relaxbahis relaxbahis relaxbahis relaxbahis

betgram betgram

istanbul escort

interbahis

betpas mariobet 1xbet

bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort antalya escort alanya escort bayan istanbul escort escort istanbul şişli escort beylikduzu escort kadıköy escort sakarya escort escort sakarya izmit escort diyarbakır escort bodrum escort escort bodrum gaziantep escort porno indir porno porno sex türbanlı porno porno izle hd porno porn porno seks sikiş izle seks izle
canlı bahis bahis siteleri kaçak bahis
Bugun...

Meşhur olmasını istemediğimiz galatlar

 Tarih: 10-12-2019 00:27:00
Yüce Uyanık

 

2019’un son yazısını zaten pek çok iş insanımız için bir bilinmeyen olan faktoringin daha da bilinmeyen detayları üzerine yazmamaya karar verdim.

 

Bu kez yine iş insanlarını yakından ilgilendiren ve galat-ı meşhur olma yolunda emin adımlarla ilerlemekte olan ama beni çok güldüren iki kavramdan söz edeceğim. Okuduktan sonra belki sizler de kullanmakta olduğunuz bu terimler nedeniyle kendinize güleceksiniz.

 

Birinci terimimiz "imza sirküsü".

 

Önce uzun okumaktan sıkılanlar için kısa açıklama: "sirkü" diye bir kelime yok, "sirküler" diye bir kelime var. Sirküler “aynı konu ile ilgili birçok kişinin bilgilendirilmesine yönelik belge” demek. Çoğulu da "sirkülerler". Yani tekili "imza sirküleri", çoğulu "imza sirkülerleri". Sirkülerin sonundaki "ler" takısının çoğul eki olduğunu zanneden kişiler kelimeyi "sirkü" olarak kısaltarak komik bir hale getirmiş. Yabancı kelimeleri ezbere, sorgulamadan kullanmayı alışkanlık haline getiren kişiler de bu yanlışı araştırmaksızın tekrarlayarak kendi aralarında yaymış ve kullanmaktalar.

 

Şimdi okumak isteyenler için biraz detaya girelim:

 

Sirk (İngilizcesi “circus” veya “circle”, Fransızcası “cirque”, “cercle”) çember demektir. Eğlence amaçlı gösteriler yapılan sirklerin adı da ortadaki dairesel alandan gelmektedir.

 

"Dairesel" veya "çevreleyen" sıfatlarının fransızca karşılığı "circulaire" (sirküler olarak okunur), ingilizcesi de "circular"dir (sörkılır olarak okunur). Bu kelime isim olarak da kullanılır. Örneğin Paris'teki çevre yolunun adı Circulaire'dir (Sirküler). Kelime İngilizcede de birçok kişiye iletilen bildirim belgeleri için aynen kullanılmaktadır (Tabi İngilizcedeki şekliyle)…

 

Fransız etkisinde sirküler kelimesi dilimize yerleşmiş, elden ele dolaşan bildirim içeren belgelere sirküler adı verilmiş. Örneğin, eskiden bankacılıkta bildirimler teksir makinaları ile çoğaltılan sirkülerler aracılığıyla personele dağıtılmakta idi, şimdi elektronik olarak dağıtılıyor. Şirketlerin imza yetkililerini bildiren ve başkaları ile paylaşılan belgelerin isminin de "imza sirküleri" olması bundan olsa gerek. Dikkat edileceği gibi sirküler kelimesindeki "ler" kelimenin yapısında var, çoğul eki değil. Bu bağlamda, sirküleri “sirkü” yapmak enteresan bir yaratıcılık.  Bunu yapmak Fransızca ve İngilizce’den farklı anlamlarla almış olduğumuz “kombinezon” ve “kombinasyon” kelimeleri yerine “kombin”, “konsantrasyon”a konsantre, “şarj”a şarz demek kadar da anlamsız ve yanlış. Ama “imza sirküsü” teriminin beni diğerlerinden daha çok güldürdüğünü itiraf etmeliyim.

 

İkinci kavramımız "kaşe".

 

Şirket bilgileri ve kaşe makinesi (kaşe) birbirinden farklı şeyler. Pek çok kişi kaşe makinesini zorunlu bir araç zanneder ve mutlaka herhangi bir yerde yapılabilen, kolaylık sağlamak dışında hiçbir özelliği olmayan kaşe makinelerinin kullanımı için ısrar eder. Halbuki şirketin temsili için gerekli bilgiler elle bile yazılır.

 

Bu konuyu hep anlattığım bir anı ile açıklamak istiyorum: On yıl kadar önce yaptığım bir eğitim işi ile ilgili olarak Boğaziçi Üniversitesinden ödeme alacaktım.  Telefonla aradılar, ödememin çıkacağını ama önce “kabul formu”nu kaşeleyip imzalamam gerektiğini söylediler. O zaman şirketim kurulmamış, şahsen mükellefim. Şile’de tatilde olduğumu, kağıdı oraya göndermelerini, ticari statüm ile ilgili tüm bilgileri elimle yazarak imzalayabileceğimi söyledim. Karşımdaki kişi ısrarla mavi veya siyah renkli mürekkepli o plastik yazılı kaşenin olması gerektiğini söyledi. Neticede adımı, soyadımı ve kimlik numaramı yazacak ve imzalayacaktım. Kaşe makinesinin kırtasiyecide kullanana kolaylık olsun diye yapılan bir alet olduğunu, resmi bir zorunluluk olmadığını söyledi isem de dinletemedim ve sadece o hanımefendi için o zaman 15 TL verip bir kaşe makinesi yaptırdım, kağıdı imzaladım, paramı aldım. Kaşe makinasında sadece adım, soyadım, adresim ve TC kimlik numaram yazıyordu.

 

Bildiğiniz gibi şirketler, şirket unvanı üzerine atılan yetkili imzalar ile temsil ve ilzam edilirler (TTK’da “kaşe” kelimesi geçmez). Her sayfası imzalanacak bir sözleşme düşünün, şirket olarak imzalanacağı için şirketle ilgili temel kaşe bilgilerinin üzerine imza atılması lazım. Her sayfaya şirketin unvanı, adresi, ticaret sicil numarası ve varsa başka bilgilerin yazılacağını ve imza atılacağını düşünün. Hakikaten de 2014 yılı başından itibaren imzalanacak belgelerde unvan, adres, Mersis numarası ve tescilli ise internet sitelerinin adresinin bulunması gerekiyor. Bilgisayarın olmadığı dönemlerde birisi plastik harflerin bir araya getirildiği, kendi kendini mürekkepleyen (yenileri öyle), tekrar tekrar aynı şeylerin yazılması yerine tek hamlede kolayca bu yazıyı çıkaran bir alet (Kaşe makinesi) icat etmiş, iyi de yapmış. Ama kplaylaylık sağlayan bu alet olmayınca işler duracak diye bir kural yok elbette.

 

Bizim neyi neden yaptığını araştırmadan ezbere iş yapan insanımız da kaşeyi bu makine zannetmiş ve ısrarla istemiş. Zamanında konuyu danıştığım noter bana hak vererek imzanın daha iyi ispatlanabilmesi için bu tür bilgilerin elle yazılmasının daha da sağlıklı olduğunu söylemişti. Artık imzaların elektronik ortamda atılmakta olduğu bu dönemde eski alışkanlıklarımızın kaynağını bilmeden bunlarda Israrcı olmak ne kötü.

 

Sanırım sorun aslında okuma ve araştırma alışkanlıklarımızın yitirilmiş olması ve ve sürekli sadece önümüze konulan ile yetinmekte oluşumuzda gizli.

 

Güzel, keyifli, huzurlu ve başarılı bir yeni yıl olsun…

 

 

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI