kocaeli escort izmit escort istanbul escort

Bahis analiz

Vdcasino

betpas mariobet 1xbet

relaxbahis relaxbahis relaxbahis relaxbahis

betgram betgram

Bugun...
SON DAKİKA

ABD Seçimlerinin Türk Lirasına Etkisi

 Tarih: 19-10-2020 10:14:00
Yılmaz Velioğlu

                                                                                                                              

 

EKOMETRE 20 Yaşında…

 

Sürekli artan başarı grafiğinin içinde son yıllarda benim de yer alma fırsatı bulduğum Ekometre ailesinin 20. Yaşı kutlu olsun. Basın dünyasında var olmak anlık bir başarıdır. Süreklilik ise plan ve azim dolu bir silsilenin sonucudur. Bu sürekliliği sağlayabilen medya grubumuzun tüm yöneticilerini tebrik eder, daha da büyük hedeflerde birlikte olabilmeyi temenni ederim.

 

 

ABD’de 3 Kasım’da yapılacak başkanlık seçimi öncesinde birçok yabancı yatırım şirketinin öngörüleri ve seçimin ekonomik etkileri başlıklı raporları yayınlanmaya başlandı.  Birçoğunda ortak olan görüş, Biden’ın seçilmesinin özellikle Türk Lirası ve Rus Rublesi üzerinde olumsuz etki yapacağı, Trump’ın seçilmesinin ise bu para birimlerinin lehine etki oluşturacağı yönündedir. Bu görüşlerin dayandığı alt siyasi metinlerde Biden’ın Ortadoğu’ya ve özellikle Türkiye’ye bakış açısı ağır basmaktadır. Ne de olsa 1974’den beri Türkiye’ye uygulanan ekonomik ve siyasi ambargoların birçoğunda beyin takımında Biden’ın aktör olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız. Fakat bu yabancı yatırımların görüşleri bir yönüyle eksiklik içeriyor. Gözden kaçan bir etki, Dolar Endeksi’nin etkisidir. Trump seçilirse USD/TL düşer şekilinde bir aldı tamamen yanılsamadır.

 

Dolar Endeksi Nedir?

 

1944 ile 1973 yılları arasında ABD Doları’nın değeri altına sabitlenmişti. 1973’den sonra ise ABD Merkez Bankası FED, Dolar endeksi denilen hesaplama yöntemi ile, ABD dolarının diğer rezerv 6 para birimi ile karşılaştırmasını içeren ve ağırlıklandırmaları farklı bir metot oluşturmuştur. Dolar endeksi artıyorsa, Dolar dünyada değer kazanıyor, endeks düşüyorsa dolar değer kaybediyor demektir. Biden’ın seçim anketlerinde önde gitmesi haberleri dolar endeksini aşağı yönlü trende sokmuştur. Yılbaşında 97,2 olan endeks şu anda 93 seviyesindedir. Yani yılbaşından bu yana ABD Doları dünyada değer kaybetmiştir. Türk Lirası ise 2019 yılsonunda 5,94 USD/TL seviyesinde iken yazıyı kaleme aldığımız dakikalarda 7,90 USD/TL seviyelerinde seyretmektedir. Yani Dolar endeksi %4,5 değer kaybetmişken, USD/TL %30’un üzerinde artmıştır. Hatta tarihi rekor üzerine rekor kırmıştır. ABD seçimleri sonucunda Trump kazanırsa Dolar endeksi yeniden artış trendine girecektir. Yani tüm değişkenler sabitken (ceteris paribus) durumunda dahi Dolar endeksine bağlı Türk Lirasında zayıflama ihtimali yüksek olacaktır.

 

Son 1 ayda neler oldu?

 

TCMB Eylül toplantısında 200 baz puanlık faiz artışı yaparak politika faizini %8,25’den %10,25’e yükseltti. Aslında bu hamle piyasalar tarafında pek de öngörülebilir değildi. Artış oranından çok, artış hamlesi önemliydi.

Mevduatlarda stopaj oranı düşürüldü.Uzun zamandır üzerinde hassasiyetle durduğumuz bir öneriydi. TL’ye olan yatırım talebini arttırmak için önem verdiğimiz bir konuydu. Olumlu olarak karşıladığımızı belirtebiliriz.  Ancak aynı anda döviz satın alırken ödenen kambiyo vergisi de %1’den Binde 2’ye düşürüldü. Yani hem TL özendirildi, hem de döviz… Kambiyo vergisindeki hamlenin zamanlamasının yanlış olduğu kanaatindeyim. TL stopaj hamlesinin sindirilmesi beklenip, bir sonraki hamlede kambiyo vergisi dikkate alınabilirdi.

Ekim ayının ilk haftası yaşanan kur ataklarına karşı TCMB TL swap faiz oranlarını %10,25’den %11,75’e yükseltti. Buradaki mesaj aslında şuydu:’Ekim ayında da faiz artışı yapacağım. Haberiniz olsun’.

 

Önümüzdeki 1 ayda neler olacak?

Eylül ayındaki TCMB PPK toplantısı yukarıda da belirttiğim gibi artış oranından çok, artışın olması açısından önem arz ediyordu. Doğru hamleler atıldı. Ekim ayı toplantısı ise faizin artış oranı açısından önem arz edecektir. Bu toplantıda en az 375 baz puanlık artış yapılması gerektiği kanaatindeyim.

Dolar endeksinin yeniden artışa geçmeden önce USD/TL’nin ‘makul seviyelerde’ olması faydalı olacaktır. Makul seviye neresi derseniz, gördüğü tepe noktanın %5 gerisidir.

TCMB faiz hamlesini yukarıda belirttiğim oranda yapmazsa, daha düşük bir artış sergilerse, ek tedbirler almaya devam edecektir. Tahvil ihracı ile döviz borçlanmasına devam edebilir. Bir yandan da zorunlu karşılıkların döviz bacağını düşürebilir.

Bir de enflasyona değinmeden yazımıza son vermeyelim. Nasıl ki, hava sıcaklıklarında termometrenin gösterdiği derece dışında hissedilen sıcaklık diye bir kavram  varsa, enflasyonda da bu uygulanmalı… Çünkü açıklanan enflasyon belli ki ‘gölgede enflasyon’ olarak karşımıza çıkıyor.

             

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI