marketingfutbol.club bonus veren siteler bahis siteleri
Bugun...

Türkçesi varken

 Tarih: 17-01-2022 17:42:00
Özkan İrman

Anadolu’da yaşayan halklar iç içe geçmiş asırlarca; yemekleri, aileleri, kültürleri… Her bir şey iç içe geçer de dil geçmez mi? En çok da o geçmiş!

Halklar birlikte yaşarken birbirlerinden etkilenirler, bu çok doğaldır. Yine doğal olarak ağız özellikleri de ortaya çıkar. Bu durum her ülke için geçerlidir. Şive ile dalga geçilir, şaka yapılır; Rum’un, Laz’ın, muhacirin konuştuğu Türkçenin taklidi yapılır.

Dil canlıdır… Capcanlıdır…

Her canlı gibi özen gösterilmeli, yaşaması için emek verilmelidir.

Aşıları yapılmalı, beslenmelidir! Bu olmazsa her canlı gibi ölür gider.

Bugün Kafkasya’daki bir Türk yurduna gitseniz, çevirmene ihtiyaç duyarsınız. Oysa konuşulan dil aynıdır. En çok benzediğimiz Azerbaycan’da bile konuşurken zorlanırsınız. Halk tutsaklaştı mı, dil de tutsak olur...

Canlı varlık dilin mikrobu da yabancı sözcüklerdir. Dile bulaşır, sarar, sarmalar ve öldürür.

1980 yılı öncesi arı Türkçe konuşmak, dilin yabancı sözcüklerden arındırılması ile ilgili büyük savaş veriliyordu. Ancak bu savaş da bir süre sonra siyasete kurban edildi, yolundan saptırıldı.

Gerçek olmayan sözcükler üretilip, bu savaşı verenlerle dalga geçildi.

“Restorana ‘sosyal otlangaç’ diyecekmişiz. Biz inek miyiz?” deyip kahkahalar attılar.

İmkân diyenler sağcı, olanak diyenler solcu sayıldı. Böylece ülkenin dili de dâhil her şeyi bölündü.

Yine de bu savaşın çok büyük kazanımları oldu. On on beş yıl içinde dilimize yeni birçok sözcük kazandırıldı ve halk tarafından benimsendi.

Lise edebiyat öğretmenimin bende çok ayrı bir yeri vardır. Bilen bilir. Çok yazdım, söyledim. Kemal Öğretmen aynı zamanda beni ve tanıdığım çok insanı etkileyen güçlü bir ozandır. “Hah! İşte bu Kemal İmer şiiri,” diyecek kadar biçemi vardır.

Yıllarca onu sosyal medyada aramış, durmuştum. Birbirimizi bulup sıcacık sarıldığımızda sosyal medyayı pek kullanmadığını söylemişti. “Kullanmalısınız, bu yer bir anlamda zaman tüneli, hele de şiirlerinizin kitlelere ulaşması için güçlü bir organ,” demiştim. Şimdi kullanıyor. Ama ne kullanmak!

Evet! Keşke Kemal Öğretmen’imle şu otuz kitabımı yazmadan önce tanışsaydım. Kestirme ve halkın konuştuğu gibi yazdığını söyleyen, bunu bir övünç kaynağı gören ben, şimdi utanıyorum. Artık her yazdığım tümceye özen gösteriyorum. Usumu zorluyorum.

Örneğin “mesela” demiyorum. Akıl demiyorum “us” diyorum, cümle demiyorum “tümce” diyorum.

 

Çünkü öğretmenim beni silkeledi, kendime getirdi. Bundan sonra kimileri için gülünç olmayı bile göze alıp bilgim yettiğince, yetmediğinde araştırarak öz Türkçe yazmaya çabalayacağım.

İlk önceleri çok zorlandım. Unutmuşum. Daha dün bildiklerim yok olup gitmiş. Dilime, kalemime mikrop bulaşmış. Canlı varlığım olan dilime, o eğitim aşısını yapmamışım.

O mikropları sökmek öyle zor ki! Dilimin yapıtaşlarına yapılmış, kaynamış. Yazarken, konuşurken acı çekiyorum, kıvranıyorum.

Kemal Öğretmen uzun bir zamandır, “Türkçesi Varken” başlığı atarak paylaşımlar yapıyor. Benim için de bir kaynakça bu paylaşımlar.

Bu paylaşımların arkasının geleceğinin göstergesi işte şu paylaşımdı:

“GÜZEL TÜRKÇE ÖZÜNDE;

USUNDA, YÜREĞİNDE;

YAZI'NDA, SÖZÜNDE...

ONA, BİR ADIM YAKLAŞ;

BİR TÜRKÇE SÖZCÜKLE!..”

EREĞİMİZ, "TÜRKÇE" VE ANLAŞMAK "TÜRKÇELEŞMİŞ" SÖZCÜKLERLE...

 

Türkçesi Varken diye yağmur gibi yağmaya başladı Kemal Öğretmen. O yağdıkça ben ıslandım, ıslandıkça utandım.

İşte sağanağın bazı taneleri:

TÜRKÇESİ VARKEN...

Darbımesel: atasözü

Vecize: özdeyiş

Hikâye, kıssa: öykü

Hisse: pay

 

TÜRKÇESİ VARKEN...

Örf: gelenek

Âdet: görenek

Anane: gelenek Yabancıya ne gerek...

 

“Arapça'dan "Şefika"yı al, "ş"nin İngilizce yazılışı "sh"yi sözcüğün başına getir, Türkiye'de bir iş yerinin adı yap: SHEFİKA. Ne Yaratıcı(!)… şefik, şefika: sevecen”

 

TÜRKÇESİ VARKEN...

Malumat: bilgi

Alim: bilen, bilici

Âlim: bilgin

İlim: bilim

 

GÜZELİM TÜRKÇESİ VARKEN...

New Year: yeni yıl,

Sıhhatli: sağlıklı,

Mübarek: bolluklu, verimli, kutlu, uğurlu OLSUN!..

 

TÜRKÇESİ VARKEN...

Cins: tür, soy, kök

Cibilliyet: yaratılış

Cibilliyetsiz: soysuz, sütü bozuk cins cibilliyet: nitelik, soy sop

 

TÜRKÇESİ VARKEN...

Gayrimenkul, mülk, emlak: taşınmaz, taşınmazlar

 

TÜRKÇESİ VARKEN...

Buhran (Ar.), kriz (Fr.): bunalım

 

TÜRKÇESİ VARKEN...

Mesaj: ileti

Propaganda: yönlü ileti

 

TÜRKÇESİ VARKEN...

İroni (Fr.): şaka, şakacı alay, karşıtıyla alay

 

TÜRKÇESİ VARKEN...

Çar-şenbe (Farsça): çarşamba: dördüncü gün,

Penc-şenbe (Farsça): perşembe: beşinci gün

 

BİR GAZETEDEN:

"Anne-babalara gelecekten spoiler veriyoruz."

Dilini eşek arısı soksun!

Spoi: ipucu

 

GÜZELİM TÜRKÇESİ VARKEN...

Ehemmiyet: önem

Ehliyet: 1. Sürücü belgesi.

2. Yeterlik, ustalık, uzluk.

 

GÜZELİM TÜRKÇESİ VARKEN...

Görevdeşlik: birlik gücü, ortak güç

 

GÜZELİM TÜRKÇESİ VARKEN...

karıştırıcı: karıştırıcı, çırpıcı

 

TÜRKÇESİ VARKEN...

Teftiş (Ar.), kontrol (Fr.): denetim, yoklama;

Otokontrol: öz denetim

 

GÜZELİM TÜRKÇESİ VARKEN...

İstismar: iyi niyeti kötüye kullanma, sömürme

 

GÜZELİM TÜRKÇESİ VARKEN...

İmtihan etmek, tecrübe etmek: sınamak, denemek

 

GÜZELİM TÜRKÇESİ VARKEN...

Müeyyide: yaptırım

 

GÜZELİM TÜRKÇESİ VARKEN...

Motive etme: yönlendirme, güdüleme

Teşvik etme: özendirme, yüreklendirme,

İlham: esin

 

GÜZELİM TÜRKÇESİ VARKEN...

Asrî: çağdaş

Medeni: uygar

 

GÜZELİM TÜRKÇESİ VARKEN...

Prezantasyon: tanıtma, sunma

 

GÜZELİM TÜRKÇESİ VARKEN...

Konjonktür (Fr.): günün durumu, günün koşulları

 

GÜZELİM TÜRKÇESİ VARKEN...

Liyakat: yaraşırlık

Provokasyon: kışkırtma

 

GÜZELİM TÜRKÇESİ VARKEN...

Nalân: inleyen, sızlayan

Handan: gülen, şen

 

GÜZELİM TÜRKÇESİ VARKEN...

Muhabbet: sevgi

Hürmet: saygı

 

GÜZELİM TÜRKÇESİ VARKEN...

Alaka: ilgi

Malumat: bilgi

 

GÜZELİM TÜRKÇESİ VARKEN...

Sıhhat (Ar.): sağlık, esenlik

Hijyen (Fr.): sağlık (sağlık bilgisi, sağlık koruma)

 

GÜZELİM TÜRKÇESİ VARKEN...

Telekomünikasyon (iletim, iletişim),

Oryantasyon (yönlendirme, uyum)

 

GÜZELİM TÜRKÇESİ VARKEN...

Laboratuar: deneylik

Atölye: işlik

 

GÜZELİM TÜRKÇESİ VARKEN...

Mütehassıs: uzman

Mütehassis: duygulanmış

 

Bu yağmurun kesilmemesini dahası her zaman yağmaya hazır bir bulut olmasını isteyen birine evrildim şimdi. Öğretmenimin bu derin bilgisi ve uğraşısı kitaplaştırılmalı. Gelecek kuşaklara kalmalı.

Kemal Öğretmenim, “Çok Kolay” başlığıyla yaptığı bir paylaşımda sıkça yaptığımız, kendimizce söylemimizi pekiştirdiğimizi sandığımız ikilemelerin bazılarını yazmış:

 

ÇOK KOLAY!

İkincisini kullanmayın, Türkçeniz yalınlaşsın:

Kızgın ve öfkeli olmayın.

Saldırgan, agresif davranışlarından kaçının.

Kuşku ve şüphe duymayın.

İsteğiniz ve arzunuz nedir?

Saygı ve hürmet duyarım.

İlgi ve alaka gösteriniz.

Sorun ve mesele değil...

İlişkinize, münasebetinize özenin.

Değer, kıymet bilin.

Öğüt ve nasihat vermeyin.

Öneri ve teklifinizi bekliyorum.

Sağlığa, hijyene özen gösterelim.

Sağlık ve sıhhatinize önem verin.

Yabancı kökenli sözcükleri, Türkçe anlamdaşlarıyla birlikte kullanarak anlatımımızı güçlendirdiğimizi sanırız.

Böyle kullanımlarda hem sözünüzün inandırıcılığı azalır hem de sözcük yetersizliğiniz ortaya çıkar!..

Özentiyle, buluşlarla, filmlerle, din ile ve daha bir sürü etkenle Fransızca, İngilizce, Farsça, Arapça sözcükleri dilimize sokmuşuz. Oğlum “krinç oldum” diyor anlamıyorum. “Çok prezantabl bir insan” diyorum ağzımdaki dilim şişiyor, midem bulanıyor. “Türkçesi Varken” diyen adam Kemal İmer, benim canıma okudu. Öyle bir iğneli fıçıya attı ki beni her iğne diken diken batar, acı verirken, bir yandan da tatlı tatlı batıp, çalışmaya güdülüyor.

Üstteki paragrafı yazdıktan sonra bile, “Öğretmenim bak motive demedim, güdüleme dedim diye bağırasım var.” Anlayın nasıl bir kuyuya düştüğümü…

Çalışmaya, öğrenmeye, öğretmeye devam:

Biz varken,

Sağlıklıyken,

Usumuz başımızdayken,

Hele de Türkçesi varken…

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI