istanbul escort

Bugun...

Yeni hafta yoğun bir takvime sahip

 Tarih: 03-09-2019 11:40:00
Onurcan Bal
Yeni hafta yoğun bir takvime sahip
Haftaya Arjantin’in sermaye kontrolü haberi ile başlıyoruz. İlk anda diğer gelişmekte olan ülkeler üzerindeki etkisi sınırlı görülse de ilerleyen günlerde bu ülkelere yönelik risk iştahının baskılanmasına sebep olabilir. Diğer taraftan ABD ile Çin arasındaki karşılıklı gümrük tarifeleri artışı ve açıklamalar piyasalarda etkili olmaya devam ediyor. Özellikle ABD Başkanı Trump tarafından gelen açıklamalar bazen kötümserliği körüklerken bazen de anlaşma olabileceğine dair umutları yeniden yeşertiyor. Ancak davam eden tarife artışları ve her an yeni bir açıklama gelebileceği endişesi piyasaların rahata ermesini engellemeye devam ediyor. ABD'nin 110 milyar dolarlık Çin ürününe yönelik ek gümrük tarifesi 1 eylül itibariyle yürürlüğe girdi. Ticaret savaşlarına dair gelişmeler ve açıklamalar küresel fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya devam edecektir.  Eylül ayı küresel çapta yoğun bir ekonomik takvime sahip. Bu hafta küresel piyasalarda imalat ve hizmet PMI verileri ile ABD’de tarım dışı istihdam verileri ön planda olacak. 
 
Yurt içinde ekonomik veriler ön planda
 
Pazartesi günü yurt içinde 2019/2Ç’e yönelik büyüme rakamları ve ağustos ayı imalat PMI verileri açıklandı. Türkiye ekonomisi 2. çeyrekte yıllık bazda %1,5 daraldı, GSYH bir önceki çeyreğe göre ise %1,2 arttı. Piyasadaki beklentiler ekonominin 2019 yılının ikinci çeyreğinde yıllık bazda %2,0 daralması yönündeydi. Beklentiden iyi gelen büyüme verisi sonrasında TL varlıklarda bir miktar alıcılı seyir etkili oldu. İmalat PMI ise ağustos ayında 48,0 değerine yükseldi. 3 Eylül Salı günü ise ağustos ayı enflasyon rakamları piyasaların gündeminde olacak. 12 Eylül’de yapılması planlanan TCMB toplantısı öncesinde faiz indirim beklentilerini de şekillendirecek olan bu veri oldukça önemli. Temmuz ayında enerji ve gıda grubunda yapılan zamların etkisini ağustos ayında görmeye başlayacağız. Aynı zamanda tütün ve doğalgaz zammının da etkileri ile beraber enflasyon rakamlarının TCMB’ye ne kadar bir manevra alanı yaratacağı piyasalarda yakından izlenecek.
 
Suriye tarafındaki gelişmeler önemini koruyor
 
 Suriye’de Fırat’ın doğusunda ABD ile devam eden ortak çalışmalar ve güvenli bölge oluşturma sürecine Rusya’dan da destek gelmesi olumlu olsa da Fırat’ın batısında İdlib’de Rusya destekli Suriye rejim güçlerinin Türkiye’nin bölgedeki gözlem noktalarını da tehdit eder nitelikteki saldırıları gerilimi tırmandırmaya aday. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği Rusya ziyaretinden basına yansıyanlar tarafında ortak çalışma vurguları olsa da İdlip konusunda aksiyona dönüşecek net bir mesaj verilmemiş alması buradaki gelişmelerin hassasiyetinin devam ettiğini gösteriyor. Son günlerde Türkiye’nin bölgedeki gözlem noktalarına oldukça yakın bölgelerde gerçekleştirdiği ifade edilen çatışmalar esnasında bu noktalara yönelik olabilecek kasti ya da kazaen bir saldırı tansiyonu bir anda yükseltebilir. Bu nedenle buradaki süreç bir süre daha jeopolitik risk priminin yüksek seyretmesine neden olabilir.
 
Eylül ayında merkez bankalarının toplantıları ön planda olacak
 
12 Eylül’de TCMB ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) toplantıları gerçekleşecek. Avrupa Merkez Bankası tarafından yapılan açıklamalar bu ayki toplantıya yönelik beklentileri artırmıştı. Avrupa Merkez Bankası Yönetim Kurulu üyesi Olli Rehn, ECB’nin Eylül ayındaki toplantısında yatırımcıların beklentilerinin ötesinde bir teşvik paketinin açıklanacağını ifade etmiş, alınan önlemlerin ekonomiyi gerçekten etkilemesi isteniyorsa, güçlü önlemler alınması gerektiğini vurgulamıştı. Bu nedenle 12 Eylül ECB toplantısı yeni bir genişleme sürecinin başlangıcı olarak piyasalara destek olabilir. İçeriye döndüğümüzde ise TCMB’den faiz indirimi beklentisi 200-300 puana kadar çıkarken, artan CDS primleri, yükselen kurlar ve gelen zamların enflasyon üzerindeki etkileri bu beklentileri bir miktar törpüleyebilir. Küresel çapta zayıflayan ekonomik görünüm, zayıf seyreden enflasyon rakamları ve süregelen ticaret savaşları nedeniyle son dönemde Fed’e ilişkin faiz indirim beklentileri güç kazandı. 18 Eylül’deki Fed toplantısında yeni bir 25 baz puanlık indirim beklentisi ön plana çıkarken biz de Fed’in 18 Eylül’de 25 baz puanlık bir indirim daha yaparak ticaret savaşlarının seyrini izlemeye geçeceğini tahmin ediyoruz. Bu nedenle 25 baz puanlık bir faiz indirimi piyasalara destek olsa dahi sonrası için net bir şekilde faiz indirimlerinin devam edeceği mesajının verilmemesi piyasaları rahatsız edebilir. Buna karşın Fed’in son 9 aydaki söylem değişikliklerini göz önünde bulundurduğumuzda da toplantının her türlü sürprize açık olduğunu da göz den kaçırmamak gerekiyor.
YUKARI