kocaeli escort izmit escort escort izmit istanbul escort

Bahis analiz

Vdcasino

betpas mariobet 1xbet

relaxbahis relaxbahis relaxbahis relaxbahis

betgram betgram

Bugun...

Nisan rüyası

 Tarih: 20-04-2021 21:25:00
Yüce Uyanık

Mart, Nisan gibi bahar aylarının ortak özelliği gündüz güneşi ile havanın çok güzel olması ama gece hava sıcaklığının epey düşmesi. Yine böyle bir akşamda geç vakit bir şeyler yemiş ve arkasından yatmıştım. Kâbus kaçınılmazdı.

 

Halka açık bir şirketin genel müdürü ve yönetim kurulu başkanıyım. Şirkette ne dersem oluyor. Yatırım yapmayı çok seviyorum. Zira her yatırımdan bir payım var. Bu payın bir bölümünü de hediye vb. şekillerde çalışanlara dağıtıyorum. Sanki çift hatta üç maaş alıyorlar. Yatırım yapmayı doğal olarak çalışanlar da çok seviyor. Adı yatırım olsun yeter.

 

Para şirketten çıkıyor ama yarısından çoğu bizde kalıyor. Düzen o kadar iyi ki çalışanlar benimle olmaktan çok mutlu. Saçımın kılına bir şey olmasını istemiyorlar. Bir çeşit ortaklık bizimki.

 

Başlarda her şey iyi gidiyor. Şirket para da kazanıyor. Daha sonra kaynaklar azalmaya başlıyor. Eh, kaynak mı dayanır. Geri dönüşü çok zayıf yatırımlara para harcıyoruz. Bireysel olarak bizler kazanıyoruz ama şirket…?

 

Borçlanıyoruz. Borcun vadesi geldiğinde yeni borç alıyoruz. Çalışanların benden daha akıllı olmasına dayanamıyorum. Soru soruyor, beni eleştiriyorlar. Soru soranları yavaş yavaş elimine ediyorum. Tam bir bağlılık hâkim. Eh, para konuşuyor. Ama hakikaten kaynaklar bitiyor.

 

Çalışanlara hiçbir şey hissettirmemeye çalışıyorum. Yakınımdakiler biliyor ama durumları iyi zaten. Sadece şirket biraz açmazda.

 

Şirketin bazı arazileri falan var, onları satıyoruz. Borçlar kapanmıyor. Bu arada yeni yatırım yapmak da zor. Artık kimse doğru dürüst borç vermiyor. Ama çalışanların bir şekilde beslenmesi gerek yoksa bağlılıkları yok olacak, birileri genel kurulda konuşacak ve sorun olacak.

 

Bu sefer bir başka çözüm buluyorum. Zam kararı verdiğimiz ürünleri adım geçmeksizin eşe dosta önceden satın aldırıp, stoklatıp, zam sonrası satarak para kazanıyorum. Çalışanları beslemeye devam. Ama iş çığırından çıkıyor.

 

Şirketin mallarından satılacak olanları çalışanlarla aramızda paylaşıyoruz, tabi çok uygun fiyattan. Daha sonra da gerçek fiyatından başkalarına satıp para kazanıyoruz. Halka açık şirket. Yatırımlar falan yapıyoruz ya, herkes iyi bir şeyler yaptığımızı zannediyor.

 

Şirketin durumu bir süre sonra içler acısı hale geliyor. Alacaklılarla pazarlıklara oturuyoruz. Her birine farklı tavizler vermek gerekiyor. İş kontrolümden çıkmaya başlıyor.  En kötüsü de sürekli yanımda olan çalışanlara artık eskisi gibi para veremiyorum. Homurdanmalar başlıyor. Beni el üzerinde tutanlar sırtlarını dönerse? Nasıl kurtulacağız?

 

Derken bir kar fırtınası başlıyor. Çok üşüyorum ve uyanıyorum. Terlemişim ve üzerim açılınca da terim soğumuş.

 

Kendimden nefret ettim. Böyle bir şeyin bilinç altımda olması bile kendime çok kızmama neden oldu. Benim aklımdan emanete böylesi aşağılık bir hıyanet nasıl geçebilirdi?

 

Saate, takvime baktım. Ayın 13’ü. Daha babamın emekli maaşını almasına ve bazı borçları ödeyebilmeye 12 gün var.

 

Derin bir nefes aldım, iş arayarak geçireceğim bir gün daha başlıyordu. Henüz nefes alabiliyor olduğum için şükrettim.

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI