istanbul escort bayan
istanbul escort bayan
istanbul bayan escort
bayan escort Malatya escort Manisa escort Maraş escort Mersin escort Muğla escort Ordu escort Osmaniye escort Rize escort Sakarya escort Samsun escort Karacabey escort Karahayıt escort Karaköprü escort Karapınar escort Karasu escort Karatay escort Karesi escort Karşıyaka escort Kartal escort Kaş escort Keçiören escort Kemalpaşa escort Kemer escort Kepez escort Keşan escort Kestel escort Kiraz escort Kırıkhan escort Kırkağaç escort Kocasinan escort Konaklı escort Konyaaltı escort Körfez escort Korkuteli escort Köyceğiz escort Kozan escort Küçükçekmece escort Kulu escort Kumluca escort Kuşadası escort Lüleburgaz escort Mahmutlar escort Malkara escort Maltepe escort Manavgat escort Marmaris escort Melikgazi escort Menderes escort Menemen escort Menteşe escort Meram escort Merkezefendi escort Merzifon escort Mezitli escort Milas escort Mudanya escort Muratpaşa escort Mut escort Narlıdere escort Nazilli escort
şişli escort
Pendik masaj Kumluca masaj Kuşadası masaj Lüleburgaz masaj Maltepe masaj Mamak masaj Manavgat masaj Marmaris masaj Melikgazi masaj Menderes masaj Menemen masaj Menteşe masaj Meram masaj Mezitli masaj Milas masaj Mudanya masaj Muratpaşa masaj Narlıdere masaj Nazilli masaj Nilüfer masaj Nizip masaj Oba masaj Ödemiş masaj Of masaj Onikişubat masaj Orhangazi masaj Ortaca masaj Ortahisar masaj Osmangazi masaj Pamukkale masaj
anadolu yakası escort bostancı escort bostancı escort bayan kadıköy escort bayan kartal escort ataşehir escort bayan ümraniye escort bayan
şişli escort
marketingfutbol.club bonus veren siteler bahis siteleri
Bugun...

Patron

 Tarih: 04-08-2020 14:39:00
Özkan İrman

Arabada eşimle birlikte bir inşaatın önünden geçerken yine binanın alt katının dükkân olarak tasarlandığını gördük. Birlikte güldük. Bir bina yapılacaksa, o bina bir ibadethane dahi olsa altına mutlaka dükkân yapıyoruz. Dünyada eminim en çok dükkân bizde var. En çok kira getiren, en pahalıya satılan gayrimenkul dükkan olunca hiçbir müteahhit bundan kaçamaz. Sadece alttaki dükkânları satarak inşaatın parasını çıkaranlar var. Demek ki talep var. Sosyal medyadaki birçok sayfada hakkında bölümünde gördüğümüz “kendi işinin patronu” ifadesi bu durumu açıklıyor aslında. Herkeste patron olma sevdası var. Alt yapısı, bilgi birikimi olsun olmasın hemen bir işyeri açacak ve ondan sonra gelsin paralar.

 

Patron olunca işe istediğin saatte gidersin kimseye hesap verecek değilsin. Hatta hiç gitmezsin kime ne? Bu düşünce yapısı dükkân enflasyonu yaptı memlekette. Oysa iş kendinin oldu mu daha çok ilgilenmen gerektiğini, başarılı olmak için bir yerde çalışmaktan daha fazla gayret ve zaman harcamanın icap ettiğini bilse insanlar, bunca iflas ve hüsran yaşanmazdı.

 

Bir yakınım ve oğlu, “Biz tekstil işine gireceğiz!” deyince şaşırıp kalmıştım. Cevap veremedim, nutkum tutuldu. Sonra dayanamadım aldım karşıma konuştum. “Nasıl yapacaksınız?” diye sordum. “Arsamız var satacağız, sermaye yapacağız,” dedi. Oysa sermaye ticarette gerekli en son şeydi ve ağabeyimiz bunu bile bilmiyordu. Ofis tutacaklarmış, dayayıp döşeyeceklermiş. “Eeee sonra?” diye sordum. Cevap yok.

 

Ağabeyimiz iki yıllık yüksekokulu bitirmiş oğlunu ticari deha sanıyordu. Oğlu henüz askerliğini yapmamış, hiçbir yerde çalışmamış, tekstili giydiği gömleğin polyester mi pamuk mu olduğunu ayırt edecek kadar dahi bilmeyen bir gençti. Bu işin öyle kolay olmayacağını, bilgi birikimi istediğini söyleyince, “Sen de yaptın ya, sen de gençtin ya, okulu bitirdin başladın ya!” diye karşı çıktı hiddetle.

 

Ben, iş yapmalarını istemeyen bir kıskanç olmuştum onun gözünde. Yedi yaşından beri çalıştığımı, üniversite ve askerlik sonrası uzun süre uluslararası bir tekstil firmasında yöneticilik yaptığımı ve daha birçok özelliğimi hatırlamıyordu. Onun oğlu benden elli kat yetenekli biriydi, kesin başarılı olacaktı. Arkadan gelsin paralar…

 

Sırf para kazanmak için işletme açan asla para kazanamazdı. Kazanç için yetenek de tek başına yeterli değildi. Ticaretin temelinde FAYDA üretmek, fayda sağlamak vardı. Faydayı sağlayan para kazanırdı. Bunları o vasıfta birine, o ağabeyimize ve oğluna anlatamazdım. Karşıma aldığıma pişman olmuştum. Sonucunu anlatmama sanıyorum hiç lüzum yok…

 

“Kendi işinin patronu” lafı bana neden çok bayağı geliyor? Neden bu laftan tiksiniyorum? Neden kalitesizliği ve cahilliği ifade ediyor benim için? Patron lafını tek başına bile sevmezken bu lüzumsuz ifadeyi niye seveyim ki? Allah aşkına başkasının işinin patronu mu var zaten? İşveren, girişimci, yönetici deyimleri daha doğrudur. Ya da tek başına bir şey denecekse ‘iş insanı’ demek daha uygun gelir bana...

 

 

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI