betgram betgram setrabet setrabet interbahis

betpas mariobet 1xbet

istanbul escort

Bugun...

Küresel risk iştahı gücünü koruyor

 Tarih: 01-01-2020 23:06:00
Onurcan Bal

Geçen haftalarda ABD ve Çin’in birinci faz ticaret anlaşmasına varması ve tarifelerinin düşürüleceğinin açıklanması küresel risk iştahını destekleyen önemli bir gelişme oldu. Küresel piyasalarda ekim ayından itibaren ticaret anlaşmasına ilişkin olumlu beklentilerle pozitif bir seyir gözlenirken, ticaret anlaşmasına varılması olumlu seyrin korunmasına katkı sağladı. Çinli şirketlerin Ocak ayında ABD ve Çin arasında imzalanacağı belirtilen kısmi ticaret anlaşması kapsamında soya fasulyesi alımlarına devam edeceği öngörülüyor. Bu taraftaki görünüm küresel ölçüde hisse senedi piyasalarındaki iyimserliğin korunmasını sağlıyor. Yeni yılla birlikte izleyeceğimiz önemli bir başlık da Brexit süreci olacak. 20 Aralık Cuma günü Avam Kamarası'nda oylamaya sunulan Brexit yasa tasarısı 234'e karşı 358 oyla kabul edilerek ilk engeli aşmış oldu. Brexit yasa tasarısı Avam Kamarası'nda bir süre daha değişikliğe açık olarak bekletildikten sonra Lordlar Kamarası'na gönderilecek. Vekiller Noel tatilinden döndükten sonra 7, 8 ve 9 Ocak'ta onayladıkları yasa tasarısı üzerindeki değişiklik tekliflerini görüşecek.

Küresel risk iştahının ve hisse piyasalarındaki kazanımların korunmasına karşın, geçen hafta Noel tatili nedeniyle piyasalarda sakin bir seyir etkili oldu. Bu sakin seyrin yeni yıl tatilin bitmesine kadar devam etme olasılığını yüksek görüyoruz. Gerek Borsa İstanbul’da gerekse küresel ölçüde hisse senetleri endekslerinde yılsonuna doğru yaşanan yükselişler dikkat çekti. Yurt dışında başta ABD olmak üzere endeksler tarihi zirvelerini yeniledi. İçeride ise yıl içi zirvelerini gören BIST 100 Endeksi tarihi zirvelerini henüz geçememiş olsa da Borsa İstanbul’un alt endekslerinin bazılarında tarihi zirveler bu dönemde görüldü.

Yurt içinde siyasi ve jeopolitik gelişmeler önemini koruyor

Geçtiğimiz hafta ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Senato’ya bir mektup yollayarak Türkiye’ye yönelik olası yaptırım kararlarına itiraz ettiği ortaya çıktı. Türkiye’ye Rusya’dan S-400 satın alması ve Suriye harekâtı sebebiyle yaptırım uygulanmasını öngören tasarı 11 Aralık’ta Senato Dış İlişkiler Komisyonu’nda kabul edilmiş, Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul yaptırımların Türkiye’yi Rusya’ya daha da yaklaştıracağı uyarısıyla düzenlemeye karşı çıkmıştı. ABD'de Başkan Donald Trump yönetiminin geçen günlerde Senato komisyonunda kabul edilen Türkiye’ye yaptırım tasarısında itiraz ettiği noktaları gösteren bir bilgi notu ABD basınında yer aldı. Dışişleri Bakanlığı’ndan Kongre’ye gönderilen bilgi notunda yönetimin yaptırım tasarısına itirazı ayrıntılı şekilde gerekçelendirildi. Bilgi notunda Trump yönetiminin, Türkiye’ye S-400 füze savunma sisteminden vazgeçmedikçe F-35 ve F-16 savaş uçaklarının ve parçalarının sevkiyatını yasaklayan, bazı silahların sevkiyatına sınırlama getiren, CAATSA’nın uygulanmasını öngören (Amerika’nın Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası) ve Halkbank’a yönelik yaptırım da içeren tasarının hangi maddelerine hangi gerekçelerle karşı çıktığı anlatılıyor.

Jeopolitik riskler yeniden artışa geçebilir

Türkiye ile Libya arasında güvenlik ve askeri iş birliği mutabakat muhtırasının onaylanmasına ilişkin kanun teklifi 21 Aralık 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Yurt dışından mutabakat ile ilgili farklı açıklamalar gelirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Meclis açıldığında ilk iş olarak Libya'ya asker gönderme tezkeresini sunacaklarını belirterek "8-9 Ocak'ta Meclis'ten tezkereyi geçirip, davete icabet edeceğiz." dedi. Reutershaber ajansı, Libya Mutabakat Hükümeti'nin resmi olarak Türkiye'den askeri yardım talep etiğini duyurdu. Türkiye'nin Libya Özel Temsilcisi Emrullah İşler ise yaptığı açıklamada, "361 yıl ortak geçmişimiz olan Libya’nın Meşru hükümetinden gelen davete Türkiye olarak olumlu cevap vereceğiz" ifadelerini kullandı. Diğer taraftan da Suriye’nin İdlib bölgesinde son günlerde Suriye rejiminin saldırıları artarken, bölgedeki gelişmeler önemini koruyor. Bölgedeki tansiyon artış kaydederken, olası bir göç dalgasının başlamasından endişe ediliyor. Gerek Libya’da gerekse İdlib’de Rusya ile karşı saflarda konumlanılmış olması ve son günlerde bu bölgelerdeki tansiyonun artıyor olması dikkat çekiyor. İlerleyen günlerde TL varlıklardaki fiyatlamada jeopolitik risklerin yeniden ön plana çıkma ihtimalini göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyoruz.

YUKARI