Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      106,83
      % -0,0
      BIST
    • DOLAR
      3,53
      % 0,05
      Dolar
    • EURO
      4,14
      % 0,05
      Euro
    • ALTIN
      146,17
      % 0,05
      Altın


Yılmaz Velioğlu


Facebookta Paylaş









Yüz yıl sonrasının sosyoekonomiği üzerine düşünmeler
Tarih: 09-07-2017 23:54:00 Güncelleme: 09-07-2017 23:54:00


Sanayinin gelişimi ya da evrimine baktığımızda; buhar gücü (1), elektrik(2)  ve elektronik-bilişim (3) aşamaları karşımıza çıkıyor. Şimdilerde ise dördüncü sanayi devrimi Sanayi 4.0 gündemimize girdi. Her bir aşama hem ekonomik hem de sosyal hayatı farklılaştıran sonuçlar doğurdu. Sanayi 4.0 ile birlikte gelecekte insanlığı nelerin beklediğine biraz da hayal gücümüzü kullanarak düşünmeye başlayalım.

Sanayi 4.0 olarak adlandırılan dördüncü sanayi devrimi Almanya ve ABD’nin öncülüğünde başladı, başlıyor. Kavram henüz çok yeni olması sebebiyle alt yapı çalışmalarının yaşandığı, prototiplerin denendiği bir dönemdeyiz diyebiliriz. Peki en basit anlatımıyla nedir bu dördüncü sanayi devrimi? Üretimin temelinde bilgisayarların ağırlığının hissedileceği, işçilerin yerini robotların alacağı, yöneticilerin yerinde yapay zeka ile geliştirilen sistemlerin olacağı, verimliliğin katlanacağı, maliyetlerin düşeceği, üretim hatalarının azalacağı, insanı az robotu fazla, akıllı fabrikaların yer alacağı bir endüstri devrimi olarak tanımlayabiliriz. Kulağa hoş gelen cümlelerle yapılan bu tanım, aslında temelinde insanlığı bambaşka bir sosyoekonomik boyuta taşıyacak; belki de yok edecek sorunları da beraberinde getirebilir. Bütün işleri robotlar ve yapay zeka yapacaksa biz insanlar ne yapacağız?

ABD’de yapılan bir araştırmanın sonucu;  üretimde kullanılan bir robotun, 6 ila 9 kişinin istihdam kaybına uğrayacağını raporluyor. Bu robotlar sadece o işi yapmakla kalmayıp, birbirleri ile de iletişim halinde olabilecekler. İşveren olduğunuzu düşünün; sigorta derdi yok, yıllık izin yok, servis-yemek-maaş vb. genel giderler yok. Yazılımını yükleyip, elektriğini verince çalışan yeni işçiler sınıfı…Bu örnek mavi yaka yani üretimde doğrudan çalışanları dönüştürecek tarzda bir örnekti. Sadece bununla sınırlı kalmayacak. Bir de yapay zeka sistemlerinin var olduğunu düşünün. Örneğin; bankacıların mesleğini elinden alacak yeni bir yapay zeka ile çalışan beyaz yaka sınıfı… Tam da bu noktada Yuval Noah Harari’nin Homo Sapiens kitabında belirttiği ‘gereksizler sınıfı’ kavramına atıfta bulunabiliriz. Yukarıda bahsettiğimiz bu dönüşüm tamamlandığında insanlık tarihine ‘gereksizler sınıfı’ olarak adlandırılan yeni bir zümre eklenecek. Bu sınıf; hem üretimde hem de tüketimde yer almayan, ‘artık’ olarak nitelendirilen yeni bir dönüşümü beraberinde getirecek. Bu kavram; insani değer, etik, önemden bağımsız, ironik bir kavram. Ama kelimenin tam anlamıyla da öyle. Ne yapacağını, nasıl yaşayacağını çözmeye çalışan bir insanlar yığını ile karşılaşacağız. Diğer yandan, gelirin bölüşümü şimdikinden daha vahim bir tablo doğuracak. Sermaye sahipleri daha zengin, sermaye yoksunları daha muhtaç hale gelebilir. Dolayısıyla ekonomi de bir dönüşüm yaşayacaktır. Kıt kaynakların idaresinden ziyade, kıt kaynaklara ulaşma önem teşkil edecektir.

Elli yıl sonra; Sanayi 4.0 devriminin tamamen hayata geçtiğini düşünelim. Bir süre; sosyal devlet altyapısını oluşturmuş ülkeler kendi toplumlarını sübvanse edebilir. Peki ya yüz yıl sonra bugün? Bir sonraki sanayi devrimleri insanlığı nasıl etkileyecek?

Yüz yıl sonra bugün… İki farklı senaryo üzerinde ve biraz da hayal gücümüzü kullanarak düşünmeye devam edelim.

1-Yeniden Doğuş Sosyoekonomiği

Bu kavram aslında bir yok oluş sonrası tutunmaya çalışan insanlığın negatif senaryosudur. ‘Gereksiz İnsanlar Sınıfı’ bir sonraki aşamada ‘gereksiz toplumlar’a dönüşmüş ve kıt kaynaklara ulaşmak için yok etmek, savaşmak tek çözüm olmuştur. Yüzyıl sonra bugün, dünya nüfusu 2/3 oranında yok olmuş, savaşlar sadece insanlığı değil, dünyanın iklimini, dengesini değiştirmiş, geriye doğru bir dönüşüm başlatmıştır. Ülke sınırları yok olmuş, toplumlar sadece belli yerlerde kalan temiz su kaynaklarına yakın noktalarda kolonileşmişlerdir. Tüm bu robotik gelişim ve yapay zeka, insanlığı önce ileri taşıyıp, sonra en kıt kaynaklara muhtaç noktaya getirmiştir. İnsan ömrü kısalmaya başlamış, sosyal dengeler alt üst olmuştur. Tüm bu şartlarda yeniden doğuş için insanlığın çıkar yol aramaya başladığı, ancak geçmişe göre daha da zor olan bir dönem yaşanmaktadır. Son 300 yılın knowhow’ı kaybolmuş, gelişmek için değil yaşamak için bir amaç etrafında birleşmiş insan toplulukları oluşmuştur. Bunun bir sonraki aşaması ya yeniden doğuşun başarılacağı Gelecek İlkel Dönem’i doğuracak, ya da son 100 yılından ders çıkaramayan insanlık son savaşını yapıp, harakiriyi gerçekleştirecektir.

2-Uzay Dönemi Sosyoekonomiği

Yüzyıl sonra bugün’ün ikinci senaryosunda yeni sanayi devrimlerini tamamlamış ve başarmış bir insanlık fotoğrafı ile karşılaşıyoruz. Sanayi Devrimi 5.0 ve Sanayi Devrimi 6.0… Ama yeni bir Dünya’da…

Uzay araştırmalarının geliştirilmesi ve yeni bir Dünya’nın keşfi ve ilk kolonilerin orada yaşamaya başlaması… Yarı insan – Yarı robot yeni bir sınıfın ortaya çıkması…Dünya’sını geliştikçe yok eden ve kabına sığamayan insanlık, yeni Dünya’yı keşfetmiş ve yerleşmiştir. Artık hiçbir sosyoekonomik düzen eskisi gibi değildir. Üretime ihtiyaç kalmamış, tüketmek diye bir olgu tanımlanmamıştır. Yeni dünyanın nüfusu, eski dünyanın sadece ortalama bir ülke nüfusu kadardır.  Artık yeni bir sınıf değil, yeni bir ırktan söz edilebilir.

Gerçeğe Dönüş

Hayal gücümüzle ironileştirdiğimiz bu senaryolardan sonra tekrar bugüne, gerçeğe dönelim. Her geçen on yıl, yeni dönüşümleri beraberinde getiriyor;  dolayısıyla gerek toplum, gerekse birey olarak öncelikli olarak bu dönüşüme hazır hale gelmenin altyapısını tasarlamak sanırım en gerçekçi olandır. Bu dönüşümlere ne kadar hazırız, hazır olmak için neler yapmalıyız sorularına odaklanan bir nesil yetiştirmekten başka çaremiz görünmüyor. Yeni doğmuş bebeğinizin gelecekte hangi mesleği seçeceğini sakın şimdiden hayal etmeyin, edeceksek de ‘Yapay Zeka Mühendisliği’ iyi bir seçenek olabilir. Bir işiniz varsa, onu henüz robotlar kapmadan önce kıymetini bilin ve daima kendinizi geliştirin. Bir işiniz yoksa, iş bulma ihtimalinizin hala çok yüksek olması için yine kendinizi geliştirin. İklim, atmosfer, denge henüz nefes almamız için elverişli iken; kendinizi doğaya atın, nefes alın…Henüz duygusunu kaybetmemiş insanlar varsa etrafınızda kaybetmeyin, hoşgörüyü elden bırakmayın…Gülümseyin…

Ama mutlaka ‘sürekli gelişime’ açık olun. Çünkü görünen o ki, Dünya ve insanlık yüzyıl sonra bugün; bugünkü gibi olmayacak!

 

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Porsche kompakt SUV Macan
    Porsche kompakt SUV Macan
  • EGD Ödül Töreni 2017
    EGD Ödül Töreni 2017
  • Atatürk
    Atatürk
  • Fantastik
    Fantastik
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • Bebişler
    Bebişler
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Osmanlı
    Osmanlı
VİDEO GALERİ
YUKARI