relaxbahis relaxbahis relaxbahis relaxbahis

betgram betgram

istanbul escort

interbahis

betpas mariobet 1xbet

bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort antalya escort alanya escort bayan istanbul escort escort istanbul şişli escort beylikduzu escort kadıköy escort sakarya escort escort sakarya izmit escort diyarbakır escort bodrum escort escort bodrum gaziantep escort porno indir porno porno sex türbanlı porno porno izle hd porno porn porno seks sikiş izle seks izle
canlı bahis bahis siteleri kaçak bahis
Bugun...

Yeni ayda da gündem maddesi salgın olmaya devam edecek

 Tarih: 04-05-2020 17:28:00  -   Güncelleme: 06-05-2020 10:52:00
Onurcan Bal

Çin'de 2019'un sonlarında ortaya çıkmasının ardından dünya geneline yayılan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ve ardından yaşanan gelişmeler, mayıs ayında da en önemli gündem maddesi olmayı sürdürecektir. Salgına yönelik endişeler ve resesyon korkuları nedeniyle küresel risk iştahı ve piyasalar, şubat ayından mart ayının son haftasına kadar baskı altında kaldı. Bununla birlikte hem merkez bankaları hem de hükümetlerden ekonomileri desteklemeye yönelik atılan güçlü adımlar, salgının yayılma hızında görülen yavaşlamaya bağlı olarak artan iyimser beklentiler ve salgın nedeniyle alınan tedbirlerin gevşetileceği açıklamaları nisan ayında risk iştahını ve piyasalardaki toparlanmayı destekledi. Nisan ayında özellikle küresel hisse piyasalarında pozitif bir seyir izlenirken, şubat ayından itibaren oluşan kayıplar belirli ölçüde geri alındı. Mayıs ayı içerisinde başta Avrupa ve ABD’de tedbirlerin kademeli olarak gevşetilmesi ve ekonomik faaliyetlerin tekrar başlaması piyasaların takip edeceği öncelikli konu olacaktır. Konu ile ilgili olumlu gelişmeler risk iştahını desteklemeye devam edecektir. Ancak bu tarafta tedbirlerin gevşetilmesine bağlı olarak salgında ikinci bir dalga yaşanıp yaşanmayacağı da kritik bir önemde olacaktır. Virüse yönelik ilaç geliştirme ve aşı çalışmaları da izlenmesi gereken bir diğer önemli konudur. Tüm bunlara ek olarak salgının kaynağı üzerinden yaşanan tartışmalarla gerilen ABD – Çin ilişkileri ve bu konudaki gelişmeler de yakından izlenecektir.  Salgına ilişkin gelişmelerin önemini koruduğu bu konjonktürde, volatilitenin yüksek seyrini korumaya devam edebileceği ve haber akışlarına bağlı olarak piyasalarda dalgalı bir seyir izlenebileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Son olarak salgının küresel çapta ekonomiler üzerindeki etkisinin anlaşılabilmesi açısından mayıs ayı içerisinde açıklanacak ekonomik veriler de piyasalar açısından kritik önemde olacaktır. Teşvik ve destek paketleri açıklamalarını, faiz indirimlerini geride bırakan piyasalarda bu sefer veri fiyatlamaları ön plana çıkabilir. Bununla birlikte gerek Türkiye’de gerekse global ölçekte devam eden şirketlerin ilk çeyrek finansallarını ve devamında ileriye dönük projeksiyonlarını açıklaması da piyasalarda hareketliliği artırabilir.

 

ABD-Çin gerilimi yeniden tırmanabilir

 

Cuma günü Türkiye dahil birçok Asya ülkesi tatilde iken ABD’de hisse senetleri endekslerinde sert düşüşler görüldü. Bu düşüşte salgının ABD’deki yükselişi ve bu sürece dair yaşanan tepkilerin yanında, ABD Başkanı Donald Trump’ın hafta içinde COVID-19'un Çin'in Vuhan kentindeki bir laboratuvardan çıktığına ilişkin kanıtları gördüğünü ancak detay paylaşamayacağını söylemesi de etkili oldu. Trump ayrıca ülkenin Çin'den gerçekleştirdiği ithalata yönelik yeni gümrük vergileri getirebileceğini ifade etti. Yapılan bu açıklama ABD ile Çin arasındaki ticari gerginliğin yeniden alevlenebileceğine dair endişeleri artırdı. Bu açıklamaların yanında Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi Fransa ve geçici üyelerinden Tunus tarafından hazırlanan Kovid-19 karar tasarısı da ABD ve Çin arasında yaşanan gerginlik yüzünden BM Güvenlik Konseyi’ni kilitledi. Trump, Çin'i kendisini 3 Kasım'daki seçimleri kaybettirmeye çalışmakla da suçlarken, Çin Trump yönetimini salgına karşı iyi hazırlanmamak ve Çin'i iç siyasete malzeme yapmakla suçladı. Yaşanan tartışmaların ardından sunulan tasarı askıda kalırken, ilerleyen günlerde bu konunun siyaset ve ekonomi gündemini daha fazla meşgul edeceğini de göstermiş oldu.

 

YUKARI