Bugun...

Döviz satış işlemlerinde vergi

 Tarih: 23-05-2019 23:48:00
Yılmaz Velioğlu

15 Mayıs 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 1106 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile  kambiyo satışlarında binde 1 oranında vergi alınması kararlaştırılmıştır. 2008 öncesinde de var olan bu uygulama yeniden hayatımıza girmiş oldu. Öncelikle bir kavram kargaşasına atıfta bulunarak giriş yapalım. ‘Döviz Satış’ olarak adlandırılan işlem döviz bozum işlemi değil, TL verip döviz alım işlemidir. ‘Döviz Satış’ tabirindeki satış kelimesi bankanın ya da döviz bürosunun döviz satmasını kastetmektedir. Bazı basın organları ve sosyal medyada bu konuda yanlış kullanım olduğu için belirtmek ihtiyacını hissediyoruz.

Kararın özü, bireysel ya da kurumsal tüm döviz alımlarında binde 1 vergi ödeyeceğiz şeklindedir. Bu kararın birkaç kurumsal istisnası var. Döviz kredisi ödeyecek şirketler, ödemeyi yapacakları bankadan döviz alırken vergi ödemeyecekler. Bankaların kendi arasında, hazine ile ve döviz büroları ile döviz alışverişi de bir diğer istisna olarak karşımıza çıkıyor.

Şimdi de kararın olası etkilerini incelemeye çalışalım. Öncelikle bu uygulamanın neden yeniden alındığını anlamaya çalışalım. Özellikle Ocak ayından itibaren Döviz Mevduatlarında hızlı bir artış görüyoruz. Bir bakıma dolarizasyonu önlemek için bu adım atılmış olabilir. Ama asıl sebeplerden birinin, bütçeye eklenecek ek bir vergi gelir kalemi olduğunu düşünüyorum.  Hatta önümüzdeki aylarda binde 1 oranının arttırılacağı kanaatindeyim. Binde 2 ya da binde 3’lere doğru bir artış görebiliriz.  Bu kararın en büyük etkisi ithalatçılar için olacaktır. Çünkü her döviz alım işleminde bu vergiye katlanmak durumunda kalacaklar. Hem ihracat hem ithalat yapan şirket için ilk akla gelen; ihracatla edindiği dövizi ithalatta kullanmak olacaktır. Ama geçen sene Eylül’de çıkan ihracat döviz bedellerinin en az %80’inin satılması zorunluluğu devam ediyor. Dolayısıyla ihracatla getirdiği dövizi bozacak, yeniden döviz alıp vergisini ödeyip öyle ithalat yapmak durumunda kalacaktır. İthalatçılar için şöyle bir öneride bulunabiliriz. Türev işlemler yani forward işlemi bu verginin kapsamında değil. Banka ile bugün için değil de 3 gün sonrası için döviz alım anlaşması yapar, kuru bugünden bağlarsa vergi doğmayacaktır.  Zaten ithalatçılar için doğal bir kur değişiminden korunma yöntemi olan türev ürünler, aynı zamanda vergiden korunma yöntemi de olacaktır.

Bu verginin başka bir istisnası da arbitraj işlemidir. Nedir arbitraj? Bir dövizin başka bir döviz cinsine çevrilmesidir. Yani TL’ye dönmeden dövizi başka bir dövize çevirme işlemidir. Örneğin elinizde 100 Sterlin var. Bunu satıp 130 USD’ye döndüğünüzde vergi doğmayacak. İhracatçılar için herhangi bir istisna görünmüyor olsa da aslında %20’lik gizli bir istisnaları var. Yurda getirdikleri ihracat bedelinin en az %80’ini bozmak zorunda oldukları için, kalan %20 tamamen onların tasarruflarındadır. Yani kalan %20’yi bozmadan ithalatları için kullanabilir, gerekirse arbitraj yapıp diledikleri döviz cinsine dönebilirler.

Sonuç olarak, kambiyo rejiminde gün geçtikçe daha katı uygulamalarla karşılaştığımız aşikârdır. Tabi bu uygulamalar sadece belli bir noktada caydırma ve gelir etkisi yapabilir. Binde 1 vergi var diye dövize yatırım yapacak olanlar bu kararlarından vazgeçmezler. Dolarizasyonu frenleyecek olan dövize vergi getirmek değil, TL’ye daha çok güven tesis edebilmekten geçmektedir. TL’ye daha çok güven tesis edebilmek de ekonomik, sosyal, siyasal yeniden yapılandırmalarla mümkündür. Son söz; ekonomi sadece ekonomiden ibaret olmayan grift bir kurgulama-ölçüm-yönetim sanatıdır.

 

YUKARI