Bugun...

Bankacılığa ters mercekle bakmak

 Tarih: 15-05-2018 23:09:00  -   Güncelleme: 18-05-2018 02:20:00
Yılmaz Velioğlu

Son günlerde ekonominin çarklarının daha hızlı dönmesi için birçok adım atıldığını, atılmaya devam edeceğini görüyoruz. Reel sektöre yapılan teşvik desteklerinin yanında, özellikle konut kredisi faizlerinin düşürülmesi yönünde çalışmalar yapılıyor. Yüksek faiz oranları nedeni ile konut alımlarının yavaşladığı düşüncesi; bu adımı atmaya götüren en büyük sebeplerden birisidir. Önümüzdeki günlerde başta kamu bankaları olmak üzere, birçok bankanın konut kredilerindeki faiz oranlarını düşürdüğüne tanık olacağız. Kredi faizlerinin yüksek olması hem bireysel hem ticari kredi kullanıcılarını birkaç kez daha düşünmeye sevk etmektedir. Peki; kredilerin açılması için, ekonomi çarklarının daha hızlı dönmesi için belli başlı kredilerde faiz oranlarının düşürülmesi yeterli olur mu?

 

Bankacılık sektöründe kredi / mevduat oranı %120 seviyelerinde dolanıyor. Bunun anlamı şu; bankalar topladıkları mevduattan daha fazla kredi kullandırmışlar. Bildiğiniz üzere; bankaların en önemli kaynağı mevduattır. Mevduat toplayıp, kredi kullandırır ve aracı oldukları bu faaliyetten para kazanırlar. En basit tanımı ile bankacılık faaliyeti bu şekilde özetlenir. Kredileri mevduattan çoksa; yurtdışı borçlanmaya ağırlık vermek durumunda kalırlar. Yurtdışından aldıkları kredileri, burada satarlar ve yine bu aracılık faaliyetinden kazanç elde ederler. Brezilya ve Türkiye kredi/mevduat oranının en yüksek olduğu ülkelerin başında geliyor. Gelişmiş ülkelerdeki bankacılık sektörünün ortalaması %70-%80 arasında dolanıyor. Gelmek istediğim nokta şu; kredi faiz oranlarının indirilmesinin yanında dikkate alınması gereken başka ve belki de daha önemli unsur kredinin varlığı… Bankalarda likidite azalmış durumda. Kredi kullandırmayı biraz yavaşlatıyorlar. Özellikle son aylarda ticari kredi revizelerinde, sahada, hayatın içinde yavaşlama var. Kredi paketlerinin güncellemesi öteleniyor, vakit kazanılmak isteniyor. Az olan kaynağı da en yüksek faizle satmak için seçici davranıyorlar. Bu aslında bir kısır döngünün sonucu diyebiliriz. Yüksek hızda büyüme döneminde, kredi odaklı bir büyüme sonucu şimdi o kredi musluklarının kısılmaya başladığı dönemi yaşıyoruz. Ticari kredi kullandırımlarında inşaat sektörü ilk sıralarda yer alıyor. İnşaat şirketlerine kullandırılan kredilerin geri dönüşünde sorunlar yaşanabilir. Bu engeli aşmak için, o sektörün canlanması için tedbirler alınacaktır. Bireysel konut kredilerindeki faiz düşüşü buna bir nebze olsun çare olabilir. Ama bankalar bu kredileri vermek için de yurt dışı borçlanmaya gidecekler. Döviz riski artacak, kullandırılan konut kredileri inşaat sektörünün kredilerinin kapatılmasında kullanılacak, bir cepten alınıp diğer cebe konulacak. Aslında günün sonunda bankacılık sektörünün üzerinde, takibinde kalacak ve biraz da fedakarlık yapmaları beklenecek bir döngü oluşacak. Kredi/mevduat oranı bu operasyonla biraz daha artacaktır. Ülkemizin gelişimine, imalat sanayiine, araştırma- geliştirme ve tasarım – marka odaklı sektörlere daha fazla destek verilmesi orta ve uzun vadede daha faydalı olur. Madem kredi / mevduat oranı yüksek ve gittikçe artma eğilimi gösteriyor; önlemlerin biraz da bu yönde alınması gerekir. Hatta bazı sektörlere ayrılacak kredilerin sınırlandırılması veya bazılarına pay arttırılması üzerinde düşünülebilir. Kaynağı kıt olan ‘şeyin’ fiyatı da yüksek olur. Kullandırılacak kredi az ise, kredinin fiyatı olan faiz yüksek oluyor. Tersten bakmaya çalışalım. Türkiye’de mevduat süre ortalaması ağırlıklı olarak 1-3 ay arasında yer alıyor. Kredilerin ortalaması süresi ise 1 yılın üzerinde bulunuyor. Bankacılık sektörüne girecek ve kalacak mevduatın arttırılması yani tasarrufun özendirilmesi kredilerin işleyişini de olumlu etkiler. Dolayısıyla, kredi/mevduat oranı özellikle üzerinde takip edilmesi ve düşürülmesi gereken bir parametre olarak karşımızda duracak.  Bankaların satacakları ürünün fiyatını ayarlarken, satacakları ürünü nasıl elde edeceklerini de dikkate alıp öyle bir projeksiyonla hareket etmeleri optimum noktayı yakalamak için fırsat olacaktır.

 

 

  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI