betgram betgram

istanbul escort

interbahis

betpas mariobet 1xbet

Bugun...

Tüketici kredilerine çift taraflı sınırlama

 Tarih: 23-03-2020 17:18:00
Yılmaz Velioğlu

 

Son 7 aylık dönemde tüketici kredilerinde 62 Milyar TL’nin üzerinde artış olduğunu görüyoruz. Kredi faizlerindeki düşüş, tüketici kredilerine olan talebi arttırmış görünüyor. Bankacılık sektöründe, aslında en karlı ve riski dağıtan kredi türü tüketici kredileridir. Bir tüzel kişiye verilecek kredi, belki de 50  kişiye verilerek risk dağıtılır, dosya masraflarından ayrı ayrı komisyon alınır. Bankalar için caziptir. Ama ekonominin çarklarının dönmesi açısından baktığımızda sürekli tüketim, cari açığın da artmasına sebebiyet verir. İşte böyle bir ortamda, tüketici kredilerinin ısı haritasının yoğunlaştığı noktada Merkez Bankası’ndan dikkat çeken bir hamle geldi. Bu hamleyi anlatmadan önce ‘zorunlu karşılık’ kavramına atıfta bulunalım.

 

Zorunlu karşılık, bankaların yükümlülükleri sebebi ile Merkez Bankası’na park etmek zorunda oldukları tutarların oranını ifade eder. Bankaların en büyük yükümlülüğü topladıkları mevduatlar olduğu için, mevduat üzerinden zorunlu karşılıkları açıklayalım. Toplanan mevduatların bir kısmı (ki bunu Merkez Bankası belirler) karşılık olarak Merkez Bankası’nda tutulur. Bunun sebebi hem ani bir likidite durumunda yedek olarak tutma, hem de bankaların daha fazla kredi üretmesini frenlemektir. Yakın zamanda Merkez Bankası, zorunlu karşılıklara ilişkin bir düzenleme yapmıştı. Bankalara, kredide büyüyün, zorunlu karşılığınızı azaltayım, kredide büyüyün zorunlu karşılıklara daha fazla faiz vereyim dedi. İşte son zamanlarda tüketici kredilerindeki artışın bir sebebi de buydu. Şimdi yeni bir düzenleme ile Merkez Bankası, bankalara şunu söylüyor. Benim belirlediğim sektörlerde büyüyün. Tüketici kredilerinde büyürseniz bunu büyüme olarak değerlendirmem, zorunlu karşılık hesabınızı yaparken o tür kredileri dikkate almam diyor. Buradaki amaç; tüketici kredilerini bir nebze olsun frenlemek… Tüketici kredilerini neden frenlemek istiyor? Kredinin üretim sektörlerine daha fazla ulaşmasını sağlamak için, cari açığı arttırmamak için ve belki de dolarizasyonu önlemek için… Sondan başlayalım… Dolarizasyonla tüketici kredilerinin ne tür bir ilişkisi olabilir ki, bu tür kredileri azaltarak dolara olan talebi de azaltsın? Bireyler, ihtiyaç kredilerini yatırım yapmak maksatlı da alabilirler. Yani düşük faizle TL kredi çekip, dolara yatırım yapıp, dolardaki artış azalıştan para kazanmak için bir nevi sermaye yapabiliyorlar. İşte bu tür kredileri azaltıp, bir bakıma dolardaki spekülatif hareketler de engellenebilir.

 

Başlığımızda tüketici kredilerine çift taraflı sınırlama ifadesini kullandık. Birinci taraf Merkez Bankası’ydı. İkinci taraf da Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu… Kulislere düşen bir habere göre; BDDK tüketici kredilerinin kullanımına ilişkin yeni bir düzenleme yapıyor. Mal veya hizmet karşılığı kredi gündeme gelebilir. Yani, kredinin kullanımının serbestliği sınırlanabilir. Buzdolabı mı alacaksınız, tatil mi satın alacaksınız faturası ya da proforma faturası bankaya iletilecek, hatta ödeme doğrudan satıcıya yapılacak. Bir nevi katılım bankacılığı modeli diyebiliriz. Bunun belli bir tutarın üzerinde olacağını tahmin ediyorum. Örneğin; 5 Bin TL üzerindeki ihtiyaç kredileri bu modele dahil edilebilir. Bu tutarın altındakiler için böyle bir şart olmayabilir. Bu uygulamanın belli bir tutar sınırlaması ile başlaması daha uygun olacaktır. Böylelikle, krediler gerçekten ihtiyaç duyulan alanlara yönlendirilebilir. Spekülatif hareketlerin önüne geçilmiş olabilir. Sadece dolarizasyon değil; borsada, altında ve diğer enstrümanlarda dahi bu tür sanal balonlar giderilebilir.

 

Dolayısıyla, Merkez Bankası’nın attığı bu adımın son derece yerinde olduğunu, BDDK’nın da diğer uygulamayla buna destek olabileceğini değerlendiriyoruz. Son söz; borçlanma maceralar için değil (ihtiyaçlar ve yatırımlar için) ve (ihtiyaçlar ve yatırımlar kadar) olmalıdır.

 

YUKARI