aksaray haber

relaxbahis relaxbahis relaxbahis relaxbahis

betgram betgram

istanbul escort

interbahis

betpas mariobet 1xbet

bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort antalya escort alanya escort bayan istanbul escort escort istanbul şişli escort beylikduzu escort kadıköy escort sakarya escort escort sakarya izmit escort diyarbakır escort bodrum escort escort bodrum gaziantep escort porno indir porno porno sex türbanlı porno porno izle hd porno porn porno seks sikiş izle seks izle
canlı bahis bahis siteleri kaçak bahis
Bugun...

Corona virüsü aşısının bulunması durumunda neler olacak?

 Tarih: 27-05-2020 19:35:00
Serra Yedikardeş

Birçok ülkede Corona virüsünün yayılma hızının yavaşlamasıyla birlikte devletler haftalardır uyguladıkları sınırlamaları hafifletmeye başladılar. Her ne kadar bu dönemde yönetimler ulusal ve küresel ekonomik faaliyetleri biraz olsun canlandırmak adına adımlar atsa da birçok yetkili ve kurum Corona virüsü aşısı bulunana kadar hayatın tam anlamıyla eski akışına dönmeyeceğini belirtiyor.

 

Burada, tatbikîde altı çizilmesi gereken nokta bulunacak olan aşının dünya nüfusunun çoğunluğunun kolayca ulaşabileceği bir doğal kaynak olmadığı ve bu nüfusun büyük bir çoğunluğun aşılanmadığı sürece Corona virüsü tehdidinin ortadan kalkmayacak olması. Böylece, ilaç şirketleri tarafından üretilip satılması gereken bir kaynak olarak Corona virüsü aşısının ilk hangi ülkelerin alacağı, ülkeler geneli aşılanmanın nasıl sağlanacağı gibi sorular gündeme geliyor.

 

Geçtiğimiz günlerde Fransız ilaç şirketi Sanofi aşıyı geliştirmeleri durumunda şirkete büyük yatırımlar yapan Amerika Birleşik Devletleri’nin pazarına öncelik vereceklerini açıkladı. Bunun ardından Fransa Başbakanı Eduardo Philippe herkesin aşıya erişiminin tartışılamaz bir konu olduğunu belirterek Sanofi’den gelen bu açıklamayı kınadı. Bunun üstüne Avrupa Birliği geliştirilecek aşıya tüm ülkelerin eşit erişimi olması gerektiğini vurguladı.

 

Bu olay bize tekrar gösteriyor ki aşıların geliştirmesi ve üretimini üstlenen ilaç şirketleri devletlerden bağımsız bir şekilde kâr amacı güden kurumlar. Araştırma, geliştirme ve üretim maliyeti çok yüksek olan aşı geliştirildikten sonra piyasaya sunulan ürünün patenti üretici olan ilaç şirketlerine ait olur. Böylece şirketler serbest piyasa da ürünlerini bağımsızca fiyatlandırıp çıkarlarına göre belli alıcılara öncelik verebilirler. Bu durum Amerikalı dil bilimci ve filozof Noam Chomsky’nin geçtiğimiz hafta Cambridge Üniversitesinde verdiği konuşmada belirttiği gibi zamanında Margaret Thatcher ve Ronald Reagan’ın resmi olarak başlattığı, belli alanlardaki yönetim gücünü devletlerden alıp özel şirketlere veren neo-liberal sistemin mahsulü. Yine Chomsky’nin belirtiği gibi neo-liberal sistemin yaygınlaşması öncesinde salgın dönemlerinde aşılar devlet eliyle geliştirilip dağıtılırdı. Fakat Chomsky’e göre içinde bulunduğumuz ekonomik çıkara dayalı sistem aşıların adil dağıtımını engelleyebilir.

 

Yine de Sanofi’nin açıklamasının ardından Fransa, Avrupa Birliği ve Dünya Sağlık Örgütü gibi kurumların yaptığı açıklamaları ele alırsak devletlerin ve uluslararası kurumların özel şirketler tarafından üretilecek olan aşıların kamusallaştırılmalarını desteklemeye eğilimli olduklarını söyleyebiliriz. Bu da aşının fiyatını sabitleyip satışının kontrollü bir şekilde yürütülmesini sağlayacaktır.

 

Fakat, ilaç şirketleri ekonomik ve idari yardım aldıkları ülkelere öncelik vermeyecek olsalar veya aşının dağıtımı kamusallaştırılsa bile dünya çapında dengeli ve adil dağıtım nasıl sağlanacak?

 

Gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkeler ülke geneline yetecek kadar aşıyı nasıl finanse edecek?

 

Daha da önemlisi savaş bölgelerinde meşruiyetini ve gücünü yitirmiş veya bölünmüş hükümetler altında yaşayan insanların ve dünyanın dört bir yanındaki mülteci ve sığınmacıların aşılarını kim sağlayacak?

 

Bütün bunlar göz önüne alınınca acil olarak uluslararası iş birliğinin hiç olmadığı kadar güçlendirilmesi gerektiği ve Corona virüsüyle savaşın sadece ulusal bir mücadele olmadığı bu yüzden de söz konusu küresel bir salgın hastalık olduğu sürece mücadele ve yardımlaşmada sınır tanımaması gerektiği gerçeği doğuyor. Şu anda Corona virüsünün yarattığı küresel sorunları en iyi şekilde ele alabilecek Birleşmiş Milletler veya Dünya Sağlık Örgütü gibi kurumların işlerini iyi yapabilmesi için bu dönemde tüm dünya devletlerinin olabildiğince işbirlikçi ve şeffaf olması şart.

 

YUKARI