izmit escort

Bigadiç escort Gördes escort Germencik escort Köyceğiz escort Ekinözü escort Çayıralan escort Kapaklı escort Şarkikaraağaç escort İscehisar escort Görele escort Eceabat escort Of escort Aydın escort Atakum escort Artuklu escort Antalya mutlu son

interbahis perabet asyabahis piabet
betpas mariobet 1xbet

istanbul escort

Bugun...

Küreselde virüs, içeride jeopolitik riskler ve TCMB izlenecek

 Tarih: 17-02-2020 22:34:00
Onurcan Bal

Şubat ayı başında ilk saldırısını gerçekleştiren rejim güçleri geçen hafta pazartesi günü İdlib’teki Türk üsselerine yönelik saldırısını yineledi. Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "İdlib’de rejim güçlerinin topçu ateşi sonucu 5 asker şehit oldu, 5 asker yaralandı, İdlib’de tespit edilen hedefler yoğun şekilde ateş altına alındı, gerekli karşılık verildi.” denildi. Rejim güçlerinin bölgedeki etkinliğini artırması ve Türk kuvvetlerine yönelik saldırı ve tahriklerini artırması bölgede tansiyonun yükselmesine neden oluyor. Yaşanan gelişmeye yurt içinde sert tepki verilirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan İdlib konusunda atılacak adımları Çarşamba günü partisinin grup toplantısında açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gözlem noktalarına saldırının gerçekleşmesi halinde İdlib ile Soçi muhtırası sınırları ile bağlı kalmadan rejim güçlerini her yerde vurulacağını belirtti. Ayrıca şubat ayı sonuna kadar rejimi gözlem noktalarının gerisine çekmekte kararlı olunduğunu ifade etti. Bu süreçte oldukça yoğun bir diplomasi trafiği de yaşandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan Rusya Devlet Başkanı Putin ile de telefonda görüştü. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın ve ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Jeffrey ile, Milli Savunma Bakanı Akar ise ABD Savunma Bakanı Mark Esper ile görüştü. ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya İlişkilerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Robinson, İdlib'deki gerginliğe ilişkin, "Türkiye önemli bir NATO müttefiki. Türkiye'nin endişelerini ciddiye alıyoruz ve Ankara ile yakından çalışıyoruz." dedi. NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, İdlib'de artan tansiyona ilişkin, "Rusya destekli Esed rejimine, masum insanların yaşamına mal olan tüm bu saldırıları durdurması" çağrısında bulundu. Hafta başında saldırı haberi sonrasında bölgedeki tansiyon ve endişeler artış kaydederken, jeopolitik riskler nedeniyle TL varlıkların baskı altında kaldığı görüldü. Yurt içinde yapılan açıklamalar önem kazanırken, Türkiye’nin CDS primlerinde yükselişler takip edildi. Bununla birlikte haftanın ilerleyen günlerinde jeopolitik endişelerin belirli ölçüde sindirilmesiyle Borsa İstanbul’daki kayıplar geri alınsa da Türk Lirası zayıf bir seyir izledi. Geçen hafta başına kıyasla bölgedeki tansiyon belirli ölçüde yatışmış olsa da bölgedeki gelişmeler önemini korumaya ve yurt içi piyasaların gündemindeki yerini sürdürmeye devam ediyor. Rejim güçleri halen daha İdlib bölgesi etrafındaki varlığını sürdürürken konu ile ilgili haber akışları TL varlıkların seyri üzerinde belirleyici olmaya devam edecektir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şubat ayı sonuna kadar verdiği süreyi göz önünde bulundurduğumuzda ya rejim güçlerinden geri çekilme yönünde gelecek haberlerle TL varlıklarda pozitif bir fiyatlama göreceğiz ya da ay sonuna yaklaştıkça gerilimin kademeli olarak arttığına şahit olacağız. Bu süreci Rusya ile ilişkilerden bağımsız bir şekilde değerlendirmek de çok mümkün değil. Rusya’nın tutumu ve bu çerçevede yakın dönemde aktif hale getirilmesi planlanan S400’ler ve Libya’daki durum hakkındaki haber akışları da gelecek haftaların gündemi içinde önemli bir yer edinebilir. Bu nedenle şuan için jeopolitik gelişmelerin yurtiçi piyasaların üzerinde bir süre Demokles’in kılıcı gibi durması olası görünüyor.

Koronavirüs (Covid-19) endişesi son bulmuyor

 Koronavirüs salgını ile ilgili gelişmeler gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Geçen hafta perşembe günü sabah saatlerinde Çin’de açıklanan rakamlarda hastalığının bulaşma sayısında sert bir artışın görülmesi küresel risk iştahının baskılanmasına yol açarken, güvenli liman talebi artış kaydetti. Bulaşma sayısında görülen sert artışın nedeni olarak hesaplama yönteminde yapılan değişiklik öne sürüldü. Çin'in Hubei ve Wuhan bölgelerinin üst düzey yöneticileri koronavirüs vakalarının tespit edilmesindeki metodun yenilenmesiyle 15,000 kişide daha virüsün tespit edilmesinin ardından görevden alındı. Cuma günü virüsün yayılma hızı tekrar eski seviyelerine dönerken, açıklanan verilerin doğruluğuna ilişkin endişelerin artış kaydettiği söylenebilir. Hafta içinde hasta sayısında yöntem değişikliği nedeniyle olan artışın sadece sınırlı bir bölgeyi kapsıyor olması, Çin’in genelindeki hasta hasta sayısı ve ölüm sayılarına yönelik de endişeleri artırıyor. Buna karşın virüs kaynaklı gelişmelerin şu ana kadar piyasalar üzerindeki etkisi sınırlı kaldığını gördüğümüzü söylemek mümkün. Bunda hastalığın ağırlıklı olarak Çin sınırları içinde kalması ve Çin dışında ölüm vakasının oldukça sınırlı kalmış olmasının da etkisi var. Bu nedenle bu tezin dışında yaşanacak gelişmeler bir anda dikkatleri tekrar virüse çekebilir ve piyasalar üzerindeki etkisi artabilir.

Fitch ve TCMB kararı bekliyor

Bu hafta yurtiçinde izleyeceğimiz iki önemli başlık Fitch’in Türkiye değerlendirmesi ve TCMB kararı olacak. Cuma günü Fitch’in not ve görünümde bir değişiklik yapması beklenmese de Fitch’in diğer derecelendirme kuruluşlarına nazaran Türkiye’ye karşı tutumunun biraz daha pozitif olduğunu söylemek mümkün. Bu nedenle beklemesek de görünümün durağandan pozitife çevrilmesine de şaşırmayız. Diğer taraftan TL varlıklar için Çarşamba günü TCMB Para Politikası Kurulu’nda alınacak faiz kararı oldukça kritik olacak. Son dönemde piyasa beklentilerinin üzerinde faiz indirimi gerçekleştiren TCMB’nin bir kez daha faiz indirimine gitmesi çok fazla şaşırtıcı olmayabilir. Piyasa beklentisi de TCMB’nin bu hafta faiz indirimi yapmaması ile 75 baz puana kadar olacak bir faiz indirimi arasında seyrediyor.

YUKARI