relaxbahis relaxbahis relaxbahis relaxbahis

betgram betgram

istanbul escort

interbahis

betpas mariobet 1xbet

bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort antalya escort alanya escort bayan istanbul escort escort istanbul şişli escort beylikduzu escort kadıköy escort sakarya escort escort sakarya izmit escort diyarbakır escort bodrum escort escort bodrum gaziantep escort porno indir porno porno sex türbanlı porno porno izle hd porno porn porno seks sikiş izle seks izle
canlı bahis bahis siteleri kaçak bahis
Bugun...

Gelecek sapanın sapında

 Tarih: 22-07-2020 12:03:00
Özkan İrman

Küçükken sapanım elimden hiç düşmezdi. Sapanımın mermisi taştan ziyade ağaç dibine dökülmüş çürük çarık yeşil zeytinler olurdu. Attığımı vururdum. Birçok arkadaşım da aynıydı. Avucumuzdaki zeytini sapana takıp, çekip hedefi vurmamız arasındaki zaman çok kısaydı.

Çokça izlediğimiz kovboy filmlerinin benzeri bir film seti gibiydi mahalle. Birbirimize atmazdık ama sınırları zorlardık. Vurmak kolaydı amaç vurmamaktı. Ağacın arkasında gizlenmiş arkadaşın bir soluna, bir sağına ve bazen de pabucuna. Yerden toz kalktı mı o büyük zevkti işte. Tıpkı kovboy filmlerindeki gibi…

Bir yaz üç aylığına Burgaz’a kampa gitmiştik. Mahalleye döndüğümde artık hiçbir hedefi vuramaz olmuştum. Kendimi tanıyamıyordum. Sapanın sapı kayıyor, mermiler elimden düşüyordu. Hatta çocuklar arasında alay konusu bile olmuştum.

Başarı süreklilik istiyordu. Bunu çocukken sapan nişancılığında öğrenmiştim.

İş hayatının da bu durumdan hiçbir farkı yok.

Şimdi kendimi aynı üç ay sonra kamptan dönen o çocuk gibi görüyorum.

Yeniden normalleşme sürecine geçtiğimizde vida sıkan işçi, fırça sallayan boyacı, tişört katlayan paketlemeci, çay taşıyan garson ve daha nice emekçi işinde bir süre zorlanacak. Bu zorlanmanın büyük yük getireceği yadsınamaz bir gerçektir.

Normal şartlar altında pandemi öncesi siparişi olan, zaten kar elde eden bir kurum hangi ölçekte olursa olsun bu açığı birkaç gün içinde kapatır. Ve her şey üretim, sunum ve uygulama açısından normale döner.

Ancak pandemi sürecinde işletmeler açısından karşılaşılacak en büyük sorun tüketici alışkanlıklarının değişmesidir. Artık birçok sektörün tüketicisi aynı değil. Değişti. Başkalaştı. Örneğin daha önce marketten aldığı bir ürünü artık online alışveriş sitesinden alacak çok insan var. Çünkü siparişi eline gelmiş, deneyimlemiş, memnun kalmış ve kolay olmuştur. Yine işletme açısından aynı mal ve benzerlerini tekrar rafa koyup beklemek bir süreliğine normal olabilir ancak gözlem sonrası o maldan, belki de komple o satış biçiminden çıkmak hayati önem taşıyacaktır.

İkinci büyük tehlike ise rehavettir. Pandemi süresince ortaya çıkan ölümler, kayıplar, hastalık haberleri birçok işvereni, “Sağlık gibisi yokmuş! Bir tekne alayım, bir karavan alayım, bir daha mı geleceğim bu dünyaya, çalıştığımız kadar çalıştık,” duygusuna soktu, farkındayım. İşte en tehlikelisi de budur. Bu gevşeme yürüyen borcu, yürüyen alacağı, çalışan pazarlamayı zora sokar. Her dinamiği bozar. Rehavetten sonra çıkan dert ise pandemi sürecini bile aratır ne yazık ki ve asla bir daha geriye dönüş olmaz.

Hazıra dağ dayanmaz atasözü her devire, her döneme, her iş koşuluna ve işe uyan bir sözdür. Öncelikle kabul edilmesi gereken en önemli konu artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacağı gerçeğidir. Dünkü bildiğimiz hazırların bugüne hiç faydası olamayacak maalesef. O hazır parada olsa, mal da olsa fark etmez, bir müddet sonra işe yaramayacaktır.

Öte yandan bu süreçte öne çıkan sektörler oldu. Herkesten çok cirolar yapıldı ve iştahları kabarttı. Yapılacak en büyük hata ise bu sektörlerden birine iyi etüt etmeden balıklama girmek olacaktır. Bir sektöre ne kadar çok oyuncu girerse pasta o kadar bölünür. Ekonominin temel kuralıdır;  arz fazla ise fiyat ve dolayısıyla kar düşer. Herkesin şimdilik temkinli olarak bildiği işi başkalaştırarak, uyumsallaştırarak sürdürmesinde fayda vardır.

Ne yaparsak yapalım hep dönüp dolaşıp geleceğimiz nokta müşteri odaklılıktır ki her zaman doğru sonuç verir. Müşteri tercihleri doğrultusunda hedefi vuranlar yeni dönemin ayakta kalanları ve yıldızları olacaktır.

Evet, herkes zor günler yaşadı. En zorunu da işletme sahipleri yaşadı, yaşıyor, yaşayacak. Ancak bu zorluğu kötüye kullanmamak, eskisinden daha aşkla, oluşan yeni koşullara hızlıca ayak uydurmak basiretli, işinin başında, işine odaklı iş insanlarının işidir.  Her işletmenin şu anda her zamandan daha fazla isabetli atış yapan yani inisiyatif alarak, hızlı karar alıp uygulayan “işletmecilere”,  Ceo’lara, genel müdürlere ve üst düzey yöneticilere ihtiyacı var. Gelecek bu süreçten iyi niyetle çıkan iş insanlarının olacaktır.  İtibar bitmeyen servettir ve piyasalar samimiyeti de, samimiyetsizliği de hemen algılayıp, notunu verir.

Umutla, tutkuyla...

Ve en önemlisi sevgiyle, hep işimize, hep işimize...

Kendimizden çok gelecek kuşaklar, çocuklarımız için, atasözlerimize ve sapanımıza dört elle sarılarak çalışmaya devam...

 

("Gelecek Sapanın Sapında" yazım ayrıca katkı koymaktan mutluluk duyduğum, Ceres Yayınları tarafından hazırlanan ''Yeni Normalde Satışın Şifreleri: Corona Sonrası Satış Dünyasının Değişen Dinamikleri'' isimli kitapta da yer aldı. Faydalanmak isteyenler için kitap Google'da ücretsiz olarak paylaşıma açıldı.)

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI