Bugun...

Jeopolitik riskler ve ABD – Türkiye ilişkilerine dair gelişmeler ön planda

 Tarih: 14-01-2019 00:58:00
Onurcan Bal

Geçen hafta Fırat’ın doğusuna planlanan operasyona ilişkin verilen mesajlar yurt içinde jeopolitik riskleri tekrar gündeme taşırken fiyatlamalar üzerinde de etkili oldu. Yaşanan gelişmelere bağlı olarak hafta içerisinde Türk Lirası üzerindeki satış baskısı artış kaydetti. Suriye konusunda takip edilen haber akışına yeni haftanın ilk gününün sabah saatlerinde Trump’tan gelen açıklamalar damga vurdu. Trump günün ilk saatlerinde sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Suriye sınırında 20 millik güvenli bölge oluşturulması formülünü dile getirirken, Türkiye'ye yönelik tehdit içeren sözler sarf etti. Trump attığı twitte "Türkiye Kürtleri vurursa onları ekonomik olarak mahvederiz" ifadelerini kullandı. Bu açıklamanın ardından Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Sayın Trump, teröristler sizin müttefikiniz olamaz. Türkiye olarak, ABD'nin stratejik ittifaka uygun davranmasını ve bu ittifakın terör propagandası tarafından gölgelenmemesini bekliyoruz “ yanıtını verdi. Yaşanan bu gelişmeler ışığında haftanın ilk işlem gününde TL varlıklar üzerindeki satış baskısının artış kaydettiği görüldü. ABD – Türkiye ilişkilerinin seyri piyasaların gündemini oluşturmaya devam edecek. Konu ile ilgili gelişmeler ve olası açıklamalar ilerleyen günlerde TL varlıklardaki fiyatlamalar üzerinde belirleyici olacaktır.

TCMB’nin faiz kararı izlenecek

Haftanın en önemli yurt içi gelişmesi 16 Ocak Çarşamba günü TCMB PPK Toplantısı olacak. Aralık ayında gerçekleşen toplantıda para politikalarında sıkı duruşun korunacağına işaret eden faiz karar metninde olası değişiklikler fiyatlarda dalgalanmalara yol açabilir. Son dönemde deflasyonist sürecin başlamasıyla beraber ekim ayında gördüğü %25,2 TÜFE burada zirve yapmış ve son durumda %20,3 seviyesine kadar gerilemişti. Aralık toplantısında da TCMB faiz indirimine gidecek şeklinde oluşan beklentiler sonuç olarak kur tarafında spekülatif hareketler yaşanmasına sebep olmuştu. Ancak TCMB hem 2019 yılı Para ve Kur Politikası metninde hem de aralık ayı toplantısında sıkı para politikasının devam edeceğini vurgulamıştı. Bu kapsamda sıkı para politikasının korunacağına yapılan güçlü vurgular ve 2019 yılının ilk aylarında enflasyonda tekrar yukarı yönlü bir seyrin etkili olacağına ilişkin beklentiler nedeniyle TCMB’nin ocak ayı PPK toplantısında da faiz oranlarında bir değişikliğe gitmesi beklenmiyor. Piyasada TCMB’den faiz indirimi beklenmezken ve TCMB sözlü yönlendirmeye gitmeden faizlerde bir değişikliğe gitmesi piyasa açısından cesur bir adım olur. Bu nedenle ihtiyatlı davranmak açısından olası faiz metnindeki değişiklikler de gelecekteki faiz fiyatlaması kadar önemli olabilir.

Sanayi üretimi rakamları açıklandı

Pazartesi günü yurt içinde sanayi üretim verisi açıklandı. Sanayi üretimindeki seyir büyüme rakamlarına ilişkin önemli bir gösterge olması nedeniyle yakından izleniyor. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Kasım 2018'de bir önceki yılın aynı ayına göre %6,5 azaldı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi de kasımda bir önceki aya kıyasla %0,3 düşüş kaydetti. Beklenti aylık %0,2 artış, yıllık bazda ise %5,4 düşüştü.  Kasımda aylık bazda ara malı %1,6 (katkı: -0,6 puan), sermaye malları mallar %0,5 (katkı: -0,1 puan) ve enerji %0,3 (katkı: 0,0 puan) daralırken; dayanıklı mallar % 7,6 (katkı: +0,4 puan) ve dayanıksız mallar %0,4 (katkı: +0,1 puan) artış gösterdi. Aramalı ve sermaye mallarında gözlenen daralma ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği açısından olumsuz sinyal oluşturmakta. 2018 yılının ikinci yarısından itibaren ekonomide yeniden dengelenme sürecinin başlaması ve iç talepteki daralma sanayi üretimi üzerinde de baskı oluşturan temel gelişmeler olarak karşımıza çıkıyor Ekim ayının ardından kasım ayında da aylık bazda düşüş görülürken sanayi üretiminde zayıf seyir devam ediyor. Ekonomik büyümenin en önemli öncü göstergelerinden olan Sanayi Üretimine ait 4. Çeyrek dönemdeki iki aylık verilerin yılın son çeyreğinde ekonomik büyümede daralma olabileceğini işaret ediyor.

Ticaret savaşlarına ilişkin gelişmeler ön planda kalmaya devam edecek

Geçen hafta pazartesi günü ABD’li heyet ticaret görüşmelerini gerçekleştirmek için Çin’e gitti. Üç gün süren görüşmeler süresince taraflardan gelen açıklamalar olumlu ve iyimser bir atmosfer oluşturdu. ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ile ticaret görüşmelerinin iyi gittiğini ifade etmesi de olumlu havayı destekledi. Hatta Trump’ın yakın zamanda ticaret savaşlarını noktalayacak ve ticaret savaşı endişeleriyle gerileyen finansal piyasaları canlandıracak bir anlaşmaya varmak konusunda istekli olduğuna dair haber akışları da dikkat çekti. Hem ABD hem de Çin yetkililerinden gelen açıklamalar ticaret savaşlarının sonlandırılmasına ilişkin iyimser bir hava oluştururken ticaret savaşlarına ilişkin azalan endişeler küresel risk iştahını ve hisse piyasalarını destekledi. Üç gün süren görüşmelerin ardından 10 Ocak Perşembe günü Çin Ticaret Bakanlığı, müzakerenin karşılıklı anlayışı yükselttiği ve iki ülkenin endişelerinin çözümü için bir zemin oluşturduğu ifade ederek, tarafların yakın iletişimi sürdüreceğini aktardı. 2018 yılının ikinci yarısından itibaren hız kazanan ve küresel büyüme üzerinde de baskı oluşturan ticaret savaşlarının geride bırakılması küresel risk iştahını ve piyasaları olumlu etkileyecek önemli bir gelişme olacaktır. Bu nedenle ABD – Çin arasında ticaret savaşlarının sonlandırılmasına yönelik atılan adımlar ve gerçekleştirilen görüşmeler yakından takip edilmelidir. 

  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR