betpas mariobet 1xbet

istanbul escort

Bugun...

İhracatı patlatalım

 Tarih: 14-01-2020 14:40:00
Yüce Uyanık

Sevgili EKOMETRE okuyucuları. 2020 yılının her birinize sağlık, mutluluk, huzur ve başarılar getirmesini dilerim.

 

Türkiye ekonomisinin durumu ile ilgili çok farklı şeyler söylenmekte. Net olan husus, iç piyasada hissedilen bir durgunluk olduğu. Bunun çıkış yolu ise dış pazarlara yönelmekten geçiyor. Pekiyi de nasıl?

 

Yeni bir pazara girmek isterseniz taviz vermeniz gerekecek. Belki peşin değil vadeli satmanız, belki de banka garantisinden vaz geçmeniz dikte edilecek. Muhtemelen her ikisi birden talep edilecek.

 

Katma değeri yüksek, ürününüze mahkum bir piyasada değilseniz bu talepler kaçınılmaz. Hem müşterinizin vadeli ve banka garantisiz taleplerini hem de kendi peşin ve %100 garantili satış talebinizi karşılayacak tek yöntem uluslararası faktoring. Bunu pek çok kez daha tekrarlayacağım.

 

Bugün Türk faktoring şirketlerinin uluslararası başarılarından söz edeceğim. Türkiye’nin ilk faktoring şirketi 1990 yılında kuruldu, ama faktoring çalışmaları 1988’den beri zaten bir banka bünyesinde devam etmekteydi. Yani ülkemizde faktoring 32 yıldır faktoring var ama onu ne kadar iyi tanıyoruz?

 

O günlerden beri Türkiye uluslararası faktoringde çok hızlı bir gelişme göstererek iki faktörlü işlem hacminde hep ilk üçte yer aldı. Geçtiğimiz yıllarda da bir süre dünya birincisi olarak devam etti.

 

Aslında dünya birincilikleri ile övünmek ister isek uluslararası faktoring konusunu kullanmak çok akıllıca olabilir.

 

Zira, son oniki yılın onbirinde Türk faktoring şirketleri “Dünyanın En İyi İhracat Faktorü” ödülünü aldılar. En az iki şirketimiz hep ilk üçte yer aldı.

 

Dünyanın şu andaki tek ve en büyük faktorler zincirinin, FCI’ın başkanlığını en uzun süre yapan kişi, şu anki bir önceki başkan bir Türk.

 

FCI’ın tüm dünyadaki faktoring şirketlerinin personelinin eğitiminden sorumlu eğitim direktörü yine bir Türk.

FCI’ın Ortadoğu, Orta ve Doğu Avrupa Direktörü yine Türk. FCI’ın İletişim Komitesinin başkanı ve Hukuk Komitesinin bir üyesi yine Türkler.

 

Bu başarılar uzun bir süreçte, Türkiye’nin gerçek uluslararası faktoring potansiyelinin çok küçük bir kısmını kullanması ile geldi. Uluslararası faktoringin ne demek olduğunun %10’unu bilsek Türkiye’nin ihracatı nerelere ulaşırdı kim bilir?

 

Bizler ise hala faktoringi “al çeki, ver parayı” zannediyoruz, dünyada Islami faktoring gelişirken faktoringi faizcilik olarak nitelendiriyoruz, faktoringin adını değiştirmeye çalışıyoruz.

 

Doğrudur, ülkemizdeki yaklaşık 7.000 faktoring çalışanının altı bininden fazlası faktoringin finansmansız yapılmayabileceğini bilmiyor olabilir. Bu kişilere sorulduğunda, “Ne satıyorsunuz?” dendiğinde “Para” cevabı verebilirler. Eh, bu kişilerle iş yapanlar da doğal olarak faktoringi faizcilik zannedebilirler.

 

Bütün bunların hiçbirisi uluslararası faktoringin aslında ne olduğunu ve onu öğrenmenin getireceği ihracat patlamasını engelleyemez. Tam da bu denli ihtiyaç varken…

 

 

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI