Afyon escort Tekirdağ masaj salonu
Bugun...

MB enflasyon tahminini de düşürdü

 Tarih: 16-08-2019 23:03:00
Onurcan Bal

TCMB, yılın üçüncü Enflasyon Raporu’yla birlikte 2019 yılsonu enflasyon tahminini 0,7 puan düşüşle %13,9’a indirirken, %8,2 seviyesindeki 2020 yılsonu enflasyon tahmini değiştirmedi. İlk defa paylaşılan 2021 yılsonu enflasyon tahmini %5,4 olarak duyurulurken, enflasyonun orta vadede %5 seviyesinde dengeleneceği yönündeki tahmin korundu. 2019 yılı tahmininde yapılan revizyonda enflasyonun bir önceki tahmin patikasının altında seyretmesi ile TL cinsinden ithalat fiyatları (TL’deki oynaklığın azalması ve petrol fiyatlarındaki zayıf seyir) ile gıda enflasyonu (tek başına işlenmemiş gıda fiyatlarından -1,1 puanlık katkı) varsayımlarında yapılan güncellemeler belirleyici olurken; çıktı açığı ve vergi ile yönetilen/yönlendirilen fiyatlara ilişkin varsayımlarındaki değişiklikler aşağı yönlü revizyonu sınırladı. Yapılan açıklamada küresel büyümedeki yavaşlama işaretleri sonrasında önemli gelişmiş ülke merkez bankalarından gelen gevşeme sinyalleri gelişmekte olan ülkeler açısından küresel finansal koşulların destekleyici olmasını sağladığı ifade edilirken, önden yüklemeli faiz indirimi, yurtiçi finansal koşullardaki sıkılığın azalmasını sağlayarak hâlihazırda ılımlı seyreden iktisadi faaliyeti destekleyebileceği ifade edildi. Çıktı açığının önceki tahminlere göre enflasyona yükseltici etki yapacağının ifade edilmiş olması TCMB’nin yılın ikinci yarısında büyüme tarafında biraz daha iyimserleştiğini gösteriyor. Bu beklentinin gerçekleşmesi için en önemli belirleyicilerin başında dış faktörler bulunduğunu düşünüyoruz. Son Fed toplantısı sonrası Fed’in beklenildiği kadar genişlemeci olmayabileceği endişesi ya da hafta içinde Trump’ın açıklamaları sonrası yeniden alevlenen ticaret savaşları büyüme için en önemli riskler konumunda. Bununla birlikte yılın ilk yarısında birçok riske karşın TL’nin göreceli olarak istikrarlı bir seyir izleyebilmesinin en önemli etkenlerden biri olan yüksek reel faizden kısmen vazgeçilmiş olması, yurt dışında işler tersine dönerse TL üzerinde nasıl bir sonuç üreteceğini de henüz test etmedik. Bu nedenle TCMB’nin öngörülerinin gerçekleşebilmesi için yurtdışı piyasaların ve gelişmiş ülke merkez bankalarının desteğine ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz.

ABD – Türkiye ilişkileri önemini koruyor

Yurt içinde ABD – Türkiye ilişkilerine dair gelişmeler önemini koruyor. S-400 sevkiyatının başladığına ilişkin haber akışı sonrasında ABD – Türkiye ilişkilerine dair endişeler artış kaydetmiş ve TL varlıklar negatif ayrışdı. Pentagon, Türkiye’nin F-35 projesinden çıkarılması için sürecin başlatıldığını açıkladı. F-35 bağlamında eğitim gören Türk pilotların ise ay sonuna kadar ABD'yi terk edecekleri belirtildi. Ancak bu tarafta F-35 programına yönelik adım piyasalar için sürpriz olmazken devamındaki ABD’nin Türkiye'nin stratejik ortaklığına halen çok değer verdiğine ve NATO müttefikleri olarak ilişkilerin çok katmanlı olduğuna dair söylemler bu tarafta piyasalar üzerinde olumsuz bir etki oluşturmadı. ABD Başkanı Trump’ın da "ABD, Rusya'dan füze sistemi satın aldığı için NATO müttefiki Türkiye'ye F-35 savaş uçaklarını satmayacak. Çok zor bir durum fakat üzerinde çalışıyoruz. Neler olacağını göreceğiz fakat bu gerçekten adil değil." İfadelerini kullanırken Haziran sonundaki G-20 Zirvesi’nde verdiği mesajlarla uyumlu açıklamalarda bulundu. Yaşanan tüm bu gelişmeler ABD – Türkiye ilişkilerine dair endişeleri hafifletirken TL varlıklarda pozitif ayrıştı. Bununla birlikte ABD – Türkiye ilişkilerine dair gelişmeler ve ABD Kongresi’nden gelebilecek olası adımlar TL varlıkların seyri üzerinde belirleyici olacaktır.

Trump ticaret savaşlarını yeniden ateşledi

 ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Çin’in almayı taahhüt ettiği yüksek hacimli tarım ürünlerini almadığını, ticaret müzakerelerinde bir sonraki görüşmenin ABD’de 1 Eylül'de başlayacağını dile getirdi. Bununla birlikte piyasalarda asıl şoku yapan açıklaması ise Çin'den ithal edilen 300 milyar dolarlık mal için yüzde 10'luk ek bir tarife uygulamaya başlayacaklarını ifade etmesi oldu. Bu ek verginin mevcutta yüzde 25 gümrük vergisi konmuş 250 milyar dolarlık üründen farklı olduğu ifade edildi. Temmuz ayının son haftasında sonlanan Çin’deki müzakereler öncesi piyasalarda ticaret müzakerelerine yönelik bir iyimserlik oluşmuştu ancak bu görüşmeler esnasında Trump’tan gelen açıklamalar endişe oluşturmaya başladı ve en sonunda da gelen ek tarife haberi piyasaların neşesini kaçırdı. Trump’ın bu açıklamalarının ardından  Çin’in kamu alıcılarından ABD tarım ürünleri alımını durdurmalarını istemesine ilişkin haber akışı ticaret savaşlarına dair endişeleri artırdı. ABD ve Çin’den gelebilecek karşılıklı adımlar önümüzdeki süreçte yakından takip edilecek. Gerilimin karşılıklı olarak tırmandırılması küresel ölçüde hisse senetlerinde bir düzeltme hareketine neden olabilir.

YUKARI