marketingfutbol.club bonus veren siteler bahis siteleri
Bugun...

Çok ‘ÇEK’tik!

 Tarih: 19-05-2021 16:32:00
Yılmaz Velioğlu

Sene 1659… Bundan tam 362 sene önce, 22 Nisan 1659… Tarihte bilinen ve bugüne ulaşan ilk hamiline çek ödendi.  Tutarı 10 pound ve el yazısı ile yazılmış. Clayton and Morris Bank tarafından Nicholas Vanacker’a ödeniyor. Nama yazılı bilinen ilk çek de yine aynı kişi tarafından aynı yıl keşide ediliyor.  Hatta hamiline yazılan o çek 1976’da bir müzayedede 1300 pound’a satılıyor.

 

Aradan 362 sene geçiyor. Yine aylardan Nisan… 30 Nisan 2021… Sabah saatleri ve Türkiye’de hiçbir çek ödenemiyor. Bir gece önce çıkan kanunla çek ibraz edilmesi Haziran’a kadar yasaklanıyor. ‘Keşideci’ hesabında para olsa da ödeyemiyor. Takas merkezi çalışmıyor, elinde tahsil çeki olan; bankadan geri çevriliyor. Bankacılar ne yapacaklarını bilmiyorlar. Ticaret sistemi tıkanıyor. Kurumlar vergisi beyan ve ödemesinin son günü, sosyal güvenlik kurumu ödemeleri yapılması gerekiyor. Günlerden Cuma… Ticaret hayatında tahsilat günü olarak adlandırılan, para akışının en yoğun olduğu gün… Personel maaşları, işletme kiraları ödenecek. Saatler ilerliyor, sinirler iyice gerilmiş durumda… Bankacılar, birbirlerine fikir soruyorlar… Hangi kurum ne yapacak, belirsiz… Bazı bankalar iç takas sistemlerini çalıştırmış, tahsilatlar yapılmış, onların iadesi için uğraşıyorlar. Bir yandan da bir ay boyunca devam edecekse bu kilit, tahsilat yapamayacak olan şirketlerin tedbir görüşmelerinin başlaması gerekiyor. Kredi avına çıkılıyor. ‘Çek tahsil edemeyeceksek, ödemelerimiz için bari kredi bulalım’ bölümü devreye giriyor.

Diğer yandan, bu çekler sadece tahsilat bacağını değil, borç tarafını da etkiliyor. Şirketler, tahsile aldıkları çekleri iskonto kredisi marifeti ile daha önceden nakde çevirmiş olabilirler. Öncesinde çek karşılığı kredi kullanılmış olabilir. Faktoring sistemi ile ‘kırdırılmış’ olma ihtimali de son derece yüksektir. Faktoring şirketleri veya bankaların ilk kullanıcılara tavrı/ek maliyeti nasıl karşılanacak? Bu soruların cevabı bilinmiyor.

Sadece nakit akışa değil, para politikasına da etkilerini düşünmek gerekir. 1 ay boyunca sistem kilitlense ek kredi talebi patlayacak. Tam da sıkı para politikası uygulandığı dönemde ister istemez kredi genişlemesine gidilecek. Kredinin kıt kaynak olduğu dönemde faiz oranları da artacak. Enflasyonla mücadele sekteye uğrayacak.

 

 Öğleden sonra Ticaret Bakanlığı’ndan açıklama geliyor. Nihayet… Takas sistemi çalışacak. ‘Hesabında para olan ödeyecek, para olmayanın çeki yazılmayacak’ şeklinde bir çözüm üretiliyor. O gün takas sistemi saat 16:00’dan sonra çalışıyor. Bu ‘haktan’ faydalanmak isteyen bazı şirketler, çek ödemelerinin olduğu bankalardaki bakiyeyi başka bankalara transfer ediyor. Takas merkezinde tahsilde çeki olanın işi piyangoya kalmış durumda… Ödenecek mi, ödenmeyecek mi?

Kanunun ruhunun kesinlikle iyi niyetli olduğu aşikar… Kulağa da hoş geliyor. Çek borcu olana esneklik tanınması ilk bakışta mantıklı… Fakat finans sistemi sıfır toplamlı bir düzenden ibarettir. Alacaklı taraf, diğer tarafın borçlusu konumunda… Tahsilat yapan, yaptığı tahsilatı kendi borcuna mahsuben kullanıyor. Dolayısıyla her ne kadar iyi niyetle borçlu tarafa nefes aldırmak istense de aslında tüm paydaşlar / sistemin tamamı bundan olumsuz etkileniyor. Böyle kararların saha içi uygulayıcıların görüşüne başvurarak yukarıda sayılan geniş açılarla, büyük resmi analiz ederek alınmasında fayda var.

 

Sene 1659… Bundan tam 362 sene önce, 22 Nisan 1659… Tarihte bilinen ve bugüne ulaşan ilk hamiline çek ödendi. Tutarı 10 pound…

30 Nisan 2021… Türkiye’de o gün akşama kadar 1 kuruş dahi çek ödenemedi.

Yüzyıllar öncesinden gelen çek bugün bir köşe yazısında yazılıyor, ama bugünkü (o günkü) çek ne yazılabiliyor, ne ödenebiliyor!

‘Bir bilene danışmak’ diye bir deyim vardır. Bu deyimi çek’in şimdi nereye çek’erseniz

 

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI