marketingfutbol.club bonus veren siteler bahis siteleri
Bugun...

Ukrayna üzerine bazı uzman görüşleri

 Tarih: 15-03-2022 07:20:00
Serra Yedikardeş

Geçtiğimiz haftalarda, Rus birliklerinin Ukrayna’ya girmesiyle küresel gündem bir anda Ukrayna’ya endekslendi. İlk günlerde Rusya, Ukrayna içinde hızla ilerlese de Ukrayna halkı ve ordusu, beklenilenin üstünde bir direniş göstererek başkent Kiev’i müdafaa ediyor.

Ukrayna uzun zamandır NATO ve Avrupa Birliği’ne yakınlığı sebebiyle devamlı bir Rus tehdidi altında varlığını ve Batıyla ilişkilerini sürdürüyordu. Fakat, Putin’in son dönemdeki sert ve kararlı çıkışı, geleneksel olarak ince hesaplarla sürdürdüğü dış siyasetine ters düşerek uluslararası kamuoyunu şaşırttı.

 

Son iki haftadır Ukrayna’daki dengeler her gün değişiyor. Ben, sizlerle 2 Mart 2021’de Oxford Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Kulübü’nün Ukrayna Londra Büyükelçi yardımcısı Andriy Marchenko, Gürcistan Londra Büyükelçisi Sophie Katsarava ve Oxford Üniversitesi Rusya Dış Siyaseti uzmanı Prof. Lester B. Pearson’un katılımlarıyla Ukrayna’daki gelişmeler üstüne gerçekleştirdiği oturumundan, Ukrayna’nın içinde bulunduğu krizin uzun vadede uluslararası sistem adına ne ifade ettiğini anlamlandırabileceğine inandığım birkaç not paylaşacağım.

 

Sayın Marchenko, oturumda İngiltere’nin Ukrayna’nın yanında durmasının önemini vurgularken, Büyükelçi Katsarava, Gürcistan’ın Batı’yla iyi ilişkiler sürdürürken sürekli Rus tehdidi altında olan diğer bir ülke olarak, Ukrayna’nın durumunu çok iyi anladıklarını açıkladı. Bununla birlikte, Rusya’nın Ukrayna saldırısının, Gürcistan için de büyük bir güvenlik sorunu teşkil ettiğini belirterek, Ukrayna’daki durumun seyrini değiştirmek için Batılı ülkeleri Rusya’ya karşı askeri müdahalede bulunmaya çağırdı.

 

Prof Pearson, Putin’in Ukrayna’da bu denli ileri gitmesinin sebeplerinden birinin, geçmişte Batı’nın, Rusya’nın eski Sovyet topraklarına yönelik saldırılarına karşı etkili bir duruş sergilememiş olabileceğini söylüyor. Kısacası, Rusya’nın Ukrayna konusunda NATO ülkelerinin verebileceği tepkiyi hafife almış olabileceğini belirtti. Bununla birlikte, Amerika Birleşik Devletleri’nin Afganistan’dan çekilmesinin Rusya’nın Batı’ya karşı kendine fazla güven kazanmasına yol açmış olabileceğini söyledi. Batı’nın Ukrayna’daki gelişmelere Rusya’nın beklediği kadar tepkisiz kalmadığının ve hızlı yaptırımlarla ekonomik anlamda biraz olsun Rusya’nın ellerini bağladığını belirten Prof. Pearson, Büyükelçi Katsavara’nın Batı’ya askeri müdahale çağrısına karşılık, Rus müdahalesinin NATO ülkelerine sıçramadığı sürece Batı’nın askeri müdahalede bulunmasının çok uzak bir olasılık olduğunu düşündüğünü söyledi.

 

Batı ülkelerinin petrol ve doğal gaz için Rusya’ya bağımlığının Rusya’ya karşı uyguladıkları yaptırımların sürdürülebilirliği için ne anlam ifade edeceği konusunda, Batı’nın kaynaklar için Suudi Arabistan’a yönelebileceğini ve uygulanan yaptırımların Rusya’nın Ukrayna’daki ilerlemesini törpülemek adına etkili olduğu taktirde, Batı ülkelerinin yaptırımlardan geri adım atmasının zor olacağını belirtti.

 

Küresel güç dengeleri denince akla gelen bir diğer isim olan Çin’e gelince, Çin’in dış siyasetinin doğası gereği Rusya’nın Ukrayna’da izlediği tipte bir müdahaleye karşı olduğunu fakat, Rusya’nın Çin için değerli bir uluslararası aktör olduğunu; bu sebeple Çin’in, Ukrayna konusunda Rusya’yı direk karşısına almamaya özen göstereceğini düşündüğünü belirtti.

 

Son olarak, Prof. Pearson, eninde sonunda Rusya’nın Ukrayna’dan çekileceğini öngördüğünü, fakat, bu geri çekilmenin ABD’nin Afganistan’dan geri çekilmesine benzer bir sürece benzeyeceğini, yani, yavaş ve Ukrayna’nın tekrar kalkınması adına maliyetli bir geri çekilme olacağını düşündüğünü açıkladı.

 

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI