kocaeli escort izmit escort escort izmit istanbul escort

Bahis analiz

Vdcasino

betpas mariobet 1xbet

relaxbahis relaxbahis relaxbahis relaxbahis

betgram betgram

Bugun...

Aşı çalışmaları ve salgın kaynaklı gelişmeler

 Tarih: 09-12-2020 21:38:00
Onurcan Bal

Aşı çalışmaları ve salgın kaynaklı gelişmeler ön planda

Avrupa'da vaka sayılarındaki artış nedeniyle kısıtlamaların artırılması ekonomi üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel, ülkede COVID-19 kısıtlamalarının 20 Aralık'a kadar devam edeceğini ancak gerektiğinde bunun ocak ayı başına kadar uzatılabileceğini söyledi. Salgında öne çıkan diğer ülkelerde de tedbirler gün geçtikçe artmaya devam ediyor. Buna karşın özellikle son haftalarda aşı üreticilerinden üst üste gelen olumlu haberler, aşılamanın yakın zamanda başlayacağına dair beklentileri artırmış durumda. Bu nedenle ekonomilerde kısıtlama olsa dahi bunun kısa süreceğine dair beklentiler sermaye piyasalarındaki iyimserliğin korunmasını sağlıyor. ABD’de ise vaka ve ölüm sayılarında rekorlar kırılmaya devam edilse de ülkede geniş çaplı bir kapanma olmayacağına dair verilen mesajlar devam ediyor. Buna karşın ABD'de tüketici güveni, koronavirüs salgınında vaka sayılarının yeniden artmasının etkisiyle kasımda üç ayın en düşüğüne geriledi. Bu tablo üçüncü çeyrekteki hızlı büyümelerin ardından dördüncü çeyreğin çok iyi noktalanmayacağını işaret ediyor. Bu nedenle piyasalar bir taraftan aşı umudunu almaya çalışırken diğer taraftan ekonomilerin kısa vadede uğrayacağı zararları öngörmeye çalışıyor. Hafta başında gerçekleşen kabine toplantısının ardından Türkiye’de de yeni tedbirler açıklandı. Bu tedbirlerden öne çıkanlar hafta içi her gün saat 21.00 ile sabah 05.00 arasında genel sokağa çıkma sınırlaması ve hafta sonları cuma akşamı 21.00'den pazartesi sabah saat 05.00'e kadar kesintisiz devam edecek kısıtlama kararı oldu. Artan vaka ve ölüm sayıları, sağlık sistemi üzerinde oluşan yük tedbirlerin gerekçesi olarak sıralanabilir. Alınan bu tedbirlerin etkisi izlendikten sonra yıl bitmeden yeni değerlendirmelerin gelmesi de olası.

Normalleşme adımları devam ediyor

TCMB’de ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndaki değişimlerin ardından Türkiye’de geleneksel ekonomi politikalarına dönüş de hız kazandı. Bu adımlardan ilki TCMB’nin 475 baz puanlık faiz artışı ile fonlamayı tek faizden ve tek kanaldan yapmaya başlaması oldu. Devamında swap limitlerinde artışlar gelirken, bankacılık sektörü tarafında aktif rasyosu ve zorunlu karşılıkların kredi büyümesine bağlanması kuralı kaldırıldı. BDDK aktif rasyosu hesaplamasını kaldırma kararı aldı. Mayıs ayından bu yana uygulamada olan aktif rasyosu 31 Aralık tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılacak. Bununla birlikte sıkılaşma hamleleri çerçevesinde TL ve yabancı para zorunlu karşılıklarında belirli vadeler için 2’şer puan artış sağlandı. İç talepteki hızlı artışın önüne geçmek önümüzdeki dönem için kolay olan taraf gibi görülürken TL yerine altın ve yabancı para talebinin önüne geçilmesi tarafında zamana ihtiyaç duyulabilir. Bunu önceki hafta yerlinin dövize talebi bir kez daha göstermiş oldu.

AB ve ABD ilişkileri önemli

Hafta içinde Doğu Akdeniz'de Libya'ya insani yardım götüren Rosaline A isimli bir Türk kargo gemisi Alman Hamburg fırkateyni tarafından durduruldu. Alman askerlerinin uluslararası hukuka aykırı bir şekilde gemiye çıkmaları ve arama yapmak istemeleri ilişkilerin gerilmesine neden oldu. Deniz hukukuna göre, gemilerde arama yapabilmek üzere gemiye personelin çıkması için bayrak devletinin rızasının alınması gerekiyor. Türkiye’den bu yönde bir izin alınmamış olması nedeniyle İtalya, AB ve Almanya diplomatik temsilcilerine nota verildi. Bununla birlikte Avrupa Birliği dış politika şefi J. Borrell, Avrupa Parlamentosu’ndaki konuşmasında Türkiye ile ilişkilerde kritik bir döneme girildiğini belirten Borrell “Liderlerin daha fazla yaptırım getirip getirmeyeceği konusunda bir karar vermesi gerekecek” dedi. İlerleyen günlerde ABD’de deki başkanlık değişiminin de etkisi ile gerek ABD tarafından gerekse AB tarafından atılacak adımlar önemli olmaya devam edecek. Türkiye’nin uluslararası siyasetteki konumlanmasının en az ekonomide atılan normalleşme adımları kadar kritik olacağını değerlendiriyoruz.

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI