relaxbahis relaxbahis relaxbahis relaxbahis

betgram betgram

istanbul escort

interbahis

betpas mariobet 1xbet

bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort antalya escort alanya escort bayan istanbul escort escort istanbul şişli escort beylikduzu escort kadıköy escort sakarya escort escort sakarya izmit escort diyarbakır escort bodrum escort escort bodrum gaziantep escort porno indir porno porno sex türbanlı porno porno izle hd porno porn porno seks sikiş izle seks izle
canlı bahis bahis siteleri kaçak bahis
Bugun...

Piyasalar denge arayışında

 Tarih: 22-07-2020 12:10:00
Onurcan Bal

Haziran ayının ikinci yarısından itibaren vaka sayılarında yaşanan artış, ikinci dalga endişelerini gündemde tutmaya devam ediyor. Haziran ortasından bu yana artan vaka sayıları ile birlikte ABD, İngiltere, Çin gibi bazı ülkelerin belirli bölgelerinde kısıtlamaların yeniden gündeme gelmesi piyasalarda zaman zaman endişeye neden oluyor. Vakalardaki artışa bağlı olarak son zamanlarda ekonomilerde gözlenen toparlanmaya ilişkin belirsizlik ve korkular da artış kaydediyor. Tüm bu gelişmeler mayıs ayından itibaren artış kaydeden risk iştahını baskılarken, zaman zaman riskli varlıklarda satışa neden oluyor. Önceki haftalarda da ifade ettiğimiz gibi piyasalar olası bir ikinci dalganın ekonomilerde sebep olabileceği yeni bir ekonomik kapanma olasılığını hiçbir şekilde fiyatlara dahil etmiyor. Bu nedenle salgının seyri hızlanacak ve ekonomilerde kısmi kapanmalar artmaya başlayacak olursa bambaşka bir tablo ile karşı karşıya kalabiliriz. Bu nedenle salgının seyri ve virüse karşı gündeme gelen aşı ve ilaç çalışmaları gündemin ilk sırasını işgal etmeye devam ediyor. ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz hafta içinde aşı ile ilgili harika haberler var açıklaması pozitif bir gelişme olsa da piyasadaki inandırıcılığı ve etkisi sınırlı kaldı.

 

ABD - Çin gerilimi yeniden tırmanıyor

 

Ekonomik verilerdeki toparlanmanın devam etmesi piyasaları destekleyecek en önemli katalizör olmaya devam ediyor. Bununa birlikte küreselde açıklanmaya başlayan ve bizde de yakın bir zamanda görmeye başlayacağımız ikinci çeyrek finansalları fiyatlamada ön plana çıkabilir. Özellikle son aylarda sıkça üzerinde durulan ve mali verilerden bağımsız fiyatlamaların olduğu küçük ve orta ölçekli şirketlerde bu dönemde sert hareketler görülebilir. Tüm bu gelişmelere ek olarak son dönemde fiyatlamalar üzerinde anlamlı bir etkisi olmasa da ABD – Çin ilişkilerinin seyri de takip edilmesi gereken diğer bir konu. ABD’de kasım ayında yapılacak seçimlere yaklaştıkça ABD Başkanı Trump’ın gerek Çin gerekse diğer konularda vereceği mesajlar ve izleyeceği tutum da önem kazanıyor. Salgın nedeniyle küresel ekonomilerin zor bir dönemden geçtiği bu konjonktürde, ABD – Çin arasındaki rekabetin artış kaydettiği görülürken, atılacak hamlelere bağlı olarak gerilimin artış kaydetmesi piyasalar açısından aşağı yönlü risk oluşturacaktır. Geçtiğimiz hafta Trump yönetimi Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki yayılmacı iddialarını reddederek, geçmişte bu gibi konulardaki tarafsız tutumunu bir kenara bıraktı. Bu gelişme ABD ve Çin arasında zaten yüksek olan gerginliğin artması için yeni bir cephe oluşturdu. ABD Dışişleri Bakanı Michael Pompeo, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, "Açıkça belirtiyoruz ki; Pekin'in Güney Çin Denizi'nin büyük kısmındaki kıyı kaynaklarına ilişkin iddiaları ve bunları kontrol etmeye yönelik kampanyası tamamen yasa dışıdır" dedi. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hua Chunying, Pekin'de düzenlediği günlük basın toplantısında, ABD’li senatörler Marco Rubio ve Ted Cruz ve Temsilciler Meclisi üyeleri Chris Smith ve Sam Brownback'e yaptırım uygulayacaklarını açıkladı. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hua Chunying, ABD'li dört yetkiliye karşı açıklanan yaptırımların hafta başı başlayacağını söyledi. ABD yönetimi, Çin yönetiminin Sincan Uygur Özerk Bölgesindeki insan hakları ihlallerine "materyal sağladığını" iddia ettiği Çinli teknoloji firması Huawei'nin bazı çalışanlarına, vize kısıtlaması getirdi. Başta da bahsettiğimiz üzere şuana kadar piyasalar bu gerilimleri fiyatlamada çok istekli olmasalar da gelişmeleri yakından izlemekte fayda var.

 

Yeni haftanın gündemi…

 

Önümüzdeki günlerde vaka sayılarının seyri ile salgın kaynaklı gelişme ve haber akışları yakından izlenmeye devam edilecektir. Ekonomik verilerdeki toparlanmanın devam etmesi piyasaları destekleyecek en önemli katalizör olacakken, ikinci dalga endişelerinin artış kaydetmesi de satış baskısının derinleşmesine yol açabilecektir. Yeni haftada yurt içinde tüketici güven endeksi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararı ve S&P kredi ve not değerlendirmesi; Avrupa’da cari denge, tüketici güven endeksi ile önce PMI rakamları; ABD’de mevcut konut satışları, haftalık işsizlik başvuruları, öncü PMI rakamları ve yeni konut satışları takip edilecektir. Yurt içinde TCMB faiz kararı ile S&P değerlendirmesi, yurt dışında ise öncü PMI rakamları haftanın öne çıkan veri akışlarını oluşturmaktadır. TCMB, haziran ayındaki PPK toplantısında 25 baz puanlık faiz indirim beklentilerine karşılık faizlerde değişikliğe gitmeyerek fonlama faizini %8,25 olarak korumuştu. Yılsonu enflasyon beklentileri bir süredir tek haneli seviyelerde çıpalanıyor olsa da, maliyet yönlü unsurlar nedeniyle farklı vadelerdeki enflasyon beklentilerinde karışık bir görünüm oluşmaya başladığı görülmektedir. Yıllık enflasyonun yıl ortası itibariyle tek haneli seviyelere gerileyip yılın geri kalanında bu seviyelerdeki seyrini sürdüreceği yönündeki beklentimizi korumaya devam ediyoruz. Ancak enflasyon tarafında son dönemde yukarı yönlü görülen sürprizler ve faiz indirimi konusunda aşağı yönlü sınırlı manevra alanını nedeniyle TCMB’nin bu toplantıda faiz oranlarında değişikliğe gitmemesi oldukça muhtemel. Piyasadaki konsensus beklentilerde bu toplantıda faiz oranlarında değişikliğe gidilmemesi yönünde şekilleniyor. Son olarak 24 Temmuz Cuma günü yurt içi piyasaların kapanışının ardından S&P’nin Türkiye kredi ve not değerlendirmesi açıklanacak.

YUKARI