kocaeli escort izmit escort escort izmit istanbul escort

Bahis analiz

Vdcasino

betpas mariobet 1xbet

relaxbahis relaxbahis relaxbahis relaxbahis

betgram betgram

Bugun...

Parayı kazanmak zor, kaybetmek bir “güven” meselesi

 Tarih: 20-04-2021 21:11:00  -   Güncelleme: 20-04-2021 21:18:00
Nazlı Merve Taş

2021 yılının ilk aylarından itibaren kamuoyunun da ilgisini çeken şirket içi yolsuzluk haberleri okuyoruz. Beni ve meslektaşlarımı dahi şaşırtan hikâyeler medyada yer alıyor. Bursa’mızın önemli değeri İskender, Koç Grubu’nun göz bebeği Ford Otosan bu sene üzüntü veren haberleri ile manşetlerdeydi. Ford Otosan KAP’e yaptığı bildiride 248 milyon TL'lik alacağını alamadığını ve bu tutarın daha fazla olabileceğini ama daha az olmayacağını bildirmişti. İskender’in zararı ise – tam hesaplanamasa da- 7 milyon TL olarak basında yer aldı. Ne kadar çok para, ne kadar emek, ne kadar alın teri. Ben de risk yönetim uzmanı olarak soruyorum bu kadar kurumsal yapılarda dahi bu işler bu meblağlara gelmişse, küçük orta ölçekli kurumlar kim bilir cirolarının ne kadarını kaybediyor?

Ne yazık ki bu kayıplar bilimsel olarak hesaplanması zor kayıplar. Adı üzerinde “kayıp” genelde tahmin edilir, ancak kesin hesaplamak neredeyse imkânsızdır. Ülkemizde resmi bir istatistik olmamakla beraber, risk yönetimi dünyasındaki görüş cironun yüzde 1 ile 7 sinin istenmeyen ciro çıkışı olduğu ve yakalanamadığı yönündedir. Şimdi sizden bir dakikalık hesaplama yapmanızı rica ediyorum. Toplam gelirinizin % 1 ini hesaplayın ve bu tutarı kazanmak için ne kadar çaba harcadığınızı düşünün. Nice toplantılar, bayi ziyaretleri, seyahatler uykusuz geceler… Çok üzücü değil mi? 

Soruyu duyar gibiyim “peki ne yapmak lazım?”

Cevabım hep aynı olacak; sistem, sistem, sistem. Geçen ayki yazımda akademik bir görüş olan üçlü savunma hattından bahsetmiştim. Kontrol sisteminin operasyondan itibaren yapılandırılmasını ve son hattın denetim olmasını hedefleyen bir yapıydı. Sistemi kurmak da yaşanan örneklerde görüldüğü gibi tamamen önleyici olamıyor. Bugün size özetle sisteminizi kurduktan sonra nelere dikkat etmeniz gerektiğinden bahsedeceğim.

Sisteminizi kurdunuz. Uluslararası standartları baz alan bir iç kontrol sisteminiz var. Yetkin elemanlarınız kontrol operasyonlarını yürütüyor ve düzenli olarak raporluyor. Denetim ekipleriniz arı gibi çalışıyor.

Yetiyor mu? Ne yazık ki hayır devamı var. İç kontrol sistemi sürekli gelişim ve takip isteyen bir yapıdır. Yani sisteme yüzde yüz güvenmeden, sistemi sürekli beslemek, yeni dünya trendleri ile zenginleştirmek olağanca da dijitalleştirmek gerekir.

Sisteminizi yakın takip ederken, etkinlik ve verimlilik anahtar kelimeler olmalıdır. Sistem doğru risklere odaklandı mı? Gereksiz kontrol yapıyor mu? Kontrol yapan ekiplerim bağımsız mı, yetkin mi?

Yıllar önceki bir deneyimimi paylaşmak isterim; bir şirkette kontrol sistemi kurulmuş. “Çok verimli bir sistem” olarak üst yönetime raporlanmış. Neden mi? Faturayı giren çalışan ile kontrol eden çalışan aynı kişi! Tek kapasite hem operasyonu yapıyor, hem de kontrol faaliyetini yürütüyor. Ne kadar verimli değil mi? Çok verimli ve bir o kadar da etkin olmayan bu sistemin kime faydası olabilir, değil mi? Zaten ben bu tarz sistemlere, kusura bakmazsanız iç kontrol sistemi değil; iç angarya sistemi diyorum.

 

“40 yıldır işimi devrettiğim elemanıma, kardeşime, oğluma kızıma hiç güvenmeyeyim mi” seslerini duyuyorum. Burada önemli bir parantez açıp siz değerli okurlara şunu da yazmak isterim, bahsettiğimi istenmeyen ciro çıkışlarının önemli bir kısmı tamamen iyi niyetli kayıplardır. “Ben üç kişilik aile şirketiyim, bana bir şey olmaz” demeden önce bu niyetli kayıpların varlığını da unutmamak gerekir. Güvenme sorusuna gelince de lütfen güvenin, inanın ve güvendiğiniz kişileri de bu sistemle koruma altına alın.

 

Para zor kazanılıyor, hele bugünlerde ne kadar zor kazanıldığını hep beraber tecrübe ediyoruz. Emeklerinizi korumak için şirketinizde istenmeyen ciro çıkışlarına engel olmak elinizde. Tabii ki hangi sistem kurulursa kurulsun size yüzde yüz koruma garantisi veremez. Ancak en azından kayıpları minimum düzeye indirmek sizin elinizde. Emek, sermaye sizin ancak unutmayın ki kayıp hepimizin. Bu kayıpların üretime, ekonomiye döndüğünü hayal edin; demek istediğim anlaşılacaktır.

 

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI