istanbul escort

Bahis analiz

Vdcasino

betpas mariobet 1xbet

relaxbahis relaxbahis relaxbahis relaxbahis

betgram betgram

Bugun...

Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail ilişkilerinin normalleşmesi

 Tarih: 17-09-2020 18:28:00
Serra Yedikardeş

ABD Başkanı Donald Trump ağustos ayında, İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) ilişkilerini normalleştirmek için anlaşma masasına oturduklarını duyurdu.

 

İki ülke arasında Amerika Birleşik Devletleri’nin aracılığıyla yapılan anlaşma BAE’yi Ortadoğu’da Mısır ve Yemen’den sonra İsrail’le diyalog kurmak üzere normalleşme sürecine giren üçüncü ülke yapıyor.

 

İngiltere’nin BBC yayını İsrail’le ilişkileri normalleştirme anlaşması süresi boyunca BAE’nin komşuluğu olan Arap ülkelerine danışmadığına dikkat çekmiş. 

 

Peki İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin ilişkileri bu anlaşmadan önce nasıldı?

 

BAE 1971’de ilk kez bağımsız bir ülke olarak uluslararası camiaya katıldığında, ilk BAE Başkanı Zayid bin Sultan el-Nehyanİsrail’den “düşman” olarak bahsederdi.

 

Fakat, bölgede politik İslam’ın güçlenmesi ve İran’ın artan etkisi son yıllarda bu iki ülkenin gayri resmi ilişkilerini geliştirmesine yol açmıştı.Aslında bu anlaşma uzun zamandır süregelen ikili ilişkiyi Dünya’nın gözleri önüne sermiş oldu.

 

Anlaşmada neler var?

 

Anlaşma ağırlıklı olarak yatırım, turizm, kültür, güvenlik, telekomünikasyon, teknoloji, enerji, sağlık, kültür, çevre, karşılıklı elçilerin açılması alanlarını kapsıyor

 

Bu anlaşma neden önemli?

 

Çünkü İsrail BaşkanıBinyaminNetenyahuuzun süredir Batı Şeria’daki yerleşimi İsrailli yerleşimi arttırarak bölgeyi tamamen İsrail’e katmak gayesini güdüyordu.

 

Trump yönetimi bu misyona destek verdi ve Batı Şeria’daki İsrailli yerleşiminin uluslararası hukuka karşı olmadığını açıklayarakBatı Şeria üstüne Amerikan dış politikasını ilk değiştiren Amerikan Başkanı oldu. Öyle ki bu yaklaşım Ortadoğu’da kısmen süreklilik ve barışın sağlayabileceği düşünülen İki Devletli Çözüm ile çelişiyor.

 

Fakat BAE ve İsrail görüşmeleri sırasında BAE Dışişleri Bakanı Enver Gargaş İsrailve Filistinliler arasında sürdürülebilir bir anlaşma sağlamadan BAE’nin Kudüs’teBüyükelçilik açmayacağını belirtti. Böylece anlaşma İsrail’in Batı Şeria’yı kendine katma planlarını şimdilik rafa kaldırmış oldu. Fakat bu anlaşmanın Netenyahu ve Trump’ın Batı Şeria’ya dönük hayallerini ne kadar bekleteceği konusu muamma.

 

Anlaşmanın arkasında Birleşik Arap Emirlikleri için ne yatıyor?

 

Bölgede başta Müslüman Kardeşliği tarafından büyütülen politik İslam birçok Körfez ülkesinin monarşi yönetimini tehlikeye atıyor. Bu yüzden BAEher politik ayrımda Müslüman Kardeşliği karşıtı taraflar ile iş birliği yapıyor. Böylece Ortadoğu’da İslamcı düşünceyi savunan tüm hükümet ve parti ile çıkar çatışması içine giriyor.

 

İran’ın nükleer programı ve Ortadoğu’da artan etkisi de BAE’nin bölgedeki güç ve ideolojik dengeyi kendi lehine döndürmek için strateji ve teknoloji alanlarındaüstünlük gütmene sebep olan bir başka bölgesel etken.İsrail’le yakınlaşmak ise BAE’ye birçok alanda bölgede üstünlük sağlayacak. Örneğin, BAE-İsrail anlaşmasının BAE’ye İsrail’le ilişkilerin normalleşme sürecine girmeden önce kapsamı dışında kalan ABD silahlarına ulaşımını sağlayabilecek.

 

Kısacası BAEIsrail’in gelişmiş teknolojisinden yararlanarak teknolojik ve bilimsel yeniliklere imza atarak uluslararası bir prestij kazanacak ve yine bu stratejik iş birliği sayesinde askeri, politik ve ekonomik alanlarda güçlenecek.

 

Peki İsrail bu kadar alanda BAE’ye maddi ve manevi destek vereceği bir anlaşma ile kendisi için ne güdüyor?

 

İsrail’in kuruluşundan beri bölgedeki Arap hükümetleriyle iyi ilişkiler kurmak bölgedeki varlığının kabullenilmesi ve normalleşmesi yönünde İsrail için uzun vadeli bir stratejik hedef olmuştur. Sonuç olarak BAE ile ilişkilerin normalleşmesi İsrail için, kendi desteyi ile daha da güçlenecek bir devlet tarafından tanınması anlamına gelecek.

 

Peki Dünya ülkeleri bu anlaşmaya ne tepki verdi?

 

Türkiye:Ankara’dan yapılan bir açıklama Birleşik Arap Emirlikleri’nin Filistin’in iradesini yok saydığı belirtilmiş.

 

BBC’nin verdiği bilgiye göre Filistinlilerbu anlaşmayı arkalarından bıçaklanmak olarak gördüklerini belirttiler.

 

Londra merkezli International Institutefor Strategic Studies’den Emile Hokayem bu anlaşmanın Filistinliler için hiçbir olumlu tarafı olmadığını belirtiyor ve Arap Emirlikleri Taç Prensi Muhammed bin Zayid’in bu anlaşmayla sadece Arap ülkeleri içinde çaptan düşmek gibi bir risk aldığı yorumunu yapıyor.

 

Mısırbu anlaşmayla ilgili memnuniyetini belirten ilk Ortadoğu ülkesi oldu ve Başbakan Sisi anlaşmanın “bölgesel istikrar ve kalkınmayı” sağlayacağını belirtti.

 

Amerika

Anlaşmaya varıldığının açıklamasını dünyaya ilk duyuran Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump bu anlaşmanın daha barışçıl bir Ortadoğu için önemli bir adım olduğunu ve daha fazla Arap ve Müslüman toplumun BAE’nin attığı adımları izlemesini beklediğini açıkladı.

 

İsrail:Netenyahu bu normalleşmeyi tarihi bir adım olarak gördüğünü belirtti.

 

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu sözcüsü NabilaMassrali, İsrail ve BAE anlaşmasını memnuiyetle karşıladıklarını belirtti ve anlaşmanın bölgesel istikrara katkı sağlayacağını belirtti.

 

Almanya Dışişleri Bakanı HeikoMaas ilişkilerin normalleşmesinin bölgedeki barışa önemli bir katkı sunacağını savundu.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson bu anlaşmanın normalleşme süreç, için nemli bir adım olduğunu ve Ortadoğu’da barışın sağlanmasına biraz daha yaklaştırdığını belirtmiş.

 

Fransa Dışişleri bakanı Jean-Yves Le Drian “Fransa bölgede iki önemli ortağı olan İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki ilişkilerin normalleştiğine yönelik açıklamayı memnuniyetle karşılamaktadır” açıklamasını yaptı.

 

İran İsrail ile ilişkilerini normalleştiren BAE’yi Filistin ve Kudüs davasına sırtını dönmekle suçladı. Bu yaklaşımın barışı sağlamak yerine “Siyonistlerin suçlarının devam etmesine hizmet eder.”ifadesini kullandı.

 

 

Her ne kadar birçok Dünya ülkesi Arap ülkeleri ve İsrail’in açık bir diyalog içine girmesinin Ortadoğu’daki barış için önemini vurgulamış olsada BAE’nin bu anlaşma ile Ortadoğu’nun bölgesel ihtiyaç ve çıkarlarından önce kendi stratejik ve ideolojik menfaatlerini koyduğunu anlaşma şartları ve süreci gayet iyi gösteriyor.

 

Bu konuya reel politikbir açıdan yaklaşırsak, yukarıda bahsedilen hiçbir ülke kendi milli çıkarını Ortadoğu’nun genel refahı için ikinci plana atmayacaktır. Bu sebeple ülkelerin kendini konumlandırdıkları taraflar incelenirken ülke yönetimlerinin içinde bulunduğu ve ülke yönetimini elinde tutan grupların gaye ve ideallerinin göz önünde bulundurulması şarttır.

YUKARI