relaxbahis relaxbahis relaxbahis relaxbahis

betgram betgram

istanbul escort

interbahis

betpas mariobet 1xbet

bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort antalya escort alanya escort bayan istanbul escort escort istanbul şişli escort beylikduzu escort kadıköy escort sakarya escort escort sakarya izmit escort diyarbakır escort bodrum escort escort bodrum gaziantep escort porno indir porno porno sex türbanlı porno porno izle hd porno porn porno seks sikiş izle seks izle
canlı bahis bahis siteleri kaçak bahis
Bugun...

Karikatür denememe dair yeniden

 Tarih: 10-12-2019 00:20:00
Özkan İrman

Sevgili Hocam Kemal İmer’e sevgiyle…

Bir gün, sanıyorum mekanik dersiydi. Hocanın karikatürünü çizdim ve yakalandım. Karikatür abartma sanatıdır bilirsiniz. Paçaları biraz kısaydı ben abarttım, adem elması biraz çıkıktı ben iyice çıkarttım, burnu biraz eğriydi iyice eğrilttim… Kelimeleri büküyordu ve ben baloncuğun içine iyice büktüm. Beni aldı Kemal İmer’in yanına götürdü. O müdür yardımcısıydı.

Kendinden emin masaya karikatürü koydu ve dedi ki; “Bu terbiyesiz herifi disipline vermek istiyorum, en ağır şekilde cezalandırılsın. Bir öğretmenle dalga geçmenin ne demek olduğunu herkes görsün.”

Kemal Hoca karikatüre baktı, gözlerinin bebeklerinin içiyle güldü. O kadar benzemişti ki karikatür ancak bıyıklarının altına o gülümseme yansımadı.

Basit bir tebessümle Âdem Elması’na dedi ki; “Hocam burası aynı zamanda bir eğitim yeri. Biz sanatçı ruhlu bir öğrenciyi bırakınız cezalandırmayı ödüllendirmeliyiz.” 

Ve bana döndü:

“Özkan, benim dersim size ne zaman?”

“Yarın hocam.”

“O zaman yarın ders boyu hem dersi dinleyeceksin, hem de benim karikatürümü çizeceksin. Bitince kalemi kâğıdı bırak, ben anlar gelir bakarım.”

Kemal Hoca’nın yanına götürülürken açık bir pencere bulsam kendimi aşağı atacaktım. Çok korkmuştum, çünkü bu gibi durumlarda genellikle veliler çağırılırdı. Babam çok sert mizaçlı bir insandı, beni sorun olursa hep okuldan almakla tehdit ederdi… 

Şimdi yaşama sevinciyle doluydum. Suçluluk duygumun yerini gurur almıştı. Demek ben yanlış bir şey yapmamıştım.

Kemal Hoca gelmeden kâğıdı, kalemi, silgiyi hazırlamıştım. Ama ne çizeceğimi bilmiyordum, çok heyecanlıydım…

Hemen başladım, bir kaç kez sildim. Kemal Hoca’nın da abartılacak çok yönü vardı ama abartamıyordum. Onu daha çok bir resim gibi çizmiştim. Kalemi bıraktım. Kemal Hoca hece veznini anlata anlata yanıma geldi, kâğıdı eline aldı, kısacık baktı. Camın önüne gitti, yüzünü cama döndü. Uludağ eteklerinde kar vardı. Susuyordu ve sanıyorum ağlıyordu.

Ben onun hiçbir şeyini abartamamıştım. Yalınca, takım elbisesine varana kadar çizmiştim ve arkasına iki melek kanadı kondurmuştum. Çünkü o benim için bir melekti.

***

Yıllar sonu onu bir gün pazarda gördüm. Arkasından yanaştım. Kulağının dibinde;

“En ağır saldırılarda

Bana mısın demem de

Sevecen bir bakışla kırılırım

Mahçupluğuma aldanıp

Albenini serme öyle

Ayıp mayıp dinlemem sarılırım

Kar suları gibi boz bulanık aksam da

Sevdanın düzlüğünde durulurum” dedim.

Bu onun şiiriydi. Ben artık o liseli çocuk değildim tanıması zordu. Kendimi tanıttım, hatırladı.

***

Yıllar sonra telefonum çaldı. Telefondaki ses titriyordu. Kemal Hoca bu anıma yer verdiğim  denememi bloğumdan tesadüfen okumuş ve aramıştı. İkimiz de konuşamıyorduk, ağlıyorduk. Kendimize geldiğimizde ben o şiiri yine okudum. O da yine o titrek sesle, “Hayatımda ne yaptığımı sorguluyordum. Şimdi anlıyorum ki iz bırakmışım, iz bırakmışım” dedi. Şimdi hıçkırıklara boğulma sırası bendeydi.

Bu hikâyeyi gençlerle söyleşilerimde mutlaka anlatırım. Sayısız kez anlatmama rağmen yine duygulanır, anlatırken yine ağlarım.

Mekanik hocasının ismini hiç hatırlamıyorum. Kemal İmer’i hiç unutmadım, hiç unutturmadım. Her sunumumda, onu gıyabında tüm örnek olmuş öğretmenler adına alkışlattırırım.

Yine burada onu ayakta alkışlıyorum. Niye biliyor musunuz? Sunumlarımda da söylediğim gibi, “Bugün buradaysam Kemal İmer sayesindedir.”

Tüm Kemal hocalara selam olsun.

 

 

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI