kocaeli escort izmit escort escort izmit istanbul escort

Bahis analiz

Vdcasino

betpas mariobet 1xbet

relaxbahis relaxbahis relaxbahis relaxbahis

betgram betgram

Bugun...

Döviz – Enflasyon – Dış Ticaret dengesi

 Tarih: 19-05-2021 16:41:00
Yüce Uyanık

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’in harika bir hizmeti var. Geçmişteki bir tutarı TL olarak yazıyorsunuz, TÜFE (Tüketici Fiyatları Endeksi) veya Yİ-ÜFE (Yurtiçi Üretici Fiyatları Endeksi) olarak hangisini seçtiğinizi belirtiyorsunuz, o endekse göre enflasyon etkisi ile verdiğiniz rakamın bugün kaç liraya denk geldiğini buluyor.

 

Ben de bir deneme yaptım. Kasım 2002’de TCMB gösterge kurundan ABD Dolarının karşılığını buldum. 1.542.744 lira imiş. Bu rakamın Mart 2021 sonundaki karşılığı ne imiş diye baktım. TÜFE’ye göre 9 lira 33 kuruş, Yİ-ÜFE’ye göre 10 lira 90 kuruş çıktı. Sonra 31 Mart gününün TCMB ABD Doları döviz satış kuruna baktım. 8 lira 34 kuruş.

 

Demek ki kurlardaki artış enflasyonun, hem de TÜİK enflasyonunun, altında kalmış. Bunun iki nedeni olabilir:

 

Birincisi, örneğin ekonomide çok önemli gelişmeler olmuş ve ülke dış ticaret fazlası veriyordur, böylece gelen ticaret fazlası içeride dövizin daha bollaşmasını böylece döviz fiyatının nispeten düşük gitmesini sağlıyordur. Peki durum böyle mi?

 

Yine TÜİK verilerine göre cumhuriyet tarihimizde oluşan toplam 1,349 trilyon ABD dolarlık dış ticaret açığının %81.7’si yani 1,1 trilyon dolarlık kısmı 2003-2020 aralığında oluşmuş.

 

Pekiyi kurları o zaman ne tutuyor? İkinci nedene bakalım.

 

Eğer reel ekonomik çözümlerle ve hizmetlerinizle dış ticaret fazlası yaratamıyorsanız ve kurları düşük tutmak istiyorsanız, ki yukarıdaki dış ticaret verilerine göre 1-2 lira farktan bahsetmiyoruz, dövizin ortalıkta daha bolca dolaşmasını sağlarsınız. Bu gayrımenkul ve fabrika, tesis, şirket satış gelirleri bir kenara bırakılırsa, borç alarak veya başkalarının paraları için ülkeyi cazip hale getirerek yapılabilir. Elbette para politikalarının cazibesi ile gelen adamlar da getirdiklerinin çok daha fazlasını alarak gitme eğiliminde olacaklardır. Bunu da TL alarak yapmayacaklar tabi.

 

Bu şekilde birkaç, belki on sene falan idare etme şansınız olabilir. Ortalığın mahvolduğunu insanlar çok sonra anlayabilirler böylece. Ama uzun kalacaksanız, enkaz sizin elinizde kalabilir.

 

Sonra maalesef ortada dolaşan paraların yabancıların ve bazı çakma yabancıların paraları olduğunu görmek gerek. Hani şu para getirdikleri için sevindiğimiz yabancılar. Kimse bizi çok sevdiği için bize para vermeyeceğine göre maddi ya da manevi pek çok talepleri olacaktır. Öyle ki “parayı çekerim ha!” tehdidi karşısında kim bilir ekonomik ve politik ne tavizler vermek zorunda kalabiliriz?

 

Herhalde en iyisi reel çözümlerle ekonomiyi geliştirerek, borçlanarak büyümekle değil de katma değerli yatırımlarla büyümek olacak. Bunun için en değerli kaynağımız gençler. 1980’den itibaren düşünmelerini engellediğimiz “buluşları başkaları yapsın, siz kullanın, yoksa kafayı sıyırırsınız” dediğimiz gençler. Onların düşünmeye başlamaları gerek.

 

Gençler katma değeri yüksek buluşlar yapsınlar, dünyada tanıtımı yapılsın, müşteriler bulunsun, alacakların güvenliğini ve finansmanı da uluslararası faktoring halleder.

 

 

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI