istanbul escort

Bugun...

Jeopolitik gelişmeler ön plandaydı

 Tarih: 23-09-2019 12:09:00
Onurcan Bal

Önceki hafta sonu Suudi Arabistan’da petrol sahalarına yönelik gerçekleştirilen saldırı küresel piyasalardaki fiyatlamalar üzerinde etkili oldu. Saldırı sonrasında ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan'a ait petrol tesislerinin vurulmasına ilişkin, faili bildiklerini ve muhtemel bir saldırıya hazır oldukları mesajı verdi. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Suudi Arabistan’daki iki petrol tesisine yapılan saldırı konusunda doğrudan İran’ı suçlayarak tüm ülkeleri kınamaya çağırdı. Yaşanan bu gelişmeler petrol arzına yönelik endişeleri artırırken jeopolitik riskleri de gündeme taşıdı. Böylece geçen haftaya petrol fiyatları sert bir yükselişle başladı. Aynı zamanda artan jeopolitik riskler de güvenli liman talebini güçlendirirken riskli varlıklarda satış baskısı etkili oldu. Bununla birlikte salı günü Suudi Arabistan’daki petrol üretiminin 2-3 hafta içinde normale döneceğine yönelik haber akışları takip edildi. Ayrıca Suudi Arabistan Enerji Bakanı, ülkede petrol tedarikinin, milli petrol şirketi Aramco'ya ait tesislere yönelik saldırı öncesi seviyelere döndüğünü açıkladı. Gelen bu açıklamalarla petrol fiyatlarındaki düzeltme hareketleri etkili olurken jeopolitik risklerin sindirilmesine bağlı olarak küresel risk iştahı toparlanma kaydetti. İlerleyen süreçte ABD – İran ilişkileri ve bölgedeki gelişmeler piyasaların takip ettiği konu başlıkları arasında yer almaya devam edecektir. Petrol fiyatları tarafında Aramco’nun arz kesintisinden ziyade bölgede tansiyonun daha da yükselebileceği endişesinin etkili olduğunu düşünüyoruz.

Ticaret savaşlarının gelişimi izleniyor

Geçen haftanın ilk yarısında ABD ve Japonya’nın ticaret anlaşmasına vardığı açıklandı. Japon otomobillere uygulanan gümrük vergisine yönelik açıklama yapılmazken, dijital ticaret alanında da büyük bir anlaşma yapılacağı bildirildi. ABD Başkanı Donald Trump, yönetiminin Japonya ile tarifeler üzerinden bir anlaşmaya vardıklarını ve gelecek haftalarda sözleşmeyi imzalamak niyetinde olduğunu bildirdi. Bununla birlikte ABD – Çin arasındaki müzakere süreci önemini korumaya devam ediyor. Ekim ayında hız kazanması beklenen ABD – Çin arasındaki görüşmeler ve bu görüşmelerden çıkacak sonuçlar küresel risk iştahının seyri üzerinde temel katalizör olacaktır. Geçtiğimiz günlerde ABD ve Çin’den karşılıklı olarak ticaret gerilimini azaltmaya yönelik adımlar küresel piyasaları destekleyen gelişmeler olmuştu. Ancak cuma günü ABD Başkanı Donald Trump,  2020 başkanlık seçimlerinden önce Çin ile bir ticaret anlaşması imzalaması gerekmediğini söylerken ayrıca kısmi bir anlaşma yapmak istemediğini de belirtti. Ayrıca yeni haftanın ilk gününde yer alan haber akışında, ABD ve Çin arasında Ekim ayında gerçekleşecek üst düzey ticaret görüşmeleri öncesi Çinli heyetin ABD'nin tarım eyaletlerine yönelik bir gezi yapmaya davet edildiği, Çinli heyetin yurt içi sebeplerden dolayı bunu kabul etmediği bildirildi. Cuma günü Trump’ın açıklamaları ticaret savaşlarına dair belirsizliği gündeme taşıyan gelişmeler oldu. ABD – Çin arasındaki müzakere süreci ve ticaret savaşlarının seyri önümüzdeki süreçte de piyasaların gündemini oluşturmaya devam edecektir.

Merkez bankaları piyasaları desteklemeye devam ediyor

Geçen hafta küresel piyasaların gündemini merkez bankalarının toplantıları oluşturmaya devam etti. Fed Eylül ayı toplantısında beklentilere paralel olarak 25 bp faiz indirimine gitti. Banka 11 yıllık aranın ardından ilk kez temmuzda faiz indirmişti. Böylece Fed fonlama faizi %1,75 – 2,00 aralığına indi. Banka haziran ayından sonra ilk kez eylül toplantısında projeksiyon yayınladı. Buna göre Fed üyelerinin ABD ekonomisine ilişkin 2019 büyüme tahmini %2,1'den % 2,2'ye çıkarken 2020 tahmini %2,0'da korudu. Enflasyonun %2'nin altında seyretmeyi sürdürdüğü belirtilen Fed metninde, iş gücü piyasasının güçlü kaldığı ve işsizliğin düşük olmayı sürdürdüğü ifade edildi. Tüketici harcamalarının güçlü, yatırım ve ihracatın zayıf olduğuna dikkat çekilirken anket bazlı enflasyon beklentilerinin fazla değişmediğinin altı çizildi. Fed yetkililerinin enflasyonda medyan beklentisi değişmedi. Toplantı sonrası Fed Başkanı Powell, Fed'in risklere karşı sigorta sağlamak için faizlerde indirime gittiğini vurguladı. ABD ekonomisini güçlü tutmak için faiz indirimi kararı aldıklarını belirten Fed Başkanı, ticari belirsizliklerin büyümedeki yavaşlamaya neden olduğunu belirtti. ABD ekonomisinin ılımlı büyümesini sürdürmesini beklediklerini belirten Powell, işgücüne katılım ve özellikle düşük getirili işlerde ücretlerin arttığına dikkat çekti. Ayrıca Powell resesyon öngörmediklerini, getiri eğrisini izlediklerini belirtirken, maliye politikasının uzun vadede para politikasından daha etkili olabileceğini söyledi. Projeksiyonlar ve Powell’ın mesajları beklenildiği kadar güvercin ve yönlendirici bulunmazken Fed toplantısı sonrasında küresel piyasalarda yön arayışı etkili oldu. Fed’in yanında Japonya Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası toplantıları da geçen hafta takip edildi. Japonya Merkez Bankası (BOJ), parasal teşviki değiştirmedi ve faizi eksi yüzde 0,1 seviyesinde sabit bırakırken ekim toplantısında fiyatları ve ekonomiyi yeniden değerlendirmeye yönelik çağrıda bulundu. İngiltere Merkez Bankası da beklentilerle uyumlu olarak politika faizini değiştirmeyerek % 0,75 seviyesinde bırakırken, enflasyonun İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılmasına (Brexit) ilişkin belirsizlik sürerse beklenenden daha zayıf olabileceğini kaydetti.

YUKARI