram

Bugun...

Salgın kaynaklı endişeler yeniden ön planda

 Tarih: 19-10-2020 18:11:00
Onurcan Bal

Yaz aylarının geride kalmasının ardından vaka sayılarındaki artışlar hız kazanırken, salgın kaynaklı endişeler küresel piyasalar için önemli bir aşağı yönlü risk faktörü olarak takip ediliyor. Son haftalarda özellikle Avrupa’da vaka sayılarındaki yükseliş kritik seviyelere ulaşırken, geçtiğimiz haftalarda Avrupa genelinde görece daha hafif tedbirlerin getirilmişti. Ancak vaka sayılarındaki yükselişin önüne geçilemez ve bu durum endişe oluşturmaya devam ederken, Avrupa’daki ülkelerin geçen hafta içerisinde tedbirleri sıkılaştırma yoluna gittikleri görüldü. Avrupa genelinde salgın kaynaklı endişelerle sıkılaştırılan tedbirler küresel risk iştahı üzerinde baskı oluşturdu ve Avrupa varlıkları öncülüğünde riskli varlıklarda perşembe günü değer kayıpları yaşandı. Tedbirlerin genel olarak sıkılaştırılması karantina endişelerini ve doğal olarak ekonomik toparlanmanın gücü ile devamlılığı konusundaki belirsizlikleri artırıyor. Vaka sayılarındaki artış elbette sadece Avrupa ile sınırlı kalmıyor. ABD'de Kovid-19 salgınındaki vaka artışları 41 eyalette yükselmeye devam ederken, ülkedeki vaka sayılarında 3'üncü defa zirvenin görülebileceği belirtiliyor. Tüm bu gelişmeler neticesinde salgın kaynaklı endişeler ön planda kalırken, konu ile alakalı gelişmeler piyasaların yakın gündeminde yer alacaktır. Aynı zamanda geçen hafta içerisinde İlaç şirketi Johnson&Johnson’ın test aşamasında meydana gelen 'açıklanamayan bir hastalık' sebebiyle aşı çalışmalarına ara verdiğini duyurması ve devamında Eli Lill şirketinin hükümet tarafından desteklenen yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısına yönelik antikor çalışmalarının 'güvenlik endişeleri ile' askıya alındığı bildirilmesi de risk iştahını baskılayan gelişmeler oldu. Aşı çalışmalarında kronik komplikasyonların artması endişe yaratırken, konu ile alakalı açıklamalar da önemini koruyor.

Teşvik paketine ilişkin karışık açıklamalar gündemi meşgul ediyor

Teşvik paketi görüşmeleri önceki haftanın ikinci yarısında tekrar başlarken, ABD Hazine Bakanı Mnuchin ile Temcilciler Meclisi Sözcüsü Nancy Pelosi arasında yoğun görüşmeler gerçekleştirildi. Ancak Mnuchin, çarşamba günkü açıklamasında ekonomik destek paketinin 3 Kasım başkanlık seçimlerinden önce çıkmasını beklemediğini söyledi. Mnuchin’in bu açıklaması küresel piyasalarda risk iştahını azaltırken, teşvik paketine yönelik belirsizlikleri artırdı. Hazine Bakanı Mnuchin'in açıklamalarının ardından ABD Başkanı Donald Trump da telefonla katıldığı bir televizyon programında, ekonomik destek paketini seçimden önce geçirebileceklerine işaret ederek, teklifi 1,8 trilyon doların üzerine çıkaracağını kaydetti.  Ancak Beyaz Saray yönetiminin aksine Senato Çoğunluk Lideri Mitch McConnell ise 1,8 trilyon dolardan daha büyük bir Kovid-19 destek paketi fikrini reddederek 500 milyon dolarlık bir paketin daha uygun olacağını aktardı. Bu konudaki kördüğüm ve belirsizlik genel hatlarıyla devam ederken, konu ile alakalı gelişmeler önemini koruyacaktır.

Kur hareketleri ve risk iştahının seyri yurt içi piyasalar açısından önemini koruyor

Geçen hafta başında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) zorunlu karşılıklara uygulanan faiz/nema oranını artırdı. Atılan bu adım son dönemdeki normalleşme adımlarını destekler nitelikte oldu. Çarşamba günü grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, cumartesi günü Fatih gemisine gidip Karadeniz gazı ile ilgili açıklama yapacağını ifade etti. Ağustos ayında Fatih sondaj gemisinin Karadeniz’de keşfettiği 320 milyar metreküplük doğal gaz rezervi müjdesinin ardından yeni gelişmelerin olduğu ifade edilirken, cumartesi günkü açıklamalar yurt içi piyasaların yakın takibinde yer alacak. Rezerv keşfine ilişkin güçlü bir yukarı revizyonun gelmesi pazartesi günü yurt içi piyasaları destekleyebilecektir. Küresel çapta risk iştahında gözlenen zayıflamaya bağlı olarak kur cephesinde yukarı yönlü seyrin genel olarak korunduğu görülürken, küresel çaptaki gelişmelere ek olarak yurt içindeki jeopolitik gelişmeler ve TCMB’nin olası hamleleri kur cephesindeki fiyatlamalar üzerinde etkili olacaktır. Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, Doğu Akdeniz ve Türkiye-AB ilişkileri hakkında gelişmeleri takip ederek aralık ayında yapılacak AB Liderler Zirvesi'nde konuyu yeniden değerlendireceklerini söyledi. Azerbaycan – Ermenistan arasında ateşkes devam etmesine karşın bölgedeki tansiyonun yüksek seyretmesi ve Ermenistan’ın ateşkes ihlalleri risk oluşturmaya devam ediyor.

Yeni haftada TCMB’nin faiz kararı ve küresel çapta öncü PMI rakamları takip edilecek

Eylül ayı PPK toplantısında TCMB sürpriz bir şekilde politika faizini 200 baz puan artışla %8,25’ten %10,25’e yükseltmişti. TCMB’nin kararının ardından finansal tarafta normalleşme adımları takip edilirken, Türk Lirası’nda değer kazanımları görüldü. Ancak TL’deki değer kazanımı kısa vadeli ve sınırlı kalırken, kur tarafında yukarı yönlü seyrin devam etmesine bağlı olarak TCMB’den sıkılaşma yönünde ek adımlar geldi. Swap işlemlerindeki TL faizi yükseltilirken, zorunlu karşılıklara verilen faiz/nema da artırıldı. Ağırlıklı ortalama fonlama faizi yükselişini sürdürürken, mevcut durumda %12 seviyesinin üzerinde bulunuyor. Bu hafta 22 Ekim Perşembe günü gerçekleşecek ekim ayı PPK toplantısında TCMB’nin faiz kararı başta Türk Lirası olmak üzere yurt içi piyasaların seyri üzerinde belirleyici olacaktır. Enflasyonda kurlardaki yükselişe bağlı olarak devam eden yukarı yönlü riskler nedeniyle piyasadaki konsensüs beklentiler TCMB’nin 200 baz puan faiz artırımına gitmesi yönünde şekilleniyor. Küresel çapta ise 23 Ekim Cuma günü açıklanacak öncü imalat/hizmet PMI rakamları ekonomik toparlanmanın gücü hakkında fikir verecektir. Açıklanacak rakamlar risk iştahı ve piyasalar üzerinde etkili olacaktır.

 

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI