Bugun...
SON DAKİKA

Konkordato süreci

 Tarih: 24-10-2018 20:43:00
Tülin Kavasoğlu

 

         İcra ve İflas Kanunumuzda 15. Mart 2018 Tarihinde yapılan değişiklik ile önceki düzenlemelerden farklı bir uygulama yöntemi içeren konkordato hükümleri yürürlüğe girmiştir.

         Konkordato borçlarını vadesi gelmiş borçlarını ödeyemeyen ya da vadesi gelmemiş dahi olsa borçlarını ödeyemeyecek durumda olan borçlunun, borçlarını ödeyebilmek için iyi niyetle başvurabileceği bir yoldur.

         Konkordato talep edebilmek için tacir olmak gerekmemektedir.

         Borçlu borçlarını ödeyebilmek için yeniden vadelendirmek ya da bir kısım indirim yapmak istemektedir. Bazen de hem vade yapılmasını hem de indirimi talep edebilmektedir.

         Borçlunun amacı borçları ödemek muhtemel bir iflastan kurtulmaktır. Bu nedenle konkordatoya başvuracak borçlunun kanunda düzenlenen belgelerini hazırlayarak yerleşim yeri adresinde bulunan Ticaret Mahkemesine başvurması gerekmektedir. Gerçek kişi borçlularda mernis adresi, şirketlerde borçlu şirketin Ticaret Sicilinde kayıtlı olan merkezinin bulunduğu adres yerleşim yeri adresidir.

         Konkordato başvurusu ile kanunda belirlenen belgelerin sunulmuş olduğunu tespit eden mahkeme borçluya derhal 3 aylık geçici konkordato süresi verir. Bu sürenin verilmesi ile borçlunun konkordato başvurusunda yer alan borçları hakkında icra takibi yapılamaz. Yapılmış olan icra takipleri durur, rehinli alacaklara dayalı icra takiplerine devam edilebilirse de rehin icra yolu ile satılamaz. Alacaklar hakkında zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez. Rehinli alacaklar dışında faizler işlemez.

         Mahkemece 3 aylık geçici süre verilirken konkordato komiserleri atanarak borçlunun tasarrufları komiserlerin denetimi altına alınır.

         Konkordato geçici süresinin amacı, borçlunun borçlarını ödemek için mahkemeye sunduğu projenin iyiniyetli olup olmadığını ve konkordato projesinin gerçekleştirilebilir olup olmadığını denetlemektir. Başka bir anlatımla, borçlunun gerçekten iyi niyetle başka bir vade ve/veya indirim ile borçlarını ödeyerek işletmesini kurtarabilmesinin mümkün olup olmadığı bu süre içinde denetlenir. Aksi tespit edildiği noktada konkordato geçici süresi kaldırılarak mahkemece talebin reddine ya da iflasa karar verilebilir.

         Atanmış olan konkordato komiserleri mahkemenin işletmeye uzanan kolu olarak bir yandan borçluyu, işletmesini, konkordato projesini inceleyerek mahkemeye bilgi sunarken bir yandan da borçlunun işletmesinin ayakta kalması için gereken tedbirlerin alınmasına mahkeme ile irtibat halinde kalmak suretiyle destek verir. Tüm bu çalışmalar üretimin ve istihdamın sürmesine yöneliktir.

         Mahkemece verilen üç aylık geçici konkordato süresi içinde borçlunun işletmesinin ve konkordato projesine yönelik incelemelerin sonlandırılamaması ya da projenin işlerliğinin sağlanamaması halinde iki ayı geçmemek üzere borçluya ek süre verilebilir.

         Toplamda azami beş aylık geçici konkordato süresi içinde mahkemece borçlunun samimiyetle borçlarını konkordato projesinde yer alan koşullarla ödeyebileceği, işletmesini kurtarabileceği kanaatine ulaşılırsa borçluya bir yıllık kesin konkordato süresi verilir.

         Geçici konkordato süresi içinde alacaklılar mahkemeye başvurarak müdahil olabilirler. Bu şekilde alacaklılar konkordato projesi ve borçlunun iyiniyetli olup olmadığına ilişkin görüşlerini ileri sürmek, konkordato komiserleri tarafından mahkemeye sunulan raporları incelemek suretiyle sürece dahil olurlar. Hatta borçluya kesin süre verilip verilmemesi konusundaki görüşlerini iletirler.

         Mahkemece borçluya bir yıllık kesin sürenin verilirken gerek duyulursa her bir alacaklı gurubunu temsil edecek 7 kişiyi geçmemek ve tek sayıda olmak suretiyle bir alacaklılar kurulu oluşturulur. Artık bu süreç alacaklılar, borçlu ve komiserler nezaretinde konkordato projesinin gerçekleşmesi ve alacaklıların alacaklarına mümkün olan en yüksek oranda kavuşmasını temin için devam edecektir. Borçlu iyi niyetle işletmesini ayakta tutacak ve borçlarını projede belirlenen vadeler ve/veya tenzilatlarla ödeyecek hale gelecektir.

         Borçlu işletmesini ayakta tutacaktır. Kiralarını ödeyecektir. Üretimini sürdürecektir. Konkordato öncesindeki borçlarını ödeyebilmek için konkordato süresi içinde mal alacak, bunları üretimde kullanacak ya da satacaktır. İşletmesinin elektrik, su, işçilik gibi giderlerini ödeyecektir. Tüm bu ödemeler konkordato komiserleri denetimine tabidir. Komiserlerin denetim sınırı mahkemece belirlenir.

         Bir yıllık süreç borçlunun işletmesinin yeniden kazanılması, istihdamın ve ticari hayatın sürmesi için iyi niyetle geçirilirse konkordato komiseri tarafından toplantıya çağırılan tüm alacaklılar borçlunun ödeme planını/konkordato projesini tartışırlar onay verip vermediklerini belirtirler. Oylama sonucu alacaklı sayısı ve alacak yüzdesine göre değerlendirilir. Projenin alacaklılar tarafından onaylanması halinde mahkemece konkordato tasdik edilir. Borçluya gerekli görüldüğünde bir kayyım atanır ve proje gereğince ödemelerin yapılması denetlenir.

         Alacaklılar kurulu tarafından konkordato projesi kabul edilmez ise konkordato talebi reddedilir ve borçlu iflasa tabi kişilerden ise gerek duyulduğunda borçlunun iflasına karar verilebilir. Bu kararlar ile borçlu hakkında takip yapılabilir, duran takiplere devam edilebilir ve geçen süre içinde işlemiş faizler talep edilebilir.

         Konkordato süresi içinde borçluya takip yapılamaz ise de kefillerine ve ipotek verenlere takip yapılabilecektir. Bu nedenle konkordato talep edenin kefil ve ipotek verenlerinin de konkordato talep etmelerinde yarar olduğunu düşünmekteyim.

        

 

  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI