istanbul escort bayan
istanbul escort bayan
istanbul bayan escort
bayan escort Malatya escort Manisa escort Maraş escort Mersin escort Muğla escort Ordu escort Osmaniye escort Rize escort Sakarya escort Samsun escort Karacabey escort Karahayıt escort Karaköprü escort Karapınar escort Karasu escort Karatay escort Karesi escort Karşıyaka escort Kartal escort Kaş escort Keçiören escort Kemalpaşa escort Kemer escort Kepez escort Keşan escort Kestel escort Kiraz escort Kırıkhan escort Kırkağaç escort Kocasinan escort Konaklı escort Konyaaltı escort Körfez escort Korkuteli escort Köyceğiz escort Kozan escort Küçükçekmece escort Kulu escort Kumluca escort Kuşadası escort Lüleburgaz escort Mahmutlar escort Malkara escort Maltepe escort Manavgat escort Marmaris escort Melikgazi escort Menderes escort Menemen escort Menteşe escort Meram escort Merkezefendi escort Merzifon escort Mezitli escort Milas escort Mudanya escort Muratpaşa escort Mut escort Narlıdere escort Nazilli escort
şişli escort
Pendik masaj Kumluca masaj Kuşadası masaj Lüleburgaz masaj Maltepe masaj Mamak masaj Manavgat masaj Marmaris masaj Melikgazi masaj Menderes masaj Menemen masaj Menteşe masaj Meram masaj Mezitli masaj Milas masaj Mudanya masaj Muratpaşa masaj Narlıdere masaj Nazilli masaj Nilüfer masaj Nizip masaj Oba masaj Ödemiş masaj Of masaj Onikişubat masaj Orhangazi masaj Ortaca masaj Ortahisar masaj Osmangazi masaj Pamukkale masaj
anadolu yakası escort bostancı escort bostancı escort bayan kadıköy escort bayan kartal escort ataşehir escort bayan ümraniye escort bayan
şişli escort
marketingfutbol.club bonus veren siteler bahis siteleri
Bugun...
SON DAKİKA

Evdeki don pazara düşerse

 Tarih: 11-06-2021 12:25:00
Özkan İrman

Bir arkadaşımızın yeğenine, "Hangi mesleği yapmak istiyorsun?" diye sordum. “İmam olacağım çok kararlıyım. Ah bir olabilsem, bir olabilsem,” dedi iç geçirerek.

Kendi kendime düşündüm. Mutlaka önünde ona örnek olan, özendiği biri vardı. En son gençken bu kadar aşkla öğretmen olacağım diyen bir arkadaşım olmuştu. O, Salih öğretmenimizi çok sevmişti. Onu gözünü kırpmadan izliyordu.

“Ah bir öğretmen olsam, ben de öğretsem, böyle giyinsem, böyle konuşsam. Ne güzel keman çalıyor, ben de çalsam,” diye yanıp tutuşuyordu. Ben de lise edebiyat öğretmenim Kemal İmer gibi bir öğretmen olmak isterdim doğrusu...

Konuşmayı sürdürdüm:

“Neden imam olmak istiyorsun, bu mesleğe neden bu kadar aşık oldun? Birine mi özeniyorsun? Büyük ve tarihi bir camide imam olmak mı çekti seni?”

“Hayır hiç ilgisi yok. Hatta bu mesleği sevdiğim bile söylenemez.”

“Hayırdır inşaallaaahhh! İnsan sevmediği halde bir işi yapmayı neden bu kadar ister ki?”

“Ağabeycim günde beş kez ezan okunuyor. O da şimdi merkezi sistemden... Cuma ve bayram namazları dışında yaşlılardan meraklı olanlar müezzinlik de yapıyor, imamlık da. Bir köy camisinde görev verilirse oraya bakkal açarım. Hayvancılık yaparım. Halı, kilim satarım. Senelik izin var, itibar var ve maaşı da çok güzel.”

Yaşadığım tecrübeler, tanıdığım imamlar söylediklerini doğruluyordu. Sahiden de öyleydi.

2021 yılındayız. Kime sorsam; polis, bekçi, uzman çavuş ya da belediyede memur olmak istiyor. Umut kapısı... Demek gençler umudu orada görüyor. Tekstil mühendisi, makina mühendisi, ziraat mühendisi, maden mühendisi, jeolog ve dahi birçok bölümden mezun olan iş bulamıyor. Dört yıllık üniversite mezunları kasiyerliğe burun bükerlerdi. Böyle bir teklif hakaret sayılırdı. Şimdi gayet normal. Erkekse çalışırken polislik sınavlarına girebilir, olmazsa ne yapsın eve ekmek lazım. Kızsa belki biri denk gelir müşterilerden, bakarsın evlenir. Eşi çalıştırmaz. O da evinin kadını olur. Kısmet bu belli mi olur?

Öğretmenlikten mezun olanlara kadro çıkması düşük bir olasılık.

İşletme, iktisat mezunu ise zibil gibi...

İki kişi konuşsa konu hep yurtdışında yaşamak üzerine. Ya da çocuğunu yurtdışına yollayacak ve böylece çocuğun hayatı garanti olacak...

Yani umudun peşinde koşma yönü kişiye göre değişiyor.

İkinci el pazarlara nur yağdı. Eskiden tanımadığın birinin giydiğini giymek düşünülemezdi bile. Şimdi büyük trend. Hal böyle olunca hırsızlığın da biçimi değişti. Hırsız eve girdi mi kılığa kıyafete bakmazdı. Altın, mücevher, para arardı. Şimdi don, gömlek, tencere, tava ne bulurlarsa götürüyorlar.

Dona göz diken altın madalya bulsa almaz mı? Balıklama dalar. O yüzden sporcular madalyalarına gözü gibi bakmalı. Mümkünse boynuna takıp gezmeli. Onu da gizli yapmalı, yakalar ziynetlere sıkıca bastırılmalı ve örtülmeli. Yoksa madalya ile birlikte can da elden gider.

İmam olmak isteyen kardeşimizle biraz daha konuştuk. Benim için bu ortam sosyolojik bir laboratuvar gibiydi.

“Bu kadar az çalışarak para kazanmak, gizlice başka işler yapmak, Allah’ın evini çıkar kapısına çevirmek etik mi?” diye sordum.

“Etik değil de, ne etik ki?” diye soruyla cevapladı sorumu.

Erkenden yatmam lazım. Yarın günlerden pazar. Saat 07.30’da uzaktan eğitimimiz var. Öğretmenimiz sert ve ahlak timsali biri. Konumuz “Ülkemizi Tanıyalım Ve Ahlak Bilgisi”. Kim bilir kimin donu düşecek pazara? Sokağa çıkma yasağı olmasa bile bu ders kırılmaz, pazara gidip o don alınmaz.

İyi dersler

 

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI