Bigadiç escort Gördes escort Germencik escort Köyceğiz escort Ekinözü escort Çayıralan escort Kapaklı escort Şarkikaraağaç escort İscehisar escort Görele escort Eceabat escort Of escort Aydın escort Atakum escort Artuklu escort Antalya mutlu son

betgram betgram setrabet setrabet interbahis

interbahis perabet asyabahis piabet
betpas mariobet 1xbet

istanbul escort

Bugun...

Sen Anadolu anası

 Tarih: 14-01-2020 14:30:00
Özkan İrman

Kayınvalidemden önce tanıdığım ilk Ege kadınıydın SEN Ayşe Teyze. Her kiracının ev sahibine kızdığı kadar kızardım sana. Bir öğrenci için kolay değildi gelen havalenin üçte ikisini kiraya vermek.

 

  670 metre rakımlı Muğla’nın taş evleri kış soğuğunu olduğu gibi içeri alırdı. Evde kalın perdeler varsa pencerelerden gelen soğuk bir nebze de olsa kırılırdı. Perdeyle pencere arkasında kalan soğuk sanırım şimdinin buzdolabı soğuğundan daha fazlaydı. O yıllarda, ısıcam adıyla bilinen çift cam olmadığı için, lastik fitil yerine cam macunu kullanılırdı. Akşamları soba yandı mı odada, soğuk tutulması gereken şeyleri pencere ile perde arasına koyardık.

 

Bursa Hamzabey mahallesindeki baba evinde pencere önünde akşamdan unutulmuş bakır sürahi içindeki suyun donmasını hiç unutmam. Bunda pencerenin alt camının çatlak olmasının da büyük rolü vardı tabii. Babam o günün akşamı avuç dolusu cam macununu alıp getirmiş, çatlağı içten ve dıştan macunla güzelce doldurmuştu. Bursa’da saçaklardan adam boyu buzların sarktığı yetmişli yıllardan bahsediyorum.

 

Tekrar Muğla’da ki kışlara dönüyorum. Muğla’da sobada talaş yakardık. Kereste ticareti olan bu şehirde bolca talaş bulmak mümkündü. Hızarcılar talaştan para almazlardı. Sobaya, kalın talaşı az miktarda alta, ince talaşı çok miktarda üste koyarak iyice sıkıştırıp doldurursun. Alttan yakar, kapağını da az oksijen girsin diye kapatırsın. Biraz sonra tenekeden soba ak kora döner, lambayı kapatsan neredeyse ışığında kitap okursun. Oda hızla cehennem gibi ısınır ve talaş geçti mi de o hızla soğuyuverir. Ben çabuk geçmesin diye bir yöntem bulmuştum. Tam tutuştuğu anda yukarıdan şişeyle su dökerdim. Süreyi üç katına çıkarırdı bu yöntem. Hem de oda fazlaca ısınmazdı.

 

Gece olmuşsa, evde talaş da dâhil yakacak hiçbir şey yoksa senin bodrumdan kendi kapının önüne taşıdığın odunlarını çakardık. Anlama diye bulduğum yöntem de istifi bozmadan alttaki odunların aralarını açmaktı. Kendimce istif yüksekliğini koruyup araklandığını belli etmeyecektim. İyi yöntemdi. Baktım tuttu, bir daha hiç talaş taşımadık. Sen nasılsa kapıya kadar taşıyordun. Biz de her kış odun yakmaya başladık. Talaştan oduna terfi etmenin ne büyük konfor olduğunu ancak yaşayan bilir.

 

Yıllar yıllar sonra elim ekmek tutup, çoluk çocuğa karışınca yolumu Muğla’ya çevirip seni ziyarete geldim. Kestane şekeri, havlu elimizde kapıyı çaldık. Eşim için de, benim için de o mekânın ne büyük bir önemi varmış! Senin kapını çalarken arkamızda kalan, o günlerde ki bizim evin kapısına başımızı çevirip bakınca anladık. İkimiz de duygulandık. Orası bizim ilk aşk yuvamızdı. Ondan sonra çok yuvamız oldu, ama hiç biri bu kadar kıymetli olmadı.

 

Kapıyı açtın, “Aaa Bursalı gelmiş Omar” dedin. Oturduk, lafladık. Kalkmaya yakın, “Ayşe teyze sana bir şey söyleyeceğim, kusura bakma ve ne olur helal et senin çok odununu çaldım,” dedim. Sen “Biliyordum emne size pek kızıyodum, insan inip bodurumdan alma mı, canım çıkıyodu onları oraya taşıp duruken,” dedin. “Ah be Ayşe teyze söyleseydin biz taşırdık, ne demeye bize söylemedin,” diye sana çıkışınca beni can evimden vurdun.

  “A be oğlum bikaç defa söleycek oldum emme, odun çalmaktan vazgeçer, üşür de hasta oluverirsiniz diye korktum…”

  Sen, elin oğlu kira parası kadar odununu yaktığı halde, üşürler diye sesini çıkarmayan “Anadolu Ana”sı...

  Sen var ya sen, SEN var olduğun sürece evladının kabı hep dolu olur anam. Sen var olduğun sürece daha çok Kurtuluş Savaşı kazanır bu vatan.

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI