Bugun...

Borç bağımlılığı!

 Tarih: 21-01-2019 21:01:00
Sinem Toplan

Hem ekonomik, hem sosyal sonuçlar doğuran bir tanım: BORÇ  BAĞIMLILIĞI!

Belli ki; bağımlılığın her türlüsü, tedavi edilmek zorunda.  “Borç Bağımlılığı” tanımını da artık gündeme almak, tedavi edilmek üzere değerlendirmek gerekiyor.

Tüketim popüler olunca, dar ve orta gelirli vatandaşın borçlanması da artar oldu. Üstelik Bireysel kredilerde en çok ihtiyaç kredileri kullanılır durumda. Yatırıma yönelik olmayan, geri dönüşü olmayan kredi türü en başta yer alıyor.

Bireysel Kredilerde dağılım (BDDK Eylül 2018)

%41 İhtiyaç kredisi

%38 konut kredisi

%20 Kredi kartı

% 1   Taşıt kredisi

2018 yılında (Eylül) ülkemizde  kredi kartı sayısı  65.483.891 adet. Ülkenin  nüfusu 81 milyon kişi. Bu nüfusun 25 milyonu 18 yaş altı. Kaldı 56 milyon kişi. Kişi sayısından fazla kart var. Kartlara olan ilgimiz büyük. 

Toplam 52 banka,  208.629 çalışan sayısı ile 2.588 Milyar  TL kredi büyüklüğünü yönetiyor.

Yeni ürünler ile kredi bağımlılığı yaratma konusunda büyük emekleri var.

Yapısal reform hem tüketici eğilimlerini yönlendirmek ve Bağımlılığı azaltmak için gerekirken hem de bankacılık için gerekli.

Bankacılık, Proje finansmanı sağlamak  ve uzun vadeli kaynak yaratmak  konusunda kendisini yeterince geliştirmiyor. Her fırsatta reel sektöre ARGE çok önemli diye bahsetmekten geri kalmıyor ancak ARGE yatırımlarını fonlamıyor.

Tüm bankacılık sistemi kısa vadeli finansal ürünlerle, tüketim ekonomisinden pay almayı seviyor. 

Bankacılık sisteminin bilançosunda Arge kredilerinin yeri ayrı olmalı. Kaynağı sadece Arge’ye ayrılmış kredileri olmalı. REEL sektöre yönelik ARGE kredileri denetlenmeli ve bu kaynak başka sektörlere aktarılmamalı sadece ARGE İçin kullanılmalı. 

 

Ziraat Bankası’ndan kredi kartlarına yapılandırma

 

Birkaç gün önce, Kredi kartı yapılandırması programı devreye alındı. Ziraat Bankası, başka bankalarda  kredi kartı borcu olan vatandaşın borcunu kapatmayı sundu piyasaya.

Taksitli ve ucuz kredi ile kartına olan borcunu kapatan kişi önce rahatlayacak.  Sonra, kart borcu kapandığı için kullanılabilir limiti artmış olacak. Veee tekrar tüketim ekonomisi canlanacak.. Borç Bağımlılığı tedavi edilmez ise bu kısır döngü hep devam edecek.

 

Kredi kartı yapılandırması HERKESE YOK!  Yasal takipte olan kredi kartı borçluları bu projeye dahil değil.

Ne yazık ki en önce bankaya gidip yapılandırma başvurusunda bulunanlar onlar oldular .

Borcunu düzenli ödeyebilen, kredi notu iyi olan Kişiler bu kapsam içinde yer alıyor. 

Bankalarda müşterisini kaybetmek istemiyor. Neden istesin ki? 

O müşteri için limit çalışması yapmış, zaman ayırmış ve ürün satmış. Üstelik müşteri sorunlu değil, verimli.

 Ziraat Bankası diğer bankalardan yazı istiyor. “Senin bankanın kartını kapatacağım, sen de artık o müşteri ile çalışmayacağını belirten yazı ver bana” diyor. (Çünkü müşterinin borcunu ben ödüyorum diyor.)

Karşı Banka böyle bir yazı vermek istemiyor. Çünkü bu yazıyı vermek demek, Uzun vadeli müşteri kaybı demek. O sebeple müşteriyi kendileri yapılandırmaya ya da müşteriyi ikna etmeye çalışıyorlar. Ya da müşteri çok ısrarcı ise kendi banka yönetmeliklerine göre bir yazı hazırlayıp Ziraatbank’a veriyorlar.

 Sonuçta , müşteri hem ucuz banka kredisi kullanıyor, hem kredi kartı limitini kaybetmemiş oluyor.

  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR