kocaeli escort izmit escort escort izmit istanbul escort

Bahis analiz

Vdcasino

betpas mariobet 1xbet

relaxbahis relaxbahis relaxbahis relaxbahis

betgram betgram

Bugun...
SON DAKİKA

Ekonomik Kriz ve Uluslararası Faktoring

 Tarih: 21-10-2019 16:08:00
Yüce Uyanık

Türkiye geçmişinde pek çok kez ekonomik kriz yaşadı. Bazıları çok zarar vermeden geçti ise de bazıları önemli yaralar açtı. Özellikle 1980 sonrası dışa açılma döneminden sonra artan enflasyon ve dışa bağımlılık, krizlerin etkisinin çok daha yoğun hissedilmesine neden oldu.

İç piyasada kurların ani yükselmesi ve buna bağlı olarak fiyatların artması sabit gelirlilerin satın alma güçlerini olumsuz etkileyince iç piyasalarda daralmalara yol açtı. Devletin bu yaraları sarma girişimleri de bu kez devletin fedakârlık yapmasına ve para piyasalarında daralmalara yol açtı. Dışa daha büyük bağımlılık konusuna girmiyorum.

Son 17 yılın dış ticaret açık rakamları göz önüne alındığında kurların yavaş artıyor oluşu tıpkı bir deprem fay hattının gerilmesi gibi ekonomik depremlerin de artık çok şiddetli olabileceği endişesini getirmekte.

Bunun için her türlü tedbirin devlet tarafından mı alınması gerekiyor? Sanayicinin ve tüccarın alabileceği tedbirler yok mu?

Öncelikle stagflasyonun getirdiği iç piyasadaki daralma tüccar ve sanayicileri dış pazar arayışlarına itiyor. Bu doğru bir yaklaşım. Zira iç piyasadaki talep daralması ihracat ile kompanse edilebilir. Peki dış pazara açılabilmek kolay mı?

Küresel ormanda vahşi bir savaş var. Bu savaş içerisinde eğer tekelleşircesine katma değeri çok yüksek ürünlerimiz yoksa sıfırdan yoğun rekabet ortamlarına girmek gerçekten çok zor. Bizden açık hesap ve vadeli satış yapmamızı isteyecekler. Buna razı gelmek ne kadar doğru? Ya ödemezlerse? Zaten küçücük kar marjları ile satacağımız ürünlerin parasını alamamak çok daha yıkıcı yaralar açmayacak mı?

İşte burada çoğunlukla bilinmediği veya yanlış bilindiği için ihmal edilen çok önemli bir çözümden bahsedeceğim. Uluslararası faktoring. Bu kısmı okurken lütfen “faktoring” kelimesi ile ilgili ne biliyorsanız hepsini unutun. Çünkü muhtemelen yanlış biliyor olabilirsiniz.

Uluslararası faktoring satıcının peşin ve %100 garantili satış yapmasını sağlarken, alıcının da vadeli ve açık hesap alım yapmasını sağlamakta. Yani satışları kolaylaştıran, tıpkı bireysel kredi kartlı satışlardaki gibi bir sistem.

Satış yapmak istediğiniz ithalatçıları faktoring şirketine bildiriyor ve ihtiyacınız olan limitleri temin etmelerini bekliyorsunuz. Sistem tarafından kabul gören alıcılarınıza limitler dahilinde yapacağınız satışlarınız artık faktoring sisteminin güvencesinde oluyor. Yani size karşı taraftan akreditif açılmasına veya banka garantisi verilmesine gerek kalmıyor. Siz malınızı yükleyip faturanızı çıkardıktan sonra alacağınızı faktoring sistemine temlik ediyor ve paranızı bekliyorsunuz. Anlaşmanıza bağlı olarak da ya vadesinde tahsil edildikten sonra ya da daha erken, hatta hemen, ön ödeme olarak, alacağınızın %80 gibi bir kısmını kendi paranız olarak alabiliyorsunuz. Zira faktoring sistemi size borçlu artık, müşteriniz değil. Tıpkı kredi kartlarında olduğu gibi. Ön ödeme kullanmadığınızda vadeden sonraki 90. gün alacağınız hala ödenmemişse sistem alacağınızın tamamını size ödüyor.

Nasıl kredi kartı işlemlerinde banka üye işyerine ödeme yaptığında o işyerine değil, kart sahibine kredi vermekte ise, uluslararası faktoringde de faktoring sistemi müşterinize kredi, size paranızı veriyor.

Dikkat edilirse uluslararası faktoring daha önce de dediğimiz gibi, alıcının vadeli ve açık hesap alım yapmasını sağlayarak onu rahatlatır iken, satıcıya da yüzde yüz güvence ve gerekirse %80’e kadar peşin ödeme yaparak daha sağlıklı ve güvenli bir nakit akışı sağlıyor. Hepsinden önemlisi normalde gerçekleşemeyecek satışlar yapılabiliyor.

Hızlı nakit akışı ve satış olanaklarının artması daha sağlıklı büyümeleri getirmekte. Birim ihracatçının satışlarının artması Türkiye’nin ihracatının da artması demek.

Hiç değilse önümüzdeki dönemlerde mevcut yanılgılardan kurtularak bunu idrak edebilmek, hem tüccar ve sanayicimizin hem de ekonomi yönetiminin geleceğe daha sağlıklı, güvenli, rahat ve huzurlu bakmasını sağlayacaktır.

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI