SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sabancı Üniversitesi

Ekometre - Sabancı Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sabancı Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ferrero Fındıktan Türkiye Ekonomisine 1,4 Milyar Avro katkı Haber

Ferrero Fındıktan Türkiye Ekonomisine 1,4 Milyar Avro katkı

Türkiye’nin üretim, katma değer, istihdam ve vergi gelirleri üzerindeki ekonomik etkisi akademisyenler öncülüğünde yapılan analizlerle ortaya kondu. Şirketin iyi tarım uygulamaları ve iyi sosyal uygulamalarıyla, paydaşlar ve daha geniş toplum üzerindeki sosyal etkisi de belirlendi. Ferrero Fındık, Türkiye’deki ekonomik ve sosyal etkisini ortaya koyan etki analizi sonuçlarını paylaştı. “Ferrero Fındık Ekonomik ve Sosyal Etki Analizi” akademisyenlerin öncülüğünde gerçekleştirildi. Ekonomik etki analiziyle; Ferrero Fındık’ın Türkiye ekonomisi üzerindeki doğrudan, dolaylı ve tetikleme etkileri üretim, katma değer, istihdam ve vergi başlıkları altında incelendi. Sosyal etkisi ise şirketin iyi tarım ve iyi sosyal uygulamalarının paydaşlar ve daha geniş toplum üzerindeki yansımalarıyla hesaplandı. 20 bini aşkın istihdam sağlandı Ferrero Fındık’ın ekonomi üzerinde oluşturduğu faydaların hesaplanmasında “ekonomik etki analizi” ile şirketin faaliyetleriyle diğer sektörleri nasıl etkilediği değerlendirildi. Gerçekleştirilen ilk harcama veya yatırımın doğrudan, dolaylı ve tetikleme etkileri ölçülerek, ekonomik faaliyetin çeşitli sektörlere nasıl yayıldığı belirlendi. Şirketin üretimindeki bir birim artışın tüm sektörlerde yarattığı artış ile ekonomide 3,26 birimlik toplam üretim çarpanı etkisine yol açtığı görüldü. Buna göre, Ferrero Fındık, 2023 yılında yaptığı üretimle, Türkiye ekonomisi için doğrudan, dolaylı ve tetikleme etkilerin toplamı olarak 1,4 milyar avroluk etkiyle katkı sağladı. Ayrıca şirketin ekonomiye katkısı, “katma değer” analizi ile değerlendirildi. Toplam üretimden tüm ara girdi maliyetlerinin düşülmesiyle belirlenen katkı değeri ölçümüne göre, Ferrero Fındık’ın 7,69 birimlik önemli bir katma değer çarpanı etkisine yol açtığı ve doğrudan, dolaylı ve tetikleme etkilerin toplamı olarak yaklaşık 360 milyon avro toplam katma değer yarattığı belirlendi. Ferrero Fındık’ın bini aşkın doğrudan istihdama ek olarak, üretim faaliyetleri, bu faaliyetleri sürdürmek için tedarik zinciri operasyonları ve sonuçta hane halkı gelir ve harcamalarındaki artışla, ekonomide doğrudan, dolaylı ve tetikleme etkilerin toplamı olarak 20 bini aşkın istihdam ürettiği belirlendi. Şirket doğrudan vergilerine ek olarak, yarattığı dolaylı ve tetiklenmiş faaliyetleriyle Türkiye kamu bütçesine yaklaşık 70 milyon avro ek vergi geliri oluşturdu. Ferrero Değerli Tarım programının sonuçlarını “Sosyal Etki Analizi” gösterdi Ferrero Fındık, sorumlu ve sürdürülebilir bir değer zinciri için 2012 yılından bu yana aktif olarak yürüttüğü “Ferrero Değerli Tarım (FFV)” programının, sosyal faydasını gösteren etki analizini de paylaştı. “İyi Tarım Uygulamaları” başlığında, programdan yararlanmak isteyen çiftçilere su yönetimi, suyun korunması, gübre kullanımı, modern tarım teknikleri ve onarıcı tarım gibi konularda eğitim ve danışmanlık hizmeti verildi. Programdan faydalanan çiftçilerin elde ettiği fındığın veriminde ve kalitesinde, ortalama Türk fındık çiftçisine kıyasla artış olduğu görülerek bu farkın finansal etkisi hesaplandı. Buna göre, programa katılan çiftçilere yapılan her bir birim yatırımın, yaklaşık 60 birimlik bir etki olarak geri döndüğü saptandı. Ferrero Değerli Tarım programı kapsamında, fındık üretiminde sorumlu işgücü istihdamı, adil ve güvenli çalışma koşulları, çocuk haklarına saygı konularını kapsayan “İyi Sosyal Uygulamalar”ın etkilerine de raporda yer verildi. Bu program kapsamında çeşitli işbirlikleri aracılığıyla; mevsimlik tarım işçisi ailelerin ve çocuklarının yaşam koşullarının iyileştirilmesi, çocuklara yönelik yaz okulu, hijyen ve eğitim malzemesi desteği ile ailelere yönelik danışmanlık gibi uygulamalar gerçekleştirildi. 2023 yılında, mevsimlik tarım işçisi ve aileleri, fındık bahçesi sahipleri ve tarım aracıları dahil olmak üzere toplam 9 bin kişi bu iyi sosyal uygulamalardan faydalandı. Bamsı Akın: “Bu çalışma, Türkiye ekonomisine ve Türk fındık çiftçisine katkımızı bilimsel bir yöntemle ortaya koyuyor” Etki analizi sonuçlarını değerlendiren Ferrero Fındık Genel Müdürü Bamsı Akın, yenilikçi bir şirket olarak değer zinciri faaliyetleriyle ve yatırımlarla Türkiye’de kayda değer etki yaratmayı hedeflediklerini belirterek, şunları söyledi: “Herkes için değer yaratma” misyonuyla faaliyetlerimizin, fındık ekosisteminde ve paydaşlarımızda önemli bir etki yarattığını bu analiz ile tespit ettik. Türkiye’deki fındık ekosistemine yenilikçi çalışmalarımızla yaptığımız katkıları somut verilerle de desteklemekten memnuniyet duyuyoruz. Bu çalışma, Türkiye ekonomisine ve Türk fındık çiftçisine katkımızı bilimsel bir yöntemle ortaya koyuyor. Bu çalışmayla, Türkiye’nin üretim, katma değer, istihdam ve vergi gelirleri üzerinde yarattığımız etkiyi ve sürdürülebilir kalkınmaya olan bağlılığımızın altını çiziyoruz. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Profesör Dr. Gökhan Özertan, raporla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Sosyal Etki Analizi ile Ferrero Fındık’ın iyi tarım uygulamaları çerçevesinde eğitim ve danışmanlık hizmetlerini alan fındık çiftçilerinin, ortalama Türk fındık çiftçisine kıyasla artan verimliliği ölçülerek finansal etkisi; iyi sosyal uygulamalar projeleri ile programdan faydalanan paydaşlara toplumsal alanda olan etkisi belirlendi” dedi. Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Orhan Erem Ateşağaoğlu ise “Ekonomik Etki Analizi” metodolojisi hakkında bilgi vererek, “Nobel ödüllü ekonomist Wassily Leontief tarafından geliştirilen, yerel ve küresel kurumlar tarafından yaygın olarak kullanılan Girdi-Çıktı yöntemine dayalı olarak yapılan ‘Ekonomik Etki Analizi’ ile Ferrero Fındık'ın üretim, katma değer, istihdam ve vergiler üzerindeki doğrudan, dolaylı ve tetikleme etkileri hesaplandı” dedi.

Dünyanın geleceği “Sürdürülebilirlik” ile şekillenecek Haber

Dünyanın geleceği “Sürdürülebilirlik” ile şekillenecek

CDP Türkiye, İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı, %30 Kulübü Türkiye ve Bağımsız Kadın Direktörler Projesi’ne ev sahipliği yapan Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu’nun düzenlediği “Şirketlerin Sürdürülebilirlik Uygulamaları ve Yarının Liderleri” konu başlıklı panelde, dünyanın geleceği için “sürdürülebilirlik” kavramının önemine dikkat çekildi. Sabancı Üniversitesi Tuzla Kampüsü SUNUM Fuaye alanında gerçekleştirilen ve açılış konuşmasını Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Ayşegül Toker ve Avustralya'nın Türkiye Büyükelçisi HE. Miles Armitage’nin yaptığı etkinlikte, Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Atacan Bertay’ın moderatörlüğünde “Şirketlerin Sürdürülebilirlik Uygulamaları ve Yarının Liderleri” temalı panel gerçekleştirildi. Panele Migros Sürdürülebilirlik Yönetimi Grup Müdürü Cansu Ergün, Sabancı Holding Sürdürülebilirlik Direktörü Derya Özet Yalgı, Ford Otosan Sürdürülebilirlik Lideri Dicle Kocaoğlu ve Garanti BBVA Sürdürülebilirlik Lideri Seray İmer konuşmacı olarak katıldı. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Avustralya'nın Türkiye Büyükelçisi HE. Miles Armitage şunları söyledi: "Avustralya Büyükelçiliği olarak, daha eşitlikçi ve sürdürülebilir topluluklar için cinsiyet eşitliği ve sorumlu çevre uygulamalarının yaygınlaştırılması yoluyla iş dünyasının gelecekteki liderlerini güçlendirmeyi ve onlara ilham vermeyi amaçlayan bu projeyi desteklemekten gurur duymaktayız." Panel öncesi CDP Türkiye Ülke Programları Yöneticisi Mirhan Köroğlu Göğüş CDP Türkiye’nin faaliyetleri, evrimi ve raporları ile ilgili kısa bir sunum gerçekleştirdi. Ardından Forum Projeler Yöneticisi ve Yüzde 30 Kulübü Türkiye Koordinatörü Cemile Avşar, Bağımsız Direktörler Projesi, %30 Kulübü ve 2023 Türkiye’de Kadın Direktörler Raporu sonuçlarına değindi. Panel öncesi son olarak söz alan Projeler Yöneticisi ve BADV Koordinatörü Esen Özdemir, “İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı Projesi” çerçevesinde bilgiler verdi. Panel, Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Atacan Bertay’ın konuşmasıyla başladı. Bertay konuşmasında “Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu olarak, sürdürülebilirlik çalışmalarımızda doğa ve iklim değişikliği, cinsiyet eşitliği ve ev içi şiddetle mücadele gibi kritik alanlara odaklanıyoruz. Çevresel ve sosyal sürdürülebilirliği bir bütün olarak ele alıyor; özel sektör, kamu, uluslararası kuruluşlar ve STK'larla güçlü iş birlikleri kuruyoruz. Etkinliğimizde, Forum projelerini tanıtıp, alanda öncü özel sektör temsilcilerinin kişisel ve kurumsal hikayelerini dinleyeceğiz. Burada en önemli amaçlarımızdan biri, öğrenci, akademisyen ve iş dünyasının sürdürülebilirlik liderlerini olası yeni projeleri tartışmak için bir araya getirmek olacak. Sürdürülebilirlikte ilerlemenin ancak güçlü insan kaynağı ve veri odaklı yönetimle sağlanabileceğine inanıyoruz. Bu prensip ve Forum'un yirmi yılı aşkın birikimiyle, Türkiye'deki sürdürülebilirlik çalışmalarına yön vermeyi ve bu alanda öncülüğümüzü sürdürmeyi hedefliyoruz.” dedi. Açılış konuşmalarının ardından başlayan “Şirketlerin Sürdürülebilirlik Uygulamaları ve Yarının Liderleri” başlıklı panelde söz alan panelistler, ilk olarak şirketlerinin sürdürülebilirlik politikaları ve faaliyetleri hakkında bilgi verdiler. Ayrıca şirketlerinin sürdürülebilirlik uygulamalarına dair gerçek hayattan örnekler verdiler. Sürdürülebilirlik alanında gerçek etkinin nasıl sağlandığına dair bulgular paylaşan panelistler, kariyerin başında olan ve toplumsal fayda sağlamak isteyen öğrencilere de önerilerde bulundular. Etkinlik, Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi SUNUM Proje Geliştirme Sorumlusu Dilek Beteş’in LignoNANO Platformu “Sürdürülebilir Döngüsel Ekonomi için Katma Değerli İleri Nanoteknolojik Malzemeler ve Sistemler” başlıklı sunumuyla sona erdi.

KAGİDER: Türkiye'de kadınların yüzde 70 i işgücünün dışında Haber

KAGİDER: Türkiye'de kadınların yüzde 70 i işgücünün dışında

KAGİDER Başkanı Emine Erdem, rapor hakkında yaptığı değerlendirmede, "Türkiye'de kadınların yüzde 70'i işgücünün dışında" ifadelerini kullandı. Sabancı Üniversitesi ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) iş birliği ile hazırlanan, "Türkiye’de Kadınların İşgücüne Katılımı: Genel Eğilimler, Bölgesel ve Demografik Farklar, Tutumlar" isimli raporun sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı. Sabancı Üniversitesi açıklamasına göre rapor, Türkiye'de kadınların işgücüne katılımına dair mevcut durum, bölgeler arasındaki ekonomik, sosyal ve demografik farklar ve bunların zaman içindeki dönüşümüne dair önemli bulgular içeriyor. Sabancı Üniversitesi Altunizade Dijital Kampüs’te gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmalarını KAGİDER Başkanı Emine Erdem ve Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Meltem Müftüler Baç yaptı. Raporda yer alan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Hane Halkı İşgücü Anketleri 2021 verilerine göre Türkiye’de 15 ve daha yukarı yaştaki işgücüne katılım oranı toplam yüzde 51,4; bu oran erkeklerde yüzde 70,3 kadınlarda ise sadece yüzde 32,8. Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranları OECD ortalamasının çok altında kalıyor. Kadınların işgücüne katılımının önündeki engellerin derinlemesine araştırılması için mevcut durumu ve zaman içindeki dönüşümü verilerle ortaya koymanın önemli olduğu düşüncesi ile yola çıkılan raporda, TÜİK Hanehalkı İşgücü Anketi ve Dünya Değerler Anketi 2018 yılı sonuçları kullanılarak oluşturulan betimsel istatistikler sunuluyor. Son 15 yılda kadınların istihdamı ve işgücüne katılımında meydana gelen değişimin ekonomik nedenleri veriler ışığında tartışılıyor. Ayrıca, toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik tutumlar demografik özelliklere göre inceleniyor ve kadınların işgücüne katılımıyla ilişkisi tartışmaya sunuluyor. Raporda kadınların istihdam edildikleri işlerin nitelik ve beceri taleplerine bakıldığında son on yılda yüksek nitelikli işlerde istihdamın azaldığı, düşük nitelikli işlerde istihdamın arttığı; pandeminin işgücüne katılımın üzerindeki olumsuz etkisinin erkeklere nazaran kadınlarda daha fazla olduğu ve kadınların eğitim seviyesi arttıkça pandeminin yarattığı olumsuz etkinin arttığı; üniversite sayılarındaki artışın kadınların eğitim düzeyini arttırdığı ancak yüksekokul mezunu kadınların istihdamında sektörel farkların dikkat çektiği; İstanbul’da her üç genç kadından birinin ne istihdam ne eğitimde yer aldığı; kadınların ücretli işgücünde yer almasına yönelik tutumlar ile işgücüne katılımları arasında paralellik gözlendiği gibi bulgular yer alıyor. 2004-2021 yılları arasında niteliksiz işlerde kadın istihdamının yüzde 3 artarken, nitelik gerektiren işlerde kadın istihdamının yüzde 21’lerden 11’lere gerilediğini kaydedilen raporda, yönetici pozisyonundaki kadınların oranının 2004 yılında yüzde 7 seviyesinden 2021 yılında yüzde 20 seviyesine ulaştığı, bu oranın 2021 yılı için OECD ülkelerinin ortalamasının altında olduğu belirtildi. "Raporun Türkiye’de iş gelişimi için önemli katkılarda bulunacağını düşünüyoruz" Açıklamada görüşlerine yer verilen Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Meltem Müftüler Baç, dünya ve Türkiye olarak oldukça zor dönemlerden geçildiğini ifade etti. Müftüler Baç, "Kovid-19, Rusya-Ukrayna savaşı ve küresel ekonomik kriz ile devam eden sürecin getirdiği birçok farklı sorun var. Bunların bir bölümü de bu rapora yansıdı. KAGİDER’in desteğiyle hazırladığımız bu raporun Türkiye’de iş gelişimi için oldukça önemli katkılarda bulunacağını düşünüyoruz." açıklamasını yaptı. KAGİDER Başkanı Emine Erdem de "17 Mayıs’ta TÜİK tarafından açıklanan 2023 yılı ilk çeyrek işgücü istatistiklerine göre bugün ülkemizde çalışma yaşındaki 32 milyon 934 bin kadının sadece 11 milyon 857 bini işgücünde." ifadelerini kullandı. Erdem, "Cumhuriyetimizin 100’ncü yılına girdiğimiz 2023 yılında kadınların %70’i işgücünün dışında. Kadınların işgücüne dahil olmama nedenleri arasında birçok engel olduğunu biliyoruz ancak toplumsal cinsiyet eşitsizliği, cinsiyet rolleri ve kalıplar kadınların iş yaşamına girmesinin önündeki en önemli engel. Kadınların işgücüne katılımı ve işgücünde kalmaya devam etmeleri ile hem toplumda hem şirketlerde eşit fırsatlara ulaşmaları ile fakirliğin azalacağını ve daha zengin bir dünya olacağını biliyoruz. Güçlü, sürdürülebilir ve kapsayıcı kalkınma için; kadınlarla erkeklerin toplumsal yaşamın tüm alanlarına tam ve eşit olarak katılımları, kadının çalışma hayatında hak ettiği yeri alması, işgücüne aktif bir biçimde katılması ve üretimde söz sahibi olması anahtar bir role sahip. Raporun çıktıları bize önümüzdeki resmi daha net gösteriyor. Sorunları net görebildiğimiz zaman doğru çözümler için çalışabiliriz."

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Ekometre En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.