Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      107,46
      % -0,9
      BIST
    • DOLAR
      3,71
      % 1,23
      Dolar
    • EURO
      4,37
      % 0,92
      Euro
    • ALTIN
      152,28
      % -0,43
      Altın


Özkan İrman


Facebookta Paylaş









Palavra mı palabra mı?
Tarih: 29-06-2017 01:34:00 Güncelleme: 29-06-2017 01:34:00


Arda Turan’ın milli takımdan kovulması haberleri, üzerine yazılan bir sürü köşe yazısı, toz ve duman arasında bu sabah, Cristiano Ronaldo’nun belgeseline denk geliyorum. Daha önce seyretmiş olmama rağmen izlemekten kendimi alamıyorum. Belgeselin tamamında bu kez aklımda hep Arda Turan var.

Arda ve Ronaldo’yu karşılaştırmaktan öte, “Nasıl başarılı olunur? Nasıl başarısız olunur?” mukayesesini yapmak isterim bu iki sporcu gerçeğinde.

Ronaldo futbolcudan önce bir atlettir. Yani yeteneğinin yetmeyeceğini bilen, her maçın farklı olduğunu anlayan, geçmiş başarılarının üstüne yatmayan ve hep üstüne koymak isteyen bir motivasyonla yaşıyor. Başarıya hep aç. En önemlisi hazmetmiş.

Arda bu ülkenin çocuğu; en büyük hastalığımız olan “ben oldum”a yakalanmış. İstediği kadar öyle değil dese de “ben oldum” her tavrına sinmiş. Maça çıkarken, adım yeter havasında.

Ronaldo alkolik bir babanın oğludur. Basın onun da başının belası. O da fakirlikten geliyor.

Ronaldo’yu yöneten profesyonel bir menajeri var. Her adımını onunla atıyor, onu dinliyor. Ve adam da Allah’ı var işinin hakkını veriyor. Arda’nın da vardır bir adamı da, onu kim dinler?

Şeytan lakaplı Rıdvan Dilmen ben iddia ediyorum en az Lionel Messi kadar yetenekli biriydi. Ama buralıydı, çok şöhretliydi, çalışmasına ve idmana ihtiyacı yoktu. Şöhretinin zirvesinde olduğu günlerden bir gün Osmanbey’de Rıdvan’ı gördüm. Hava jilet gibi soğuktu. Üstünde incecik bir gömlek dışında bir şey yokken bende palto ve atkı vardı herkes gibi. Onun saçları sucuk gibi ıslaktı. Kolunda çok güzel bir bayan salına salına yürüyordu. Bir-iki gün sonra Rıdvan’ın zatürre başlangıcıyla hastaneye yattığını okudum gazetede. Önce Rıdvan’ı biyonik adam sanmıştım. Sonra “ulan bu da insanmış benim gibi” dedim. Futbolu vakitsiz bıraktığı için üzülmüştüm. Ama az idman ve çok gece hayatı sporcuyu mahvediyordu. Sergen için de aynı şeyi söyleyebilirim. Zaten o kendini stand up tadında anlatıyor, benim Sergen’i anlatmama lüzum yok.

Belgeseli izlerken hep içim acıyarak seyrettim. Yurtdışında benim dönemime denk gelen Tugay ve Alpay gerçeği vardır. Bu iki futbolcu da disiplinli sporculardı. Uzun süre Avrupa’da top koşturdular. Ama onlar Sergen ve Arda gibi yıldız futbolcular değillerdi. Bizim yıldızlarımız şöhreti hiç kaldıramadı ve hep kaydı. Arda da kaydı kayacak.

Bir bayi toplantısında Arda Turan’la bir araya geldik. Tek tek komplekssizce bütün masaları gezdi. Son derece samimiyetle herkesle konuştu ve fotoğraf çektirdi. İyi bir insan olduğuna kalıbımı basarım.

Şöhretli bir insan öncelikle kendisinin bir ürün olduğunu, imajının mutlaka iyi yönetilmesi gerektiğini bilmek zorundadır. Bizim gibi şeref, onur, haysiyet gibi sözcüklerin sıfat olduğundaki haliyle, gerçek olduğu hali arasındaki uçurumun çok olduğu ülkelerde imaj yönetiminden bahsetmek gerçekten saflık olur. Bizim yetenekli sporcumuz imajını, geleceğini düşünmez gider yetmiş yaşındaki gazetecinin boğazını sıkar ve küfürü basar. Haklı bile olsa haksız olur.

Ronaldo Belgesel’ini orijinal alt yazılı izlediğim için kulağıma en çok gelen yabancı sözcük, çok tanıdık olduğu için “palabra” sözcüğü oldu. İspanyolca’da “laf, söz” anlamına gelen palabra bizde genellikle argoda “yalan” anlamında kullanılan “palavra”ya benzer.

Şöhret iyi yönetilmediğinde çok kısa zamanda bir palavraya dönüşüyor ne yazık ki. Şöhretin kısa süren ışıltılı hayatının geçici olduğunu bilenler “yalan dünya” demişler. Gelir, geçer. Ama iyi yönetildiğinde gelip geçmiyor. Bir ömür boyu sürüyor.

Bizde de ömür boyu şöhretini yöneten insanlar var. Bunlardan bir tanesi de Ajda Pekkan. Onun en çok sevdiğim şarkılarından biri de, kendi şöhreti kadar şöhreti bitmeyen “Palavra” şarkısıdır:

………………

-Sen bana aşk şarkıları çalan

-Gül kokuları getiren ılık rüzgârlar gibi

Belki tatlı tatlı bu yalanlar

-Bir dakika seni anlamıyorum

Gül kokan rüzgârla nasıl geçermiş gelecek yıllar

Yere iner mi gökteki yıldızlar

Dinleyemem bunlar hep boş laflar

Aşk bitince sözler neye yarar

-İnan bana ne olur

Palavra palavra palavra

…………………

Bu şarkı eskimez.

Peki ben Arda’nın yerinde olsaydım ne yapardım? Ya da siz olsaydınız ne yapardınız?

Haksızlığa uğradığınızı düşünüyorsunuz, hakkınızda yalan haber yapılmış ve milli maçta bütün seyirci sizi top ayağınıza değdiğinde ıslıklamış, yuhlamış. Ama yine de milli takımdasınız ve maça gidiyorsunuz. Ne yapmam lazım, ne yapmanız lazım, Arda’nın ne yapması lazım?

Ben olsam yanına giderdim. “Beyefendi yazdığınız haber doğru değildi. Bakın sonucunda başım ne kadar ağrıdı, olan da asıl milli takıma oluyor. Bir akşam bir yemek yiyelim ben size doğrusunu anlatayım” derdim.

Peki böyle mi yapardım, yapsaydım faydası olur muydu? Öyle yapmazdım ve biliyorum mesleğini palavraya oturtana faydası da olmaz derdim. Ben en güzel cevabı Ronaldo gibi yaparak verirdim. Ödüller alarak, kupalar kaldırarak, başarılar kazanarak. Çünkü ben Arda’yım. Bu palavra değil. Benim Ronaldo’dan hiç bir eksiğim yok derdim. Çok çalışırdım.

Belgeselde görüyorum. Ronaldo da bir insan… Onun da çok kaygıları var. Ama yılmıyor, yıkılmıyor ve hep çalışıyor.

Ve Ronaldo biliyor. Bu sene yüz gol atsa da, altın ayakkabıyı alsa da seneye yine başarmak zorunda, zirvede kalmalı, başarmalı…

Almanya-Portekiz maçında dört gol yiyor Ronaldo’nun takımı. Ronaldo sakat sakat oynuyor. Takımını futbol hayatını riske atarak yalnız bırakmıyor. Ama seyirci bunu dinler mi? Havaalanında bir kadın ağzına geleni söylüyor. Takımın için bir şey yapmadın diye haykırıyor suratına. Ama o başını eğip taksiye binip gidiyor, kadına sataşmıyor. Kadının söylediği palavralara tek palabra etmiyor.

Arda basın toplantısı yaptı. “Pişman değilim,” dedi.

“Büyük lokma ye, büyük söz söyleme” derler atalarımız.

“Pişman değilim” bence İspanyolca’da büyük palabra, Türkçe’de de büyük bir palavradır.

Bunun büyük bir PALAVRA olduğunu anladığı gün Arda büyük bir adam olur.

Büyük bir futbolcu olmasa da olur.

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Porsche kompakt SUV Macan
    Porsche kompakt SUV Macan
  • EGD Ödül Töreni 2017
    EGD Ödül Töreni 2017
  • Atatürk
    Atatürk
  • Fantastik
    Fantastik
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • Bebişler
    Bebişler
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Osmanlı
    Osmanlı
VİDEO GALERİ
YUKARI