marketingfutbol.club bonus veren siteler bahis siteleri
Bugun...

Reeskont kredilerindeki hatadan dönülmeli

 Tarih: 17-12-2021 17:47:00
Yılmaz Velioğlu

 

Son günlerde Türk Lirası’ndaki değer kaybı, ihracatı daha cazip hale getirmekte, ihracatı arttırmak için yeni hedefler, yeni yöntemler dile getirilmektedir. İhracatçı için her ne kadar döviz kurunun artıyor olması olumlu gibi görünse de, istikrar içinde hareket eden kur sistemi daha faydalıdır. İhraç mallar için gerekli olan hammadde ve aramalı ithalatı, sürekli artan kurla birlikte fiyat oluşumunu zorlaştırmakta; konsantrasyon üretim ve pazarlamadan maliyet ölçümüne kaymaktadır.

 

İhracatçılarımızın uzun yıllardır finansman temininde başvurduğu kaynaklardan biri TCMB Reeskont Kredisi’dir. Bu kredi gerek Türk Eximbank gerekse TCMB ile altyapı anlaşmasını kurmuş olan mevduat bankaları tarafından kullandırılabiliyor. Maliyet anlamında belki de ihracatçının ulaşabileceği en ucuz kredi diyebiliriz. TCMB Reeskont Kredisi’nin uygulama esaslarında geçtiğimiz aylarda değişikliğe gidildi. Şaşkınlık içerisinde gördüğümüz bu değişikliği birçok sivil toplum kuruluşu ‘müjde’ olarak açıkladı. Aslında bu değişiklik ihracatçı için bir müjde değil, tam tersine onların krediye ulaşmasını zorlaştıran bir uygulamaydı. O günlerde de eleştirimizi yapmıştık. 1 Ekim’den itibaren uygulamaya giren yeni sistemi 2-2,5 ay sonra gelinen noktaları ile birlikte analiz etmek faydalı olacaktır.

 

TCMB Reeskont Kredilerinde ne değişti?

 

*Kredinin vadesi 8 aydan 6 aya düşürüldü. (TCMB’ye 2-3 kat döviz satma taahhüdü verenler için 1 yıl)

*Kredinin kullanımı artık serbestçe yapılamayacak. Eskiden kredi kullandırımı yapılırken TCMB’den ihracatçının hesabına kredi bedeli gelir, tasarrufu ihracatçının serbestliğine bırakılırdı. Şimdi hesaba gelen kredi bedeline bloke konuluyor. Kredinin kullanım yerleri sınırlandırılıyor. Bu kredi ile ithalat yapamazsınız, dövizli çek ödeyemezsiniz, dövizli ya da dövize endeksli ya da faturada bilgi amaçlı dahi olsa döviz kuru yazan hiçbir faturayı fonlayamazsınız, krediyi ‘harcamak’ için fatura sunmak zorundasınız, kredi ile kredi kapatamazsınız vb. şekilde liste uzuyor. Peki bu kredi ile ne yapacak ihracatçılar? Yurtiçinden Türk Lirası ile aldıkları hammadde ödemelerini yapabilecekler, maaş ödeyebilecekler, SGK ve vergi ödeyebilecekler…

İhracatçıların çoğu SGK ve vergiyi KDV alacaklarından mahsup ediyorlar, yani böyle bir krediye ihtiyaçları yok. Maaş ödemeleri için nispeten sınırlı bir krediye ihtiyaç duyarlar, hatta duymazlar… İhracatçının yurtiçinden alsa dahi birçok hammaddesi dövize endekslidir. Bunları bu kredi türü ile fonlayamayacak. İthalat için kullanamayacak. Diğer yandan krediyi ‘harcarken’ fatura ibraz etmek zorunda olduğu için, onlarca faturadan oluşan bir evrak bürokrasisine takılacak. Hem kendisi temin edip bankaya sunacak, banka da bunları kontrol edip kredideki blokeyi çözecek.

 

Özet olarak açıklamaya çalıştığımız üzere; reeskont kredisinin uygulama esasları ihracatçı için müjde değil, tam tersine olumsuz bir değişime işaret etmektedir. Bunun yansımalarını da 1 Ekim’den sonra görmeye başladık. Eskiden bu kredi türü için bankalardan 3-4 ay öncesinden rezervasyon yapılırdı. Kullanmak için sıraya girilirdi. Şimdi ise bankalar ihracatçıları arıyor. Reeskont kredimiz var kullanır mısınız? diye…

Şimdiye kadar ihracatçı bacağını inceledik. Değişimin ihracatçının ‘işine’ gelmediğini vurguladık. Şimdi konuyu TCMB açısından da değerlendirelim. Reeskont kredileri TCMB için döviz rezervi oluşturma kaynağıdır. Çünkü kredi kullandırılırken TCMB ihracatçıya döviz kredisi olsa dahi TL karşılığını vererek kullandırım yapıyor. Vadede ise döviz olarak tahsil ediyor. Bir bakıma, krediyi para basıp kullandırıyor, vadede de döviz olarak geri alıp rezervlerini arttırıyor. Ne demiştik, önceden ihracatçılar bu kredi için sıraya giriyordu, şimdi yüzüne bakan yok! Dolayısıyla birkaç ay sonra görülecek ki, TCMB’nin döviz rezervi oluşturma kalemlerinde reeskont kredilerinin payı azalmış olacak.

 

Sonuç olarak; TCMB reeskont kredilerindeki uygulama esaslarında yapılan değişim ne ihracatçıya ne de TCMB’ye fayda sağlayacaktır. Uygulama esaslarındaki değişimin amacının; ithalatı azaltmak, kullandırılan kredinin dolarizasyona gitmesini önlemek olduğu aşikârdır. Fakat bunların bu yöntemle önlenmeye çalışılması ticaretin olağan işleyişine aykırıdır. Umut ederiz ki, önümüzdeki günlerde uygulama esaslarında esneme olur, hem ihracatçı hem de TCMB bu kredi türündeki özün önceliğine kavuşur.

 

 

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI