istanbul escort bayan
istanbul escort bayan
istanbul bayan escort
bayan escort Malatya escort Manisa escort Maraş escort Mersin escort Muğla escort Ordu escort Osmaniye escort Rize escort Sakarya escort Samsun escort Karacabey escort Karahayıt escort Karaköprü escort Karapınar escort Karasu escort Karatay escort Karesi escort Karşıyaka escort Kartal escort Kaş escort Keçiören escort Kemalpaşa escort Kemer escort Kepez escort Keşan escort Kestel escort Kiraz escort Kırıkhan escort Kırkağaç escort Kocasinan escort Konaklı escort Konyaaltı escort Körfez escort Korkuteli escort Köyceğiz escort Kozan escort Küçükçekmece escort Kulu escort Kumluca escort Kuşadası escort Lüleburgaz escort Mahmutlar escort Malkara escort Maltepe escort Manavgat escort Marmaris escort Melikgazi escort Menderes escort Menemen escort Menteşe escort Meram escort Merkezefendi escort Merzifon escort Mezitli escort Milas escort Mudanya escort Muratpaşa escort Mut escort Narlıdere escort Nazilli escort
şişli escort
Pendik masaj Kumluca masaj Kuşadası masaj Lüleburgaz masaj Maltepe masaj Mamak masaj Manavgat masaj Marmaris masaj Melikgazi masaj Menderes masaj Menemen masaj Menteşe masaj Meram masaj Mezitli masaj Milas masaj Mudanya masaj Muratpaşa masaj Narlıdere masaj Nazilli masaj Nilüfer masaj Nizip masaj Oba masaj Ödemiş masaj Of masaj Onikişubat masaj Orhangazi masaj Ortaca masaj Ortahisar masaj Osmangazi masaj Pamukkale masaj
anadolu yakası escort bostancı escort bostancı escort bayan kadıköy escort bayan kartal escort ataşehir escort bayan ümraniye escort bayan
şişli escort
marketingfutbol.club bonus veren siteler bahis siteleri
Bugun...
SON DAKİKA

Çocukluğum ve böcekler

 Tarih: 20-04-2021 21:14:00
Özkan İrman

Nisan geldi mi doğa uyanırdı. Yüzükoyun yatardım yere. Saatlerce bir karınca yuvasını seyrederdim. Karınca olup onlarla yuvalarına girmek, onlar nasıl yaşıyor diye bakmak isterdim. İnce, uzun bir çırpıya tükürüğümü bulayıp minik bir kapak açar içine sokardım. Her seferinde pehlivan böceği çıkarırdım. İkinci çıkardığımla birinciyi güreştirirdim. Yan çalılıktan hışırtıyla geçen yılana aldırış etmezdim. Köpeğim Cici vardı nasılsa.

Ağustos böceğine Cırcır derdik. Yakalar avucumda öttürürdüm. Dersler kötüyse, babam o gün çok içtiyse dayak yememek için hep uğur böceği yakalar omuzuma kondururdum.

Osuruk böceğini koynuna sokardım arkadaşımın, pis koksun, şaka olsun, ama gülelim diye. Bok böceğini seyrederdim ve gücüne hayran olurdum. Aynı şekilde boyumdan büyük kayaları yuvarlamayı hayal ederdim Herkül gibi.

Ateş böceğinin kıçında ampul var sanıp döndürdüğüm ve öldürdüğüm de olmuştur, ne yalan söyleyeyim...

Uçurtma yapmak zor gelince ibobo yakalar ayağına ince ip bağlar uçururdum. Eşek arısından kaçar, acıkınca bal arılarını takip ederdim.

Gergedana benzeyen böcekle aram yoktu, ondan nedensiz korkardım.

Helikoptere benzeyen böceğe helikopter böceği derdim tabii. Meğer adı yusufçukmuş. Su birikintilerine konar kalkardı helikopterler. Onlar konacak pist ararlardı. Yaptığım hiçbir piste konmadılar. H’yi görmüyor diye içlerindeki pilotlara hep kızardım.

Salyangozun kabuğu vardı, sümüklü böceğin yoktu. Sümüklü böceği evini kaybetmiş salyangoz sanardım. Bir gün salyangozdan alıp diğerine vereyim dedim. Salyangoz öldü sümüklü böcek evi beğenmedi.

Çekirge ile yarışayım derdim zıplamada, ne zaman aynı hizaya gelsek tersine zıplarlardı. Peki bu semte Çekirge adını veren insana adını kim fısıldadı?

Dut yaprağı istedim Hacıanne’den; İpek böceği yesin, kelebek olsun diye. Kanatlarının tam çıkma anını hiç yakalayamadım. Hep uyuya kaldım gofret kutusunun başında.

Sineği hiç böcekten saymadım. Lastikle hep avladım, her gün rekorumu ikiye katladım.

Ah çocukluğum ve onun perisi kelebekler. Maviler, sarılar, allar...

Ve hepsi dişi ve çocukluğum gibi erişilmezler.

 

 

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI